<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702</id><updated>2012-02-16T17:02:17.966-08:00</updated><category term='tarih ilkler'/><category term='cografya'/><category term='sanat ilkler'/><category term='dini ilkler'/><category term='PEYGAMBERLER  TARİHİ'/><category term='İlk 4 ayda bebeğin gelişimi'/><category term='istatsitik ilkler'/><category term='genel ilkler'/><category term='CNC Takım Tezgahları'/><category term='OKUL BAŞARISI ’ndan HAYAT BAŞARISI’na'/><category term='genel'/><category term='sağlık'/><category term='Hafıza Teknikleri'/><category term='CNC PROĞRAMLAMADA “G” KODLARI'/><category term='spor ilkler'/><category term='hazır cevap hikayeler'/><category term='KENDİME ENGEL OLAMIYORUM'/><category term='Lekelerin Temizligi'/><category term='dini hikayeler'/><category term='edebiyat ilkler'/><category term='POZİTİF STRES YÖNETİMİ'/><category term='genel kültür ilkler'/><category term='önemli yazılar'/><category term='ON GÜNDE KUSURSUZ BELLEK'/><title type='text'>Kişisel Gelişimin TEK Adresi</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>63</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-389915174250604865</id><published>2011-05-14T03:19:00.000-07:00</published><updated>2011-05-14T03:19:29.226-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='POZİTİF STRES YÖNETİMİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>Aydınlanma nedir?</title><content type='html'>Herkesin ağzında bir aydınlanmadır gidiyor. Nedir bu aydınlanma denilen? Aydınlanan insanlar ışıl ışıl mı gezer? Kim bunlar, yaşamları nasıl, aramızda yaşıyorlar mı? Yoksa artık yaşamdan elini eteğini çekip görünmez bir şekilde mi yaşıyorlar? Ve daha onlarca soru var kafalarda.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben, aydınlanmanın veya İngilizce adıyla Enlightenment’ın en sevdiğim tanımını söylüyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Aydınlanma, artık aydınlanmanın öneminin olmadığı durumdur.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydınlanma aramakla bulunan bir şey değildir. İlahi olanla aranızdaki iletişimin önüne, egonun koyduğu engellerden kurtularak varılan bir durumdur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamın, pişip yanmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aydınlanma gerçekleştikçe zihniniz sakinleşir, sessizleşir ve duygusal yüklerinizden kurtulursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lao Tsu’nun çok sevdiğim sözü:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Öğrenmenin yolunda her gün yeni bir şey eklenir hayatınıza. Tao’nun yolunda ise sizden her gün bir şey eksilir.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugüne kadar hayatın üstümüze eklediklerinden ve egomuzun bize yüklediği tutsaklık zincirlerinden kurtulmaktır aydınlanmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslında insanın en doğal durumudur. Doğduğumuzda dünyaya geldiğimiz haldir. Ardından unuturuz bu halimizi . Tekrar bu hale dönmek için üstümüze giydiklerimizi soyunup eski halimize döneriz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün bir üniversite hocası, aydınlanmış bir üstadla sohbete başlar. Aydınlanmanın ne olduğunu öğrenmek istiyordur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüşmeleri sürerken üstad bir kaba çay dökmeye başlar. Fincan dolduğu halde, üstad çayı dökmeye devam eder ve kap taşmaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Profesör sıkıntılı bir şekilde:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— Fincanın dolduğunu görmüyor musunuz? Bence çayı dökmeyi durdurmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üstad sakin sakin cevaplar:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;— Bu fincan gibi sen de kendi fikirlerin ve yargılarınla dolusun. Sen kendini boşaltmadan önce ben sana nasıl aydınlanmayı anlatabilirim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Deeksha için aldığım eğitimde öğrendiğim Bhagavan’ın sözü “Learning is unlearning- (Öğrenmek, bildiklerini unutmaktır)” benim için anlaşılmaz gelmişti. Ardından ne demek istediğini zaman içinde anladım. Gerçekten yaşam içinde oluşturduğumuz fikir, yargı ve kalıpları bir kenara atıp unutmadan, yeni bir bakış açısına geçmek mümkün değil. İnsanın en zorlandığı basamak da bu zaten. Senelerdir doğru bildiği, özene bezene biriktirdiği düşüncelerden sıyrılıp çocuk gibi düşünmeye başlamak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani hayata yargısız bakabilmek. Yani, olanı olduğu gibi deneyimlemek. Yani yaşamın her anını, içinde coşkuyla karşılamak. Bu düzeye ulaşabilmek için bir çok aşamadan geçmek lazım:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ Neler düşündüğümüzü gözlemeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ Zihnimizde ne gibi düşünceler ve kalıplar var ve bunların kökenleri nereye dayanıyor bulmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ Neden bazı düşünce paternleri sürekli kendini tekrarlıyor ve neden farklı düşünemiyoruzu araştırmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ Düşünce proseslerini nasıl düzelteceğimizi deneyimlemeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ Duygulanımlarımızı takip etmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ Duygulanımlarımızın esaretinden kurtulabilmek yani güçsüz hale getirebilmek için yöntemler geliştirmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ Eski ve şu anda işimize yaramayan inanç ve düşünce kalıplarından uzaklaşmak için farkındalığa geçmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;▪ En önemlisi kendimizin her yanını tek tek inceleyip, tüm bu yönlerimizle kendimizi kabul etmeliyiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yukarıda yazdıklarım ve daha nicesi gerekiyor bu süreci tamamlamak için. Ama hepsinin temeli de kendini çalışmaktan başlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir diğer önemli nokta da aydınlanma denildiğinde birçok kişinin kafasında mistik ve gerçek üstü deneyimler belirir. Esasında aydınlanma yaşamsal bir değişimdir. Aydınlanmış bir yaşam, ayakların daha çok yere bastığı bir yaşam tarzıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kişinin aydınlanmış bir insan olduğunu anlamak kolay değildir. Çünkü ben artık aydınlandım diye ortalıkta gezinmez, reklam yapmaz. Yüzünde hiç değişmeyen bir huzur ifadesi vardır. Ama sakın hayattan koptuğunu zannetmeyin! Aydınlanmış insan yaşamın ve hayat mücadelesinin içinden kaçmaz. Yaşamı sürekli onurlandırır ve getirdiklerini saygı sunarak karşılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalıkta ben artık aydınlandım nidalarıyla dolaşan insanlar gördüğünüzde onlardan fersah fersah kaçın. Gerçekten aydınlanmış olanın bu tip egosal oyunlara ihtiyacı yoktur. Kendini göstermek zorunda değildir, bu mertebede olan. Fakat ışığı o kadar yüksektir ki zaten pervane böcekleri gibi etrafında dönmeye başlarsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyelim ki aydınlanma sürecini geçtiniz ve Nirvana’ya ulaştınız, bundan sonra ne yapacaksınız ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cevabı çok basit:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşamın her anını onurlandırarak yaşamaya devam edeceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yapılacak en ilahi eylemin yaşamak olduğu gerçeğini unutmadan…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dr. Erkan Sarıyıldız&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-389915174250604865?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/389915174250604865/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/aydnlanma-nedir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/389915174250604865'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/389915174250604865'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/aydnlanma-nedir.html' title='Aydınlanma nedir?'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-764013291110363366</id><published>2011-05-14T03:18:00.000-07:00</published><updated>2011-05-14T03:18:02.231-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli yazılar'/><title type='text'>Sekiz Erdem | Konfucyus</title><content type='html'>Sekiz Erdem, Konfüçyüs tarafından insana bırakılan izlenmesi ve uyulması gereken kriterlerdir. Sekiz erdem “Xiao (bir evlada yakışır şekilde hem ana babaya hem de onların yaşamlarına saygılı olmak), Ti (kardeşin şartsız bir şekilde ağabeyin lafını dinlemesi), Sadakat, Sözünü Tutmak, Nezaket, Adalet, Rüşvet Yememek ve Utanma” dır. Bu sekiz erdemden yoksun veya bunları unutan bir kişi insan sayılamaz çünkü o bir insan olmak için gerekli standartları unutmuştur. Sekiz erdemin birincisi Xiao’dır. Bazı kişiler diyorlar ki, yüz merhametli eylem içinde Xiao birincidir, yüz kötü eylem içinde ise müstehcenlik birincidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Hayvandan daha kötü olmak” sözünün ne anlama geldiği konusunda konuşalım. Kuzu dizlerinin üzerine çökerek annesini emer ve karga ise yaşlı annesini besler. İşte bu “Xiao” olarak adlandırılır. Horoz şafakta öter, yabankazı her bahar kuzeye ve her sonbahar güneye uçar. İşte bu “söz tutmak” olarak adlandırılır. Yabankazı veya yeşilbaşlı ördek eşini kaybettikten sonra ölene kadar bir daha yeni eş bulmak istemez. Bu “sadakat” olarak adlandırılır. Bir geyik iyi otlarla karşılaştığında bütün grubu çağırıp onlarla paylaşır, bir karınca yemek gördüğünde bütün koloniyi bir araya getirir. Bu “adalet” olarak adlandırılır. Lütfen bu dört erdemi hatırlayın, çünkü bir hayvan bile bu erdemi sürdürebilir. Eğer bir insan bu erdemlere hiç sahip değilse, o zaman bu kişi “hayvandan daha kötü” olarak düşünülür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-764013291110363366?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/764013291110363366/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/sekiz-erdem-konfucyus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/764013291110363366'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/764013291110363366'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/sekiz-erdem-konfucyus.html' title='Sekiz Erdem | Konfucyus'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-3066662384419772190</id><published>2011-05-14T03:16:00.002-07:00</published><updated>2011-05-14T03:16:39.533-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>YERLEŞMİŞ DUYGUYU DEĞİŞTİRMEK</title><content type='html'>Duygunuzu değiştirebilmek için öncelikle uzun süre bastırmış olduğunuz öfke, kin, nefret, kapana kısılmışlık, çaresizlik gibi duyguları bulmak, onları trans altında ya da sadece yazarak dile getirerek çıkartmak gerekir. Çoğu zaman olumsuzdan olumlu duyguya geçmek, bu temizlik işlemi ile başlar. Bunun da bir süreç olduğunu hatırlatmak isterim. 1 veya 2 trans eşliğinde, evde kendi kendinize uygulayacağınız yazı tekniği ile birlikte  uzun süre devam etmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süreç bittikten sonra, inanç kalıplarınız ile çalışmaya başlamanız gerekir. Her bir inanç kalıbı değiştirildiğinde, yeni duygu 21 gün süre ile vücuda tanıtılmalıdır. Eğer fiziksel bir değişim bekliyorsak, 3 ay boyunca olumlu duygu ile kalabiliyor olmalıyız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olumsuz kalıplar kırılırken eğer çok köklü, değersizlik, kaybetme, yalnızlık, güvensizlik, ölüm korkularımız varsa, bunlar regresyon seansı ile temizlenmeli, ve daha sonra olumlu duyguların pekiştirilmesi yapılmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak bu süreçten geçtikten sonra, çekim yasasını uygulamaya hazır hale geleceksiniz. Aslında çekim yasası hep var ve biz eğer müdahale etmezsek, bilinçaltımızda zaten duran kalıplar ve duyguları hayatımıza otomatik olarak çeker. Bu bize,neden bazı insanların para konusunda, bazılarının sağlık, kiminin çocuk , kimininse sevgili ve ikili ilişkiler konusunda sıkıntı çektiğini açıklar. Zaten hayatımızda iyi olan şeyler, olumsuz kalıp taşımadığımız alanlardadır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki, duygularımı olumlu hale getirdikten sonra, yani korkularımı temizledikten sonra ne yapmalıyım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arzunuz her ne ise, öncelikle onu elde ettiğinizde neler hissedeceğinizi hayal edin ve bu duyguyu bedeninize iyice yayın. Artık o arzunuz zaten olmuş gibi hissetmeye devam edin. Yalnız, çekim yasası uygulamak isteyenler için 3 altın kuralı hatırlatmak isterim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Arzu ettiğiniz şey her ne ise, HERŞEYİN VE HERKESİN en yüksek hayrı ile, herkesi mutlu edecek bir çözüm ile hayatınıza gelmesini dilemelisiniz. Bunu ta yüreğinizin derinliklerinden istemelisiniz. Eğer gizli kıskançlık, kıyaslama, karşılaştırma, eziklik, öfke, kin, intikam gibi duygular ile bir şeyler dilerseniz, bu başka birinin aleyhine olacaktır. O başka biri bunu hak etse bile, ondan intikam almayı çok arzularsanız ne yazık ki evrenin sizin için çalışmasını yavaşlatmış olursunuz. Eğer sürekli hayal  kurduğunuz ve olumlu düşünmeye çalıştığınız halde hala başarılı olmamışsanız, ?Acaba herkesin en yüksek hayrına olanı istememiş olabilir miyim? Acaba evrene çok müdahale etmiş olabilir miyim? Çok fazla detay vermiş olabilir miyim?? diye düşünmeli ve bunu düzeltmelisiniz.&lt;br /&gt;    Çekim yasası bir kez çalışmaya başladığında, evrenin 3. boyut holografik yaşamda, (yani bildiğimiz fiziksel hayatta) zaman kavramı olduğu için belli bir süreye ihtiyaç duyar. Olayları birbiri ardına dizecek, o olaylarla ilgili olan kişilerin de en yüksek hayrını gözetecektir. Bu çok boyutlu, çok ilmekli bir örgü gibidir. Bu örgü süresince sabırla beklemelisiniz. Beklemek, aynı zamanda başkalarının da hakkına, süreç boyunca evrene ve Yüce Yaratan?a saygı duyduğunuzu gösterir.&lt;br /&gt;    Sizin zihninizden daha yüksek bir zekanın evrende var olduğunu, yani Yüce Yaratan?ın daha yüksek bir boyuttan sizin için her şeyi görüp, tam da sizin gönlünüzdeki şekilde bunu sizden daha iyi çözebileceğini unutmayın. İnsanlar kendi zihinlerine güvenirler. Ama ne yazık ki, bizim zihinlerimiz KORKU üretir. LİMİTLİ VE KISITLI olduğumuzu düşünür. Problemleri sevgi ile değil, SAVAŞARAK çözme eğilimindedir. Zihnimize elbette ki güveneceğiz. Ama nasıl çözeceğimizi bilmediğimiz, korktuğumuz, ya da savaşmak ya da başka birinin hakkını çalmak ihtiyacı duyduğumuz bir yerde, muhakkak kendi ZEKAMIZIN KONTROLÜ BIRAKMASINI sağlamalı ve sırtımızı Yüce Yaratan?a yaslamalıyız. Kontrolcü kişiler, mutsuz olmaya eninde sonunda mahkumdurlar. Çünkü yukarıda tarif ettiğim gibi, duyguları ve kalpleri ile bağlarını kopartmış olurlar. Ve en önemlisi, çekim yasasının onlar için çözüm üretmesini engellemiş olurlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hepinize hayatta seçimlerinizi yaparken korku yerine SEVGİ yi kullanabilecek kadar ÖZGÜRLÜK diliyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevgilerimle,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seda Diker&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-3066662384419772190?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/3066662384419772190/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/yerlesmis-duyguyu-degistirmek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3066662384419772190'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3066662384419772190'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/yerlesmis-duyguyu-degistirmek.html' title='YERLEŞMİŞ DUYGUYU DEĞİŞTİRMEK'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-5424289354212232444</id><published>2011-05-14T03:16:00.000-07:00</published><updated>2011-05-14T03:16:00.011-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli yazılar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>SUYUN ENERJİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Bedenimizin %75 su olduğuna göre bu maddenin&amp;nbsp;görevini ne  kadar rahat&amp;nbsp;yapabildiğini anlıyoruz. Suyun hafızası olduğunu ve  kelimelerin suyu somut bir biçimde etkileyebildiğini biliyormuydunuz?&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;Unutmayın bedenin&amp;nbsp; %75 sudur, düşüncelerimiz ve  konuştuklarımız bedenimizdeki suya kaydedilir ve o kalitede yaşarız.  Şeklimizi, sağlığımızı ve hayatımızı biz oluştururuz. Yaşam&amp;nbsp;muhteşem  bir&amp;nbsp;enerjisel&amp;nbsp;danstır, frekansların uyumu, birleşmesi, çatışması, aşagı  yukarı, saga sola, zıt yönlere&amp;nbsp;dalgalanmasının dansı.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;İÇİNDE SU OLAN ŞİŞENİN ÜSTÜNE YAZILMIŞ&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;VEYA SÖZEL SÖYLENMİŞ&amp;nbsp;OLAN  SÖZCÜKLER, DÜŞÜNCELER, SUYA ÇALINMIŞ OLAN MÜZİK&amp;nbsp;VEYA OYNATILMIŞ FİLM  İLE&amp;nbsp; SUYUN YAPISAL ÖZELLİĞİ DEĞİŞİR&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" height="167" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_masaru150.jpg" width="150" /&gt;&lt;br /&gt;Masaru Emoto&lt;br /&gt;Yaratıcı Japon bilim adamı Masaru Emoto’nun bilimsel çalışmaları  fotoğrafları ile yayınlanmış olan “The Message from Water”&amp;nbsp; isimli  kitabında bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Bay Emotonun çalışmasında somut kanıtlarla insanın  titreşimsel enerjisinin, düşüncesinin, kelime, fikir ve müziğin, hatta  son yaptığı çalışmalarda suya oyantılan filmlerin dahi suyun moleküler  yapısını etkilediğini ispat etmiştir. Su bu gezegendeki yaşamın  kaynağıdır. Beden bir sünger gibidir ve hücre denilen trilyonlarca sıvı  dolu odacıklardan oluşur. Yaşamımızın kalitesi sıvımızın kalitesi ile  direk bağlantı halindedir. Su son derece uyumlu bir maddedir. Fiziksel  şekli kolayca bulunduğu ortama adapte olur. Yalnız değişen sadece  fiziksel şekli değildir, moleküler şeklide değişir. Çevresel enerji veya  titreşimler suyun moleküler şeklini değiştirir. Bu anlamda su sadece  görsel anlamda çevresel durumu yansıtmaz aynı zamanda moleküler anlamda  da yansıtır.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bay Emoto görsel anlamda bu moleküler değişimi  belgelemekte. Su damlacıklarını dondurup fotoğraf çekme kapasitesi olan  karanlık alan mikroskobu altında inceliyor. Yapılan çalışmalar çevresel  etkilerin&amp;nbsp; suda yarattığı&amp;nbsp; moleküler değişimi açıkça ortaya koymakta.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Bay Emoto dünyanın değişik kaynaklarından alınan ve  değişik durumlarda olan suların kristalize şekillerinde birçok  büyüleyici&amp;nbsp; farklılıklar keşfetti. Akarsulardan ve kaynaklardan alınan  su çok güzel geometrik şekilleri olan kristal desenler gösterirken,  sanayi ve yerleşimin yoğun olduğu&amp;nbsp; kirli ve toksik suyun ve su  borularındaki ve depolarda bekletilen durgun bozuk sular kesin olarak&amp;nbsp;  şekilsel bozukluk ve rastgele oluşmuş kristal şekiller oluşturuyor&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" id="AutoNumber2" style="width: 846px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt; &lt;td width="268"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_fujiwara_before.jpg" width="184" /&gt;&lt;/td&gt; &lt;td width="10"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt; &lt;td width="254"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_fujiwara_prayer.jpg" width="218" /&gt;&lt;/td&gt; &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt; &lt;/table&gt;Fujiwara barajından &amp;nbsp; alınan su &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;  &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;Fujiwara  barajından alınan suyun dua dan sonraki hali&lt;br /&gt;&lt;table border="0" cellpadding="0" cellspacing="0" id="AutoNumber2" style="width: 846px;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt; &lt;td width="8"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt; &lt;td width="268"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/c_thank_you.jpg" width="235" /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;teşekkür ederim&lt;/td&gt; &lt;td width="10"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt; &lt;td width="187"&gt;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_love.jpg" width="173" /&gt;&amp;nbsp;aşk ve takdir&lt;/td&gt; &lt;td width="373"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/td&gt; &lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt; &lt;/table&gt;&lt;img alt="" border="0" height="207" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/beethoven_pastoral.jpg" width="208" /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_kawachi_folk_dance.jpg" width="173" /&gt;&lt;br /&gt;Beethovenin Pastorali&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; Kawachi yerel dans müziği&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_heavy_metal.jpg" width="196" /&gt;&lt;br /&gt;Heavy Metal müzik&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" height="177" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_hitler.jpg" width="209" /&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_mother_teresa.jpg" width="235" /&gt;&lt;br /&gt;Adolf Hitler&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;Rahibe Teresa&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" height="180" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/a_make_me_sick.jpg" width="226" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #993300;"&gt;Beni hasta ediyorsun seni&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #993300;"&gt;öldüreceğim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/Carapicuiba-1.jpg" /&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;img alt="" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/Carapicuiba-3.jpg" /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 11px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;Duadan önceki kirli gölün suyu — &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; 500 cc pet şişeye koyulup bir grup tarafından&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size: 11px; line-height: normal;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif;"&gt;&amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp; &amp;nbsp;&lt;strong&gt;dua edildikten sonra gölden alınan suyun hali&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;Bu fotoğraflar suyun inanılmaz  yansıtmalarını gösteriyor, canlı ve her duygu ve düşüncemize tepki veren  bir madde. Suyun, çevresindeki titreşim ve enerjiyi kolayca kopyaladığı  açıkça ortada. Su, bir şey söylendiğinde, aktarıldığı&amp;nbsp;anda, anında&amp;nbsp;  etkilenmekte.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;****************************************************************************************************************************&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;İki ilk okul talebesi, okul için bir deney yapmışlar. İki  farklı şişeye pişmiş pirinç koyup&amp;nbsp;&amp;nbsp;şişenin birine “Teşekkür ederim”  &amp;nbsp;diğerine ise “Seni Aptal” diye tekrarlamışlar. 1 ayın sonunda teşkkür  ederim denilen pirincin renginin sarı ve kokusunun helmelenmiş pirinç  gibi olduğunu ve Seni Aptal denilen pirincin ise simsiyah ve kötü kokulu  olduğunu pirincin bile kelimelerden etkilendiğini görmüşler. Bu deney  yayılmış ve bir çok insan aynı deneyi tekrarladığında aynı neticenin  elde edildiğini görmüşler. Sizde deneyebilirsiniz, farklı kelime veya  cümlelerle ne tür netice elde ettiğinizi görebilir söz ve düşüncenin  etkisini bizzat gözlemleyerek yaşayabilirsiniz.&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;img alt="" border="0" height="144" src="http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/AE/c_p89cr.jpg" width="248" /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-5424289354212232444?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/5424289354212232444/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/suyun-enerjisi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/5424289354212232444'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/5424289354212232444'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/suyun-enerjisi.html' title='SUYUN ENERJİSİ'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-422936576384389454</id><published>2011-05-14T03:14:00.000-07:00</published><updated>2011-05-14T03:14:59.595-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hafıza Teknikleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>Düşünce kontrolü</title><content type='html'>Dünya herzman güzel şeyler sunmaz elbette..Size ve bize iyi ve kötüler sunuluyor.Hangisini görmek istersek onu görüyoruz.Psikoloğlara başvuran çoğu insanının aslında hayatlarında ciddi sorunları yoktur.Sorun olarak gördükleri konularda sorun bile yoktur.Onlar sorun olarak gördükleri için sorun haline gelmiştir.Bu bakış açısıdır onları mutsuz eden.Duygularımızı kontrol edemeyiz ancak onaları oluşturan düşünceleri kontrol edebilirz.Bizde oluşan duyguyu karşımızdaki kişi oluşturamaz biz izin vermediğimiz sürece.Herkes sadece ve sadece kendi düşüncesini kontrol edebilir.Kişi kendi duygusunu kendi oluşturur.Birgün aşırı tepki verdiğiniz bir davranışa başka zaman tepkisiz kalabiliyorsunuz çünkü değerlendirme kriteriniz değişmiştir.Aynı olaya farklı gözle bakıp farklı algıyorsunuz.&lt;br /&gt;Olayları değerlendirirken büyük resmi görebilen kişiler için değerlendirme yaparken objektif olup olumlu bakabilmek daha kolaylaşır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yalnızca  kendi penceresinden bakmayıp,başkalarının açısından görebilmeye EMPATİ diyoruz.Örneğin çevrenizde ukalalık yapan,size üstünlük saglayan,sizi yada başkalarını aşağılayan  birileri mutlaka vardır.Bu kişiye sinirlenmek yerine aslında onun yoğun aşağılık kompleksi ile böyle davrandığını bilmek,aslında zorda olanın o olduğunu görmek onu algılıyış şeklinizi kökten değiştirir.Şartlar aynı kaldığı halde güçsüz olan taraftan güçlü olan tarafa geçebilir ve mutluluğu yakalaybilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neye üzülüp neye sevineceğinizi seçecek olan sizsiniz.Kime değer verip kimi umursamıyacağınıza siz karar veriyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çevremizdeki herkesi degiştirmemiz mümkün degildir.Bu yalnızca enerji ve zman kaybıdır.İnsanları değiştirmek için harcadığınız enerjiyi kendinize yöneltmeniz mucize yaratır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-422936576384389454?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/422936576384389454/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/dusunce-kontrolu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/422936576384389454'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/422936576384389454'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/05/dusunce-kontrolu.html' title='Düşünce kontrolü'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6438825059226369681</id><published>2011-03-06T05:26:00.000-08:00</published><updated>2011-03-06T05:26:43.791-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hafıza Teknikleri'/><title type='text'>Hafıza Güçlendirme Teknikleri</title><content type='html'>Hafızanızı basit alıştırmalarla güçlendirebilirsiniz. Kolaylıkla her yerde çok zaman harcamadan yapabileceğiniz bu 10 alıştırmayla güçlü bir hafızaya sahip olabilirsiniz.Uzmanlar düzenli uygulandığında çok başarılı sonuçlar elde edildiğini belirtiyor. Ters el alıştırması: Sağ elinizi kullanıyorsanız, biraz da sol elinizi çalıştırmaya başlayın. Saçlarınızı sol elinizle tarayın veya çayınızı kaşıkla alışık olduğunuz yönün tersine karıştırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kalemi ters elinizle tutun. Biraz üreticiliğinizi kullanın ve daha neleri tersten yapabileceğinizi bulun. Tabii bulduklarınızı da hemen deneyin. Sonuç olarak, rutin alışkanlıklarınızı kırar ve beyninizin kullanmadığınız diğer yarısını da harekete geçirmiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çocuk oyunu alıştırması: İşe veya alışverişe giderken, tıpkı bir çocuk gibi merak içinde bütün duyularınızı harekete geçirin. Bakın, dokunun, dinleyin, koklayın. Çiçek açan ağacın kokusunu keşfetmeye çalışın. Fırında satılan taze ekmeklerin kokularını algılamaya çalışın. Yürüdüğünüz zeminin özelliklerini hissedin. Caddede duyduğunuz sesleri ayrıştırın. Yanınızdan geçen insanların tek tek konuşmalarını dinleyin. Evinizde gözlerinizi kapatarak bir yerlere ulaşmaya çalışın. Kısacası, duyularınızı alışık olmadığınız tarzda kullanın. Bu şekilde çok ender yaptığınız bağlantıları canlandırır, beyninizin kapasitesini arttırırsınız. Eğer bu yaptıklarınızdan zevk alır ve insan veya olayları detaylı algılamayı sürdürürseniz, hafızanız her zaman canlı kalmaya devam eder. Duyu organlarınızın ne kadar fazlasını kullanırsanız, unutmak istemedikleriniz o kadar sağlam kalır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harf alıştırması: Elinize bir gazete ve bir fosforlu kalem alın. Sırasıyla paragrafları okuyun ve çift yazılmış harflerin üzerini çizin. Örneğin, çift t ve m'lerin üzerini işaretleyin. Bir sonraki aşamada, kelime içinde birden fazla geçen harflerin üzerini çizin. Alıştırmayı yaparken, kelimelerin üzerinde fazla düşünmeyin ve hemen işaretleyin. Böylelikle konsantrasyon gücünüzün ne kadar uyarıldığını hemen hissedeceksiniz. Başarılı olma isteğiniz ve aldığınız zevk zihnin canlanmasını arttırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Polisiye alıştırması: ''Dün akşam şu saatte ne yaptım, neredeydim, iki saat önce ne yaptım?'' gibi, genellikle polisiye romanlarında veya filmlerinde sorulan soruları kendinize yöneltin. Ve tabii cevaplamayı da unutmayın. Bu alıştırma sonucunda yaptıklarınıza karşı dikkatinizi geliştirebilirsiniz. Ayrıca kısa hafızanızı da harekete geçirmiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yürüyüş alıştırması: Asker yürüyüşü gibi olduğunuz yerde hareket edin. Sol bacağınızı her kaldırdığınızda, önce sağ elinizle, sonra sol elinizle dizinize dokunun. Bu esnada o kadar esnek hareket edin ki, bacağınızı indirirken, kolunuz başınızın üzerine gelecek kadar yükselmeli. Bu hareketleri birkaç kez tekrarlayın. Bunu yaparken sadece kan dolaşımınız hızlanmaz, aynı zamanda koordinasyon yeteneğiniz de artar. Böyle çaprazlama hareketlerle beyninizin her iki tarafını kullanmış olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ressam alıştırması: Burnunuzun ucunda bir fırça olduğunu hayal edin. Bununla havaya en sevdiğiniz renkte yatay bir sekiz çizin. Bu hareketi gevşek ve dengeli yapın. Kendinizi Leonardo da Vinci veya sevdiğiniz bir başka ressamın yerine koyun. Bu çizim hareketleri, yorgun zihninizi hemen canlandırır. Aynı zamanda beyni bloke eden stresi etkili biçimde yok eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ajan alıştırması: Bu alıştırmayı daha çok sokakta yapacaksınız. Çevrenizde bulunan arabaların plakalarına bakın ve plakadaki harflerden kelimeler, hatta cümleler türetmeye çalışın. Böylece, sadece sıkışık trafiğin eğlenerek çabuk geçmesini sağlamaz, aynı zamanda kelime hazinenizi geliştirir ve beyninizi canlandırırsınız. Bu alıştırma, acil plaka ezberlemeniz gerektiği durumlarda çok işinize yarayabilir.&lt;br /&gt;&lt;script type="text/javascript"&gt;&lt;!--google_ad_client = "pub-3894654569311846";/* 468x60, oluşturulma 03.10.2009 */google_ad_slot = "3894268319";google_ad_width = 468;google_ad_height = 60;//--&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;&lt;script src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js" type="text/javascript"&gt;&lt;/script&gt;&lt;br /&gt;Resim alıştırması: Bu alıştırmayla alışveriş listelerini çok kolay ezberleyebilir, hafızanızı güçlendirebilirsiniz. Bunun için kalem kağıt alın ve kağıdın üzerine bir tane mum, bir kuğu, üç kollu bir kaktüs, üç yapraklı bir yonca, beş parmaklı bir el, hortumunu yukarı kaldırmış bir fil, sola dalgalanan bir bayrak, saatli bir yumurta, sapının üzerinde duran bir pipo, davul yanında duran bir adam, iki deniz feneri ve bir saat çizin. Her resim bir sayıyı sembolize ediyor. Ardından sembolleri sayılara göre ezberleyin. Örneğin, mum biri, kuğu ikiyi, kaktüs üçü ifade ediyor. Bu sıralamaya hakim olduğunuzda, sembollere aklınızda tutmanız gereken bir listeyi koyabilirsiniz. Eğer bu bir alışveriş listesiyse, mumun süt şişesinin üzerinde durduğunu, kuğunun boynunda portakal filesinin asılı olduğunu hayal edebilirsiniz. Bu alıştırmayla, zihninizde listeler oluşturmayı daha kolay başarırsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otobiyografi alıştırması: Düşünün ki hayat hikayenizi tekrar yazmanız gerekiyor. Burada, işe gittiğiniz ilkokuldan başlayabilirsiniz. Bunun için en yakın arkadaşınızın kim, tipinin nasıl olduğunu hatırlamanız gerekiyor. Tabii sınıfınızın düzenini, görüntüsünü de. Ayrıca sınıfınızın penceresinden neler göründüğünüzü de hayalinizde canlandırmaya çalışın. Bu alıştırmayla, kişilerle ilgili hafızanızı harekete geçirirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hipnoz alıştırması: Özellikle stresli anlarınızda veya kaygıya kapıldığınızda olumlu kelimelerden destek almaya bakın. Bunlarla olumsuz düşüncelerinizi yok eder, hedeflerinize daha kolay ulaşmanızı sağlarsınız. Eğer önemli bir görüşmeden önce, hafızanızın sizi yarı yolda bırakacağından korkuyorsanız, her gün gözlerinizi kapatarak kendi kendinize tekrarlayacağınız bir cümle belirleyin. Örneğin, Benim için gerekli olan her şeyi biliyorum ve çok sakinim cümlesini tekrarlayabilirsiniz. Bu alıştdz. Ayrıca kısa hafızanızırmada önemli olan, bunu her gün uygulamanız&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-6438825059226369681?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/6438825059226369681/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/03/hafza-guclendirme-teknikleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6438825059226369681'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6438825059226369681'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/03/hafza-guclendirme-teknikleri.html' title='Hafıza Güçlendirme Teknikleri'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6542355391159032134</id><published>2011-01-28T04:46:00.000-08:00</published><updated>2011-01-28T04:46:31.024-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli yazılar'/><title type='text'>Dünya ile Rekabet Edecek Zehir Gibi Bir Bilgisayar Şirketi Kurmak</title><content type='html'>Nasıl “Startup” Kurulur * Mart 2005&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu yazı Harvard Bilgisayar Topluluğu’nda yapılan bir konuşmadan derlendi. Tam olmasını amaçlamadım; daha önce Hacker’lar ve Ressamlar ( Hackers and Painters) içindeki “Nasıl Servet Edinilir”de yazmış olduğum bazı konuları atladım.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarılı bir startup** yaratmak için üç şeye ihtiyacınız var: yetkin insanlarla yola çıkmak, müşterilerin gerçekten istediği bir şey üretmek ve olabildiğince az para harcamak. Başarısızlığa uğrayan startup’ların çoğu bunlardan birinde başarısız oldukları için bu duruma düşüyorlar. Her üçünü de yapan bir startup muhtemelen başarılı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşününce bu da heyecan verici bir şey çünkü her üçü de yapılabilecek şeyler. Zor ama yapılabilecek şeyler ve başarılı bir startup genelde kurucularını zengin ettiği icin bu da demek oluyor ki zengin olmak da yapılabilir bir şey. Zor ama imkansız değil.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Startup”lar hakkında vermek istediğim tek mesaj bu. Ortada çözülmesi deha gerektiren sihirli zor bir aşama yok.&lt;br /&gt;Fikir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle vurgulamalıyım ki startup kurmak için çok parlak bir fikre ihtiyacınız yok. Bir startup’ın para kazanması insanlara ellerinde olandan daha iyi bir teknoloji sunmasıyla olur. Ve şu anda insanların ellerinde olan genelde o kadar kötü ki daha iyisini yapabilmek için üstün zekalı olmaya gerek yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mesela Google’ın amacı sadece berbat olmayan bir arama sitesi yapmaktı. Üç yeni fikirleri vardı: Web’in daha büyük bir bölümünü indekslemek, arama sonuçlarını linkleri kullanarak derecelendirmek ve rahatsız edici olmayan metin tabanlı reklamlarla temiz ve yalın Web sayfaları sunmak. Her şeyden evvel, kullanışlı bir site yapmakta kararlıydılar. Google’da mutlaka şahane teknik numaralar da var ancak genel olarak amaçları basitti. Ve şu anda büyük ihtimalle gözleri daha yükseklerde olsa da, sadece bu bile onlara yılda bir milyar dolar kazandırıyor. [1]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google öncesi aramanın durumu kadar geri olan birçok başka alan var. Aklıma startup’lar için fikir geliştirmeye yönelik birkaç buluşsal yöntem geliyor, ama çoğu şuna indirgenebilir: insanların yapmaya çalıştığı bir şeye bakın ve bunun berbat olmayan bir şekilde nasıl yapılabileceğini bulun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin şu anda çöpçatan sitelerinin hali Google öncesi aramanın durumundan cok daha beter. Hepsi aynı basit modeli kullanıyorlar. Probleme gerçek hayatta flörtlerin nasıl gerçekleştiğine bakmak yerine veritabanı eşleştirmelerinin nasıl yapılacağını düşünerek yaklaşmış gibiler. Bir üniversite öğrencisi bile ders projesi olarak ortaya bundan daha iyi bir şey çıkarabilir. Ve üstelik işin içinde de çok para söz konusu. Internet çöpçatanlığı şu anda değerli bir iş ve doğru dürüst çalışırsa değeri şimdikinin yüz katı olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat bir startup fikri bulmak işin sadece başlangıcı. Birçok startup kurucusu adayı bütün sürecin anahtarının başlangıç fikri olduğunu ve bu noktadan sonra yapılması gereken tek şeyin uygulamak olduğunu zannediyorlar. Risk sermayecisi şirketler (RS) ise daha akıllı. Eğer RS şirketlerine onlara gizlilik anlaşması imzalamaları karşılığında anlatacağınız parlak bir fikirle giderseniz, çoğu size kapıyı gösterecektir. Bu tek başına bir fikrin değerinin ne olduğunu gösteriyor. Piyasa fiyatı bir gizlilik anlaşması imzalamanın zahmetinden bile düşük.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başlangıç fikrinin değerinin ne kadar düşük olduğunu gösteren diğer bir işaret de planlarını yarı yolda değiştiren startup’ların sayısı. Yapılabilecek onca şey dururken, Microsoft’un başlangıç planı programlama dilleri satarak para kazanmaktı. Şu anki çalışma modelleri ise beş sene sonra IBM fikri pişirip önlerine getirene kadar akıllarına gelmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Startup fikirlerinin elbette bir değeri var ama sorun şu ki devredilemiyorlar. Başka birisine uygulasın diye verebileceğiniz şeyler değiller. Esas değerleri başlangıç noktaları olmalarinda: onları akıl eden kimselerin üzerlerinde düşünmeye devam etmeleri gereken sorular olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önemli olan fikirler değil, bunları düşünen insanlar. Yetkin insanlar kötü fikirleri düzeltebilirler ama iyi fikirler yetkin olmayan kimseleri kurtaramaz.&lt;br /&gt;İnsanlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yetkin insandan kastım ne? Bizim startup’ımızı kurarken öğrendiğim en önemli püf noktalarından biri işe alımlarda karar vermek için bir kuraldı. Bu insanı bir “canavar” (ÇN: ‘animal’ karşılığı olarak, işine çok tutku ile bağlı insan) olarak tanımlayabiliyor muyduk? Bunu başka bir dile çevirmek zor olabilir, ama sanırım ABD’de herkes anlamını biliyor. Bu işini biraz fazla ciddiye alan, yaptığını profesyonel tanımını aşıp saplantılıya kaçacak kadar iyi yapan insan demek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam olarak ne demek olduğu mesleğe bağlı: hayır cevabını kabul etmeyen bir satıcı, bir kodu içinde hatayla bırakıp yatmaktansa sabahın dördüne kadar oturacak bir hacker, tanımadığı New York Times muhabirlerini cep telefonlarından arayacak bir halkla ilişkiler uzmanı, bir şeyin yeri iki milimetre yanlış olsa fiziksel rahatsızlık duyacak bir grafik tasarımcısı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizimle çalışan hemen herkes yaptığı işte bir canavardı. Satışlardan sorumlu kadın o kadar azimliydi ki, onunla telefonda konuşan potansiyel müşterilere acırdım. Oltanın ucunda çırpındıklarını hissedebilirdiniz ama kaydolana kadar kurtulamayacaklarını da bilirdiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanıdığınız kimseleri düşünürseniz, canavarlık testini uygulamanın kolay olduğunu görürsünüz. O kişiyi gözünüzde canlandırıp “falanca bir canavardır” diye düşünün. Eğer gülerseniz, değil demektir. Bu büyük şirketlerde gereksinim duyulmayan, hatta arzu edilmeyen bir özellik olabilir, ama bir startup’ta gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Programcılar için ilaveten üç testimiz daha vardı. Bu insan gerçekten zeki miydi? Eğer öyleyse, iş bitirici miydi? Ve son olarak, bazı iyi hacker’lar çekilmez insanlar olduklarından, bu kişiyle aynı ortamda olmaya tahammül edebilir miydik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu son test şaşılacak kadar az insanı eler. Eğer bir insan gerçekten zekiyse her türlü sosyal beceriksizliğine katlanabilirdik. Tahammülümüzü aşan şey fazla havalara giren kimselerdi. Ama zaten böyle olanların çoğu gerçekten zeki değillerdi ve bu yüzden üçüncü testimiz çoğunlukla birincinin başka bir ifadesiydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dörtgözlerin çekilmez olanları genelde akıllı görünmek için çok uğraştıklarından böyle olurlar. Fakat ne kadar zeki olurlarsa, kendilerini o kadar az ukalalık yapmak zorunda hissederler. Yani genelde gerçekten zeki insanları “Bilmiyorum,” “Belki de siz haklısınızdır” ve “x’i pek anlamadım” gibi şeyleri söyleyebilmelerinden tanıyabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu teknik her zaman işe yaramaz çünkü insanlar çevrelerinden etkilenebilirler. MIT’in Bilgisayar Bilimi bölümünde haşin bir ukalalık geleneği var gibi görünüyor. Duyduğuma göre bunun kökeni, tıpkı klasik havayolu pilotu tavrının Chuck Yeager’dan geldiğinin söylenmesi gibi, Marvin Minsky’ye dayanıyormuş. Orada gerçekten zeki insanlar bile bu şekilde davranmaya başlıyorlar; o yüzden de bunu hesaba katmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanıdığım insanlar arasında “Bilmiyorum” demeye en yatkın olanlardan (en azından MIT’te profesör olmadan önce öyleydi) Robert Morris’in bizimle olması çok faydalı oldu. Robert’in yanında kimse havalara girmeye cesaret edemiyordu çünkü Robert kendilerinden belirgin şekilde daha zekiydi ve hiç böyle bir tavrı yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok startup gibi bizimki de bir grup arkadaşla başladı ve işe alımların çoğu şahsi temaslarla gerçekleşti. Bu startup’lar ve büyük şirketler arasındaki çok önemli bir fark. Biriyle birkaç gün için bile arkadaş olmak, şirketlerin mülakatlarda öğrenebileceğinden daha fazla bilgi verir. [2]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Startup’ların üniversite çevrelerinde kurulmaları tesadüf değil çünkü buralar zeki insanların biraraya geldikleri yerler. Teknoloji şirketlerinin MIT ve Stanford çevresinde türemelerinin nedeni insanların bu okullardaki derslerde öğrendikleri değil. Okullara kabuller aynı şekilde yapıldığı sürece isterlerse derslerde okey oynasınlar, fark etmezdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer bir startup kurarsanız, bunu lisans veya yüksek lisans eğitiminizden tanıdığınız insanlarla birlikte yapma ihtimaliniz yüksek. Yani teorik olarak okulda olabildiğince çok sayıda zeki insanla arkadaş olmaya çalışmanızda fayda var, değil mi? Aslına bakarsanız, hayır. İlerde bağlantı olur diye düşünerek boş muhabbetlere girmeyin; bu hacker’larda pek işe yaramaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Üniversitede yapmanız gereken şey kendi projeleriniz üzerinde çalışmaktır. Hacker’lar startup kurmayı düşünmüyorlarsa bile bunu yapmalılar çünkü bu programlama öğrenmenin tel gerçek yoludur. Bazı durumlarda başka öğrencilerle işbirliği yapabilirsiniz ve bu da iyi hacker’lar tanımanın en iyi yoludur. Üzerinde çalıştığınız proje bile bir startup’a dönüşebilir. Fakat tekrar söylüyorum, bu iki hedefe de doğrudan yönelmenizi tavsiye etmem. Kasmayın; sadece hoşunuza giden konularda hoşunuza giden insanlarla çalışın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İki ila dört kurucunun olması idealdir. Tek başına başlamak zor olur. Bir şirket kurmanın psikolojik ağırlığını kaldırmak tek bir insana zor gelecektir. Epeyi psikolojik ağırlık kaldırabiliyor gibi görünen Bill Gates bile bir ortakla yola çıkmıştı. Ama şirketin toplu aile fotoğrafına benzemesine neden olacak kadar çok kurucu da olmamalı. Bunun bir nedeni başlangıçta çok kişiye ihtiyacınız olmaması fakat daha da önemlisi ne kadar kurucu olursa o kadar şiddetli anlaşmazlıkların doğacak olması. Sadece iki-üç kurucu varsa, anlaşmazlıkları derhal çözmezseniz yok olacağınızı bilirsiniz. Eğer yedi veya sekiz kişi varsa ihtilaf uzayabilir ve hizipleşmeye dönüşebilir. Sadece oylama yetmez; oybirliği gereklidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Startup’ların çoğunluğunu oluşturan teknoloji startup’larından biri söz konusuysa, kurucuların arasında teknik insanlar bulunmalıdır. Internet Balonu zamanında ortalıkta iş dünyasından insanların önce kurup, daha sonra ürünlerini yapacak hacker’lar aradığı startup’lar vardı. Bu pek iyi sonuç vermez. İş dünyasından insanlar teknolojiyle ne yapılacağına karar vermekte başarısızdırlar, çünkü ne seçeneklerini, ne de hangi tür problemlerin zor, hangilerinin kolay olduğunu bilmezler. Ve hacker seçerken kimin yetkin olduğunu da ayırdedemezler. Bunu yapmada hacker’ların kendileri bile zorlanır. İş dünyasından insanlar içinse bu rulet gibidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir startup’ın kurucuları arasında işin “iş” kısmında uzman kimseler bulunmalı mıdır? Duruma bağlı. Biz bizimkini kurarken gerekli olduğunu düşünüyorduk ve bu “iş” denilen gizemli şeyi bildiği söylenen birkaç kişiye başkanlık önerdik. Fakat hepsi hayır dediler ve bunu ben kendim yapmak zorunda kaldım. Ve keşfettim ki “iş” öyle gizemli bir şey değilmiş. Fizik ya da tıp gibi kapsamlı öğrenim gerektiren bir konu değil. Sadece insanlara bir şeyler için size ödeme yaptırmaya uğraşıyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım iş olayını gözümde bu kadar büyütmemin nedeni bunu yapma fikrinden tiksinmemdi. Müşterilerin dünyevi sorunlarıyla uğraşmak değil, saf ve düşünsel yazılım dünyasında çalışmak istiyordum. Bir işi yapmaya sürüklenmek istemeyen kişiler sıklıkla bir beceriksizlik kalkanı geliştirirler. Matematikçi Paul Erdös bunu yapmakta özellikle başarılıydı. Bir greyfurtu (bırakın dükkana gidip satın almayı) ikiye bölmeyi bile beceremezmiş gibi görünerek başkalarını bu tip işleri yapmaya mecbur ederdi ve böylece bütün zamanı matematiğe kalırdı. Erdös uç bir örnek ama çoğu koca bu numarayı biraz kullanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beceriksizlik kalkanımı atmak zorunda kaldığımda iş dünyasının korktuğum gibi çok zor veya çok sıkıcı olmadığını gördüm. İş dünyasının yalnızca özel bilgisi olanlar tarafından anlaşılabilen vergi yasası ya da türev ürünlerin fiyatlanması gibi oldukça zor alanları da var, ama bir startup için bunları bilmenize gerek yok. Bir startup işletebilmek için bütün bilmeniz gereken insanların işletme okulları ve hatta üniversiteler yokken bile bildiği sağduyunun gereği olan şeyler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer Forbes 400 listesini yukardan aşağı doğru tarayıp MBA diploması olan kişilerin isminin yanına bir çarpı atarsanız, işletme okulları hakkında önemli bir şey öğrenirsiniz. 22. sıradaki Nike CEO’su (ÇN:Chief Executive Officer, Genel Müdür) Phil Knight’a gelene kadar bir tane MBA’lı bile bulamazsınız. İlk ellide sadece dört MBA’lı vardır. Forbes 400′de farkedeceğiniz şey burada teknik geçmişi olan çok kişinin olduğudur. Bill Gates, Steve Jobs, Larry Ellison, Michael Dell, Jeff Bezos, Gordon Moore. Teknoloji sektörünün yöneticileri daha çok teknolojiden geliyor, iş dünyasından değil. Yani eğer iki senenizi sarfederek iş dünyasında başarılı olmanıza yardım edecek bir şeye yatırım yapmak istiyorsanız, kanıtlara göre MBA yapacağınıza hacker’lık öğrenseniz iyi edersiniz. [3]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yine de bir startup’a iş dünyasından insanları dahil etmeyi şu nedenden dolayı düşünebilirsiniz: müşterilerin istediklerine odaklanmaya hevesli ve bunu yapabilecek kapasitede en az bir kişinin olması gereklidir. Bazıları bunu sadece iş dünyasından gelen kimselerin yapabileceğini düşünür-yani hacker’ların yazılım yapabildiklerini, ama tasarlayamadıklarını. Bu tamamen saçmalık. Programlama bilmenin hacker’ların kullanıcıları anlamasını engelleyen bir tarafı, ya da programlama bilmemenin iş dünyası kökenli kimselerin onları anlamasını sağlayan sihirli bir etkisi yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak kullanıcıları anlayamıyorsanız, ya bunu yapmasını öğrenmelisiniz ya da yapabilen bir kurucu ortak bulmalısınız. Teknoloji startup’ları için en önemli mesele ve en sık öldüren zaaf budur.&lt;br /&gt;Müşteriler Ne İster&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu konuda kafa yorması gereken sadece startup’lar değil. Bence başarısız olan işlerin çoğunluğunun hatası, müşterilerine istedikleri şeyi vermemeleri. Restoranlara bir bakın. Bunların yaklaşık dörtte biri ilk yılında olmak üzere büyük bir yüzdesi batar. Ama hatırınıza hiç yemekleri gerçekten iyi olup da kapanmış restoran geliyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yemekleri harika olan restoranlar ne olursa olsun para kazanıyor gibi görünüyorlar. Harika yemekleri olan bir restoran pahalı, kalabalık, gürültülü, bakımsız, sapa bir yerde ve hatta kötü bir servise sahip olabilir ama insanlar buraya gelmeye devam edecektir. Vasat yiyecekler sunan restoranların da bazen pazarlama üçkağıtlarıyla müşteri çekebildiği oluyor, doğru. Ancak bu yaklaşım çok riskli. Yemekleri iyi yapmak çok daha kestirme bir yol.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Teknolojide de aynı durum söz konusu. Startup’ların niye başarısız olduğuna dair bir sürü neden duyarız. Ama aklınıza hiç müthiş popüler bir ürünü olduğu halde batmış bir tane geliyor mu?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başarısız olmuş neredeyse bütün startup’larda gerçek problem, müşterilerin ürünü istememesiydi. Çoğunda ölüm nedeni olarak “fonların tükenmesi” gösterilir ama bu sadece sonucu getiren en son sebeptir. Niye başka fon bulamadılar? Çünkü büyük olasılıkla ürünleri dandikti, ya da yapılabilecek gibi görünmüyordu, ya da bunların her ikisi birden geçerliydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her startup’ın yapması gereken şeyleri düşünürken az kalsın dördüncü bir madde daha ekliyordum: ilk versiyonu bir an önce çıkarmaya bakın. Fakat sonra vazgeçtim, çünkü bu zaten müşterilerin ihtiyacı olan bir şey yapmanın içinde var. Müşterilerin istediği bir şey yapmanın tek yolu, önlerine bir prototip koyup bunu onlardan gelen tepkilere göre geliştirmek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yaklaşıma ben “Ya tutarsa” taktiği diyorum. Bir ürün için ayrıntılı planlar hazırlar, bunu yapsınlar diye işe bir mühendis ekibi alır (böyle yapanlar genelde hacker’lar için “mühendis” terimini kullanırlar), bir yıl sonra da iki milyon dolar harcayıp kimsenin istemediği bir şey ortaya çıkardığınızı farkedersiniz. Bu Internet Balonu zamanında, özellikle yazılımı çok korkutucu bir şey olarak gördüklerinden çok dikkatle plan yapılması gerektiğini düşünen iş dünyası kökenli kimseler tarafından yönetilen şirketlerde sık rastlanan bir şeydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz böyle bir yaklaşımı düşünmedik bile. Ben bir Lisp hacker’ı olarak hızla prototip üretme geleneğinden geliyorum. Bunun her programı yazmada doğru yöntem olduğunu iddia etmiyorum (en azından burada) ama bir startup için yazılım üretmenin doğru yolu kesinlikle bu. Bir startup’ta başlangıç planlarınızın bir yerinde yanlışlık olması neredeyse kesindir ve önceliğiniz bunun nerede olduğunu keşfetmek olmalıdır. Bunu yapmanın tek yolu da uygulamaya geçmektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Startup’ların çoğu gibi biz de planlarımızı yarı yolda değiştirdik. Başlangıçta müşterilerimizin Web danışmanları olmasını bekliyorduk. Fakat onlar bizden hoşlanmadı, çünkü yazılımımızı kullanmak kolaydı ve web sunucularımız da tamamen bizim kontrolümüzdeydi yani hostingi bize aitti. Bu şekilde müşterilerinin onların işine son vermesi gayet kolay olurdu. Bir de katalogla satış yapan bir çok firmadan iş alabileceğimizi düşünmüştük, zira çevrimiçi (online) satış mevcut işlerinin doğal bir uzantısı gibiydi. Ama 1996′da bunu satmak zordu. Katalogla firmalarında görüştüğümüz orta kademe yöneticiler, Web’e bir fırsat gibi değil de, onlara iş çıkaracak bir şey olarak bakıyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu katalog firmalarının biraz daha maceraperest olanlarının birkaçından iş alabildik. Bunların arasında bize sunucularda aşırı yüklenmeler konusunda değerli tecrübeler edindiren Fredick’s of Hollywood da vardı. Fakat kullanıcılarımızın çoğu Web’i bir iş kurabilmek için fırsat olarak gören küçük esnaftı. Kimisinin perakendeci dükkanları vardı ama bir çoğu sadece çevrimiçi (online) faaliyet gösteriyordu. Ve biz de yönümüzü bu kullanıcılara odaklanmak üzere değiştirdik. Web danışmanlarının ve katalog firmalarının isteyebilecekleri şeylere yoğunlaşmak yerine, yazılımı daha kolay kullanılır hale getirmeye çalıştık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan değerli bir şey öğrendim. Teknolojiyi kolay kullanılabilir hale getirmek için çok, ama çok uğraşmaya değer. Hacker’lar bilgisayarlara o kadar alışıklar ki, sıradan insanlara yazılımların ne kadar korkutucu geldiği hakkında hiçbir fikirleri yok. Stephen Hawking’in editörü ona kitabına koyacağı her denklemin satışları yarıya indireceğini söylemişti. Teknolojiyi kolay kullanılır hale getirmeye uğraşırken ise bu eğride aşağı inmek yerine yukarı çıkıyorsunuz. Kullanım kolaylığında %10′luk bir artış satışlarınızı sadece %10 yükseltmiyor. Bunun satışlarınızı ikiye katlaması daha olası.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Müşterilerin ne istediğini nasıl öğreneceksiniz? Onları izleyin. Bunu yapmak için en iyi yerlerden biri sektör fuarlarıydı. Bu fuarlar yeni müşteri edinme yolu olarak yararlı değildi ama pazar araştırması olarak değerliydi. Buralarda sadece önceden hazırlanmış sunumlar yapmıyorduk. İnsanlara nasıl sahici, işleyen satış noktaları kuracaklarını gösteriyorduk. Bu da onlar yazılımımızı kullanırken seyredebilmemiz ve onlarla neye ihtiyaçları olduğu konusunda konuşabilmemiz anlamına geliyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne çeşit bir startup başlatırsanız başlatın, alıcıların ne istediğini anlamak siz kurucular için zorlayıcı olacak. Kullanıcılarını incelemeden yapabileceğiniz tek yazılım türü, kendinizin de tipik bir kullanıcısı olduğunuz türdür. Ancak bu çeşit de genelde açık kaynaktır: işletim sistemleri, programlama dilleri, editörler ve benzerleri. Yani eğer para kazanmak için teknoloji üretecekseniz, büyük olasılıkla bunu kendiniz gibi kişiler için yapıyor olmayacaksınız. Aslında bunu startup’lar için fikir üretmekte kullanabilirsiniz: sizin gibi olmayan insanlar teknolojiden ne istiyorlar?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çoğu kimse startup deyince Apple veya Google gibi şirketleri düşünür. Büyük tüketici markaları oldukları için bunları herkes tanır. Fakat böyle olan her startup’a karşılık yirmi tane küçük müşteri gruplarına hizmet veren “niche” pazarlarda çalışan veya altyapıda sessizce varlığını sürdüren şirket vardır. Yani eğer başarılı bir startup kurarsanız, bu tipte olması muhtemeldir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir ifadeyle, eğer büyük bir tüketici markası olması gereken türde bir startup kurarsanız, başarılı olma ihtimaliniz daha düşük olur. Şansınızın en iyi olduğu yerler “niche” pazarlardır. Startup’lar insanlara daha önce ellerinde olandan daha iyi bir şey sunarak para kazandığından, en iyi fırsatlar işlerin en berbat gittiği yerlerdedir. Ve işlerin anonim şirketlerin Bilişim Teknolojileri bölümlerinden daha berbat gittiği bir yer bulmak da zordur. Şirketlerin yazılım için sarfettikleri paranın miktarına, ve karşılığında aldıkları işe yaramaz şeylere inanamazsınız. Bu dengesizlik fırsat demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer startup için fikir istiyorsanız, yapabileceğiniz en değerli işlerden biri orta büyüklükte, teknoloji sektöründe olmayan bir firma bulup, birkaç haftayı sadece bilgisayarlarla neler yaptıklarını izleyerek geçirmektir. İyi hacker’ların çoğunun bu yerlerde süregiden dehşetten, zengin Amerikalıların Brezilya’nın kenar mahallelerinde olan biteni bildiğinden fazla haberi yoktur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Küçük şirketlere yazılım hazırlayarak başlayın, çünkü onlara satış yapmak daha kolaydır. Büyük şirketlere bir şeyler satmak o kadar para eder ki, onlara kullanmakta oldukları işe yaramaz şeyleri satanlar bu satışları yapmak için çok zaman ve para harcarlar. Ve siz beyninizin sadece yarısını kullanarak Oracle’dan iyi hacker’lık yapabilseniz de bir Oracle satıcısıyla başedemezsiniz. Yani eğer daha iyi teknoloji sunarak kazanç elde etmek istiyorsanız, daha küçük alıcılara yönelin. [4]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zaten onlar da pazarın stratejik olarak daha değerli kesimidir. Teknolojide alt uç her zaman piyasanın üst tabakasına hitap eden pahalı yukarı ucu yutar. Ucuz bir ürünü güçlendirmek, güçlü bir ürünü ucuzlaştırmaktan kolaydır. Ucuz, basit seçenekler olarak ortaya çıkan ürünler genelde yavaş yavaş güçlenip, bir odada yükselen su gibi yukarı uçtaki ürünleri tavana sıkıştırırlar. Sun Microsystems bunu “mainframe”lere yaptı ve Intel de Sun’a yapıyor. Microsoft Word bunu Interleaf ve Framemaker gibi masaüstü yayıncılık yazılımlarına yaptı. Toplu pazar dijital fotoğraf makineleri de profesyoneller için üretilmiş pahalı modellere yapıyorlar. Avid uzmanlaşmış video editing sistemlerine yaptı ve şimdi Apple Avid’e yapıyor. Henry Ford kendisinden önce gelen otomobil üreticilerine yaptı. Eğer basit, ucuz seçeneği üretirseniz sadece başlangıçta kolay satış yapmakla kalmaz, aynı zamanda pazarın geri kalanını fethetmek için en iyi konumda olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birisinin sizi geriden takip etmesine izin vermek çok tehlikelidir. Eğer en ucuz, en kolay ürün sizinse alt uç sizin olur. Aksi takdirde alt ucu ellerinde tutanların namluları size dönük olur.&lt;br /&gt;Para Toplamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunların gerçekleşmesini sağlamak için paraya ihtiyacınız olacak. Bazı startup’lar-mesela Microsoft-kendi kendilerini finanse etmişlerdir, ama çoğu böyle yapmamıştır. Bence yatırımcılardan para almak akıllıca. Kendi kendinizi finanse edebilmeniz için danışmanlık şirketi olarak işe başlamanız lazımdır ve sonra ürün şirketine dönüşmek zor olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir startup mali bakımdan notu “geçti” veya “kaldı” olan bir ders gibidir. Startup’la zengin olmanın yolu elinizde tuttuğunuz hisse miktarını değil, şirketin başarılı olma şansını azamiye çıkarmaktır. Bu bakımdan, hissenizi şansınızı arttıran bir şeyle değişmek büyük olasılıkla akıllıca bir hareket olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacker’ların çoğuna yatırımcı bulmak korkutucu ve esrarengiz bir süreç gibi görünür. Aslında bu sadece sıkıcı bir süreçtir, hepsi bu. Bunun nasıl yapıldığının ana hatlarını vermeye çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk ihtiyacınız olacak şey prototipinizi geliştirirken yapacağınız masrafları karşılayacak birkaç on bin dolardır. Buna çekirdek sermaye denir. Bu kadar az para söz konusu olduğu için de, çekirdek sermayeyi bulmak nispeten kolaydır-en azından çabuk bir evet veya hayır alabilmek anlamında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genelde çekirdek sermaye “melek” diye adlandırılan zengin bireylerden gelir. Bunlar çoğunlukla servetini teknolojiden edinmiş kimselerdir. Çekirdek aşamasında yatırımcılar çok ayrıntılı bir iş planınızın olmasını beklemezler. Çoğu çabuk karar vermeleri gerektiğinin farkındadır. Bir hafta içinde yarım sayfalık bir anlaşmaya dayanan bir çek yollamaları olağandışı değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı melekler, özellikle de teknoloji geçmişi olanlar, bir demo ve yapmayı planladığınız şeyin sözlü bir açıklaması ile tatmin olabilirler. Ama bir çoğu en azından kendilerine neye yatırım yaptıklarını hatırlatsın diye iş planınızın bir kopyasını isteyecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim meleklerimiz de istediler ve geriye dönüp bakınca bunun bende ne kadar endişe yaratmış olduğuna şaşıyorum. İçinde “iş” sözcüğü geçtiğinden, iş planı yazabilmek için iş planlarıyla ilgili bir kitap okumam gerektiğini sanıyordum. Öyle değilmiş. Bu aşamada çoğu yatırımcının bütün beklediği, yapmayı planladığınız şeyin ve bundan nasıl para kazanmayı düşündüğünüzün kısa bir tarifi ve kurucuların özgeçmişleridir. Oturup da birbirinizle konuştuklarınızı yazıya dökmeniz yeterlidir. Bunun birkaç saatten daha fazla zamanınızı almaması lazım ve büyük olasılıkla göreceksiniz ki, herşeyi yazmak size yapılacaklar hakkında başka fikirler de verecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Meleğin çeki birinin adına yazabilmesi için bir çeşit şirketiniz olması gerekecek. Kendinizi anonim şirket haline getirmeniz zor değil. Problem, şirketin var olabilmesi için kimlerin kurucu olduğuna ve her birinin ne kadar hissesi olduğuna karar vermek zorunda olmanız. Eğer aynı vasıflara sahip ve işe aynı derecede kendini adamış iki kurucu varsa bunu yapmak kolay. Fakat eğer işe değişik derecelerde katkıda bulunması beklenen bır grup insan söz konusuysa, hisse oranlarını ayarlamak güç olabilir. Ve genelde bunu bir kez yapınca da sonradan değiştirme olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sorunla başa çıkmak için bildiğim bir numara yok. Bütün söyleyebileceğim şu: adilce yapmak için çok gayret edin. Bunu başardığınızı anlayabilmeniz içinse pratik bir kuralım var. Herkes birazcık haksızlığa uğradığını ve sahip olduğu hisse miktarınin gerektirdiğinden çok çalıştığını düşünüyorsa, hisseler en uygun şekilde paylaştırılmış demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elbette ki bir şirket kurmak bununla bitmiyor: sigorta, çalışma lisansı, işsizlik sigortası kesintisi, IRS’le (ABD’nin Gelirler Dairesi) ilgili çeşitli şeyler. Listede nelerin olduğundan bile emin değilim çünkü biz, şey, bunların hepsini atladık. 1996 sonuna doğru gerçek fon aldığımızda, işe herşeyi geriye dönük olarak düzelten harika bir CFO (mali işler müdürü) aldık. Gördük ki, bir şirket kurarken yapmanız gereken herşeyi yapmazsanız kimse gelip sizi tutuklamıyor. Ve bu da iyi bir şey, çünkü aksi takdirde bir çok startup asla kurulamazdı. [5]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketleşmeyi geciktirmek tehlikeli olabilir, çünkü kuruculardan biri veya daha çoğu ayrılıp aynı şeyi yapan başka bir şirket kurmaya karar verebilir. Böyle şeyler oluyor. Bu yüzden de hem şirketi kurarken, hem de hisseleri paylaştırırken, bütün kuruculara herkesin fikirlerinin şirkete ait olduğuna ve bu şirketin herkesin tek işi olacağına dair bir şey imzalatmalısınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[Eğer bu bir film olsaydı gerilim müziği burada başlardı.]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu yaparken onlara başka neler imzalamış olduklarını da sormalısınız. Bir startup’a olabilecek en kötü şeylerden biri fikri mülkiyet sorunları yaşamaktır. Bu bizim başımıza geldi ve bizi yok etmeye bütün rakiplerimizden çok yaklaştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satın alınmamız sürecinin ortasında, içimizden birinin bütün fikirlerinin ona yüksek lisans bursu veren dev bir şirkete ait olduğunu belirten bir anlaşmayla önceden bağlanmış olduğu ortaya çıktı. Teorik olarak bu yazılımımızın büyük parçalarının başkasına ait olabileceği anlamına gelebilirdi. Biz bu işi çözmeye çalışırken devir işlemleri tamamen durdu. Sorun satın alınacağımız için naktimizin azalmasına göz yummuş olmamızdı. Şimdiyse devam edebilmek için para bulmamız gerekiyordu. Ancak başınızda bir fikri mülkiyet meselesi varken para bulmak zordur, çünkü yatırımcılar sorunun ne derece ciddi olduğunu tartamazlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu noktada, paraya ihtiyacımız olduğunu ve bunu başka bir yerden bulamayacağımızı bilen mevcut yatırımcılarımız, okuyuculara “melek” kelimesinin sadece bir benzetme olduğunu hatırlatmaktan başka ayrıntılarına girmeyeceğim bazı manevralara giriştiler. Bunun üzerine kurucular yatırımcılara sunucuları kendi başlarına nasıl idare edeceklerine dair kısa bir eğitim verip çekilmeyi önerdiler. Ve bütün bunlar olurken, şirketimizi satın alanlar ödeme yapmamak için gecikmeyi bahane olarak kullandılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mucizevi bir şekilde sonunda herşey düzeldi. Yatırımcılar geri çekildiler; makul bir değerlemeyle bir sefer daha fon temini yapıldı; dev şirket nihayet bize yazılımımıza sahip olmadıklarına dair bir kağıt verdi; ve altı ay sonra Yahoo önceki alıcımızın çok üzerinde bir fiyatla şirketimizi satın aldı. Böylece mutlu sona kavuştuk, ama bu olaylar herhalde ömrümden birkaç sene götürmüştür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizim yaptığımızı yapmayın. Bir startup oluşturmadan önce, herkese fikri mülkiyet geçmişlerini sorun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketi kurduktan sonra, zengin insanların kapılarını çalıp onlardan altı üstü bazı fikirleri olan bir grup insana onbinlerce dolar yatırım yapmalarını istemek haddini aşmak gibi gelebilir. Ancak olaya zengin kimselerin açısında bakarsanız ortaya daha cesaretlendirici bir tablo çıkıyor. Çoğu zengin insan iyi yatırım alanları arayışındadır. Eğer gerçekten başarılı olma şansınızın olduğunu düşünüyorsanız, onlara yatırım yapma olanağı vermekle iyilik ediyorsunuz demektir. Kendilerine yapılan başvuruyla ilgili duyabilecekleri herhangi bir rahatsızlığın yanında, kafalarında şu düşünce de olacaktır: bu insanlar bir sonraki Google mı?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Genellikle melekler mali açıdan kurucularla denktir. Aynı tür hisse alırlar ve ilerki aşamalarda aynı ölçüde finansal sulanmaya uğrarlar (ÇN: para koyan ortak aldıkça senin hissen küçülüyor. Yani giren para mevcut hissaderin hissesini “dilute” ediyor, sulandırıyor.). Ne kadar hisse almalılar? Bu sizin ne kadar hırslı olduğunuza bağlı. Şirketinizin yüzde x kadarını y dolar karşılığında vermeyi teklif ettiğiniz zaman, örtülü olarak bütün şirket için de bir değer biçmiş olursunuz. Risk yatırımları genelde bu rakamla tanımlanır. Eğer bir yatırımcıya 100,000 dolar karsılıgında var olanın %5′ine denk gelen miktarda hisse senedi verirseniz, bu anlaşmayı iki milyon dolarlık bir (para alınmadan önceki) değerleme üzerinden yapmışsınız demektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şirketin değerinin ne olması gerektiğine nasıl karar vereceksiniz? Bunun bilimsel bir yolu yok. Bu aşamada şirket sadece bir bahisten ibarettir. Ben çekirdek sermaye topladığımız sırada bunun farkında değildim. Avukatımız Julian şirkete birkaç milyon dolar değer biçmemiz gerektiğini düşünüyordu. Bense o sırada sahip olduğumuz tek şey olan birkaç bin satırlık kodun birkaç milyon dolar edeceğini iddia etmenin saçmalık olduğu kanaatindeydim. Sonunda bir milyon dolarda anlaştık, çünkü Julian değerlemesi daha düşük bir şirkete kimsenin yatırım yapmayacağını söyledi. [6]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O sırada anlamadığım şey, değerlemenin sadece o ana kadar yazmış olduğumuz kodun değeri olmadığıydı. Bu aynı zamanda bizim sonunda doğru olduğu ortaya çıkan fikirlerimizin ve gelecekte yapacağımız çok yoğun çalışmaların da değeriydi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir sonraki fon bulma aşamasında gerçek risk sermayecisi şirketlerle iş yapmanız gerekebilir. Ancak onlara yaklaşmak için çekirdek sermayenizin tükenmesini beklemeyin. RS’ler karar vermekte yavaş davranır. Bu aylar sürebilir. Onlarla pazarlık etmeye çalışırken paranızın bitmesi iyi olmaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gerçek bir RS firmasından para almak, çekirdek sermaye bulmaktan daha büyük bir iştir. Söz konusu olan paralar daha fazladır-genelde milyonlarla ölçülürler. Bu yüzden anlaşmalar daha uzun zaman alır, sizi daha çok finansal sulanmaya maruz bırakır ve daha ağır koşullar getirirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazen RS’ler kendi seçtikleri birisini CEO pozisyonuna getirmek isterler. Genelde bahaneleri de, iş dünyası geçmişi olan, olgun ve deneyimli birisine ihtiyacınız olduğudur. Bazı durumlarda bu doğru olabilir. Öte yandan Bill Gates gençti, deneyimsizdi ve hiç iş dünyası geçmişi yoktu, ama fena da iş çıkarmadı. Steve Jobs kendi şirketinden olgun, deneyimli ve iş dünyası geçmişi olan ve daha sonra şirketi batıran birisi tarafından kovuldu. Bu yüzden iş dünyası geçmişi olan, olgun ve deneyimli insanların abartılıyor olabileceğini düşünüyorum. Biz bu kişilere haber spikeri (ÇN: “konu mankeni”nin konuşan hali ;-) derdik, çünkü bakımlı saçları, kalın ve kendine güvenli sesleri olurdu ve genelde de optik suflörde okuduklarından pek fazla bir şey bilmezlerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı RS’lerle görüştük ama sonunda startup’ımızı tamamen melek parasıyla finanse ettik. En büyük neden, marka bir RS’nin anlaşmanın parçası olarak bize bir haber spikeri kakalamasından korkmamızdı. Eğer bu kişi sadece basın açıklamaları yaparak tatmin olabilecekse durumun sakıncası olmayabilirdi, ama ya şirketi yönetmekte söz sahibi olmak isteseydi? Yazılımımız çok karmaşık olduğu için bu bir felakete yol açardı. Çalışma biçimi tamamiyle daha iyi teknolojiyle kazanmaya dayalı bir şirkettik. Stratejik kararların çoğu teknoloji hakkındaydı ve bunlarda yardıma ihtiyacımız yoktu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu aynı zamanda halka açılmamamızın da nedeniydi. 1998′de CFO’muz beni bunu yapmaya ikna etmeye çalıştı. O günlerde “köpek maması” portalı (ÇN: dogfood portal, PG büyük ihtimalle pets.com‘u kast ediyor) olarak bile halkaaçılmak mümkündü ve biz gerçek bir ürünü ve geliri olan bir şirket olarak başarılı olabilirdik. Ama ben bunun bir “haber spikeri” , yani “Wall Street’in dilini konuşabilen” birisini almamız demek olmasından korktum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google’ın bu genel eğilime karşı koyduğunu görmekten memnunum. Halka açıldıklarında Wall Street’in dilini bilmiyorlardı, Wall Street de alım yapmadı. Ve şimdi Wall Street toptan kafasını duvarlara vuruyor. Bir dahaki sefere dikkatli olacaklardır. Para söz konusu olduğunda Wall Street yeni dilleri çabuk öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RS’lerle pazarlık gücünüz düşündüğünüzden daha fazladır. Bunun nedeni de diğer RS’lerdir. Artık bazı RS’leri tanıyorum ve onlarla konuştuğunuzda görüyorsunuz ki, bu talebin arzdan çok olduğu bir piyasadır. Şu anda bile çok az sayıda iyi anlaşmanın peşinde olan çok fazla para var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RS’ler bir piramit oluştururlar. En üstte Sequoia ve Kleiner Perkins gibi ünlü olanlar vardır ama altlarında da adını hiç duymadığınız çok sayıda firma bulunur. Bunların ortak noktaları, hepsinden gelen bir doların bir dolar etmesidir. Çoğu RS size sadece para değil bağlantı ve tavsiye de sağladıklarını söyleyecektir. Eğer Vinod Khosla, John Doerr veya Mike Moritz’le konuşuyorsanız bu doğrudur. Ancak böyle gelen tavsiye ve bağlantılar çok pahalıya mal olabilir. Ve besin zincirinde aşağı doğru indikçe RS’ler hızla aptallaşırlar. Tepeden birkaç basamak indiğinizde Wired okuyarak birkaç yeni sözcük öğrenmiş bankerlerle konuşuyor olacaksınız (“Ürününüz XML kullanıyor mu?”). Bu yüzden deneyim ve bağlantı iddialarına şüpheyle yaklaşmanızı öneririm. Temelde RS bir para kaynağıdır. Benim eğilimim en çok parayı en kısa zamanda ve en az koşulla veren teklifi kabul etmek olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;RS’lere ne kadar bilgi vermek gerektiğini düşünebilirsiniz. Bunu yapın da, çünkü gün gelir bazıları rakiplerinizin finansörü olabilir. Bence en iyisi göze batacak şekilde ağzı sıkı olmamak ama onlara her şeyi de anlatmamaktır. Ne de olsa çoğu RS’nin dediği gibi, onlar fikirlerden çok insanlarla ilgilenirler. Fikriniz hakkında konuşmanızı istemelerinin esas amacı fikriniz hakkında değil, sizin hakkınızda hüküm vermektir. Ne yaptığınızı biliyor izlenimi verdiğiniz sürece, büyük olasılıkla onlardan bazı şeyleri saklayabilirsiniz.[7]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paralarını istemeseniz de olabildiğince çok sayıda RS’yle konuşun çünkü a) sizi satın alacak bir şirketin yönetim kurulunda olabilirler ve b) eğer etkileyici görünürseniz rakiplerinize yatırım yapmak konusunda bir kez daha düşüneceklerdir. Özellikle amacınız sadece kendinizi tanıtmaksa ve para istemiyorsanız, bir RS’ye ulaşmanın en etkili yolu ara sıra startup’ların kendilerine sunum yapması için düzenlenen konferanslardır.&lt;br /&gt;Harcamamak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yatırımcılardan gerçek bir para akışı sağlayabilirseniz bununla ne yapmalısınız? Harcamamalısınız, işte yapmanız gereken bu. Başarısız olan hemen hemen her startup’ta ölümü getiren en son neden paranın bitmesidir. Genellikle asıl neden daha derinlerde yatar. Ancak en son neden bile olsa, ölümü getiren bir şeyden kaçınmak için uğraşmaya değerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Internet Balonu zamanında birçok startup hızla “büyük” olmaya çalıştılar. Ideal olarak bu, hızla çok müşteri edinmek demekti. Ama anlamı çok kişiyi hızla işe almak olarak kaydırmak da kolaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu iki senaryodan elbette ki hızla çok müşteri edinileni tercih edilmeli. Ancak bu bile abartılmış olabilir. Amaç ilk olup bütün müşterileri almak, rakiplere hiçbir şey bırakmamaktır. Ama bence çoğu işte piyasaya ilk giren olmanın avantajı o kadar da müthiş değil. Yine Google iyi bir örnek. İlk ortaya çıktıklarında arama, markalarını oluşturmak için milyonlar harcamış olan büyük oyuncuların, yani Yahoo, Lycos, Excite, Infoseek, Altavista ve Inktomi’nin hüküm sürdüğü olgunlaşmış bir pazar gibi görünüyordu. 1998 şüphesiz ki bu pazara girmek için çok geçti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat Google’ın kurucularının da bildiği gibi, arama işinde markanın değeri sıfıra yakındır. Herhangi bir anda gelip daha iyi bir şey üretebilirsiniz, ve kullanıcılar zamanla sizin ürününüze geçer. Bunu vurgulamak istercesine, Google hiçbir zaman reklam yapmadı. Uyuşturucu madde satıcısı gibiler; malı satıyorlar, ama kendileri kullanmayacak kadar akıllılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google’ın sildiği rakipleri o milyonları yazılımlarını geliştirmeye harcasalardı daha iyi ederlerdi. Geleceğin startup’ları bu hatadan ders almalıdır. Ürünlerin sigara, votka ya da çamaşır deterjanı gibi farklılaşmamış olduğu bir pazarda değilseniz, marka reklamına çok harcama yapmak bir çöküş işaretidir. Ve Web’de farklılaşmamış iş yok gibidir. Çöpçatan siteleri şu aralar olgunlaşmış olduklarını açıkça gösteren büyük reklam kampanyaları sürdürüyorlar (Hmmm, pazarlamacılar tarafından yönetilen bir şirket kokusu alıyorum).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biz koşullar yüzünden yavaş yavaş büyümek zorundaydık ve şimdi bakınca bunun iyi bir şey olduğunu görüyorum. Bütün kurucular şirketteki her işi yapmayı öğrendiler. Yazılım yaptığım gibi, satış ve kullanıcı desteğiyle de uğraşmak zorundaydım. Satışlarda pek iyi değildim. Israrcıydım, ama iyi bir satıcının tatlı diline sahip değildim. Potansiyel müşterilere verdiğim mesaj şuydu: çevrimiçi satış yapmamanız aptallık olur ve eğer çevrimiçi satış yaparsanız başkasının yazılımını kullanmanız aptallık olur. Bunların ikisi de doğruydu, ama insanları ikna etmenin yolu bu değil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ancak kullanıcı desteğinde çok başarılıydım. Hem ürün hakkında herşeyi bilen, hem de bir hata varsa mütevazı bir tavırla özür dileyip hemen o anda sizinle konuşurken bunu düzelten bir kullanıcı destek elemanı düşünün. Müşteriler bize bayılıyorlardı. Biz de onlara bayılıyorduk, çünkü kulaktan kulağa yayılarak yavaş yavaş büyüyorsanız, ilk kullanıcı kitleniz sizi kendi kendilerine bulacak kadar zeki olan kimselerden oluşur. Bir startup’ın ilk safhalarında zeki kullanıcılardan daha değerli bir şey yoktur. Eğer onlara kulak verirseniz, nasıl kazanan bir ürün yapacağınızı size harfi harfine anlatırlar. Üstelik bu tavsiyeleri bedava vermekle kalmayıp, üzerine bir de size para verirler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resmi başlangıcımız 1996′nın başlarıydı. O yılın sonuna doğru yaklaşık 70 kullanıcımız vardı. Devir “hızla büyük ol” devri olduğundan, çok küçük ve tanınmamış olmamız beni endişelendirirdi. Ama aslında biz tam da doğru olan şeyi yapıyorduk. “Büyük” olduktan sonra (kullanıcı veya çalışan itibarıyla) ürününüzü değiştirmeniz zorlaşır. O yıl uygulamada bizim yazılımımızı geliştirmemiz için bir laboratuvar oldu. Yılın sonunda rakiplerimizden o kadar ilerideydik ki, bize yetişmek konusunda hiçbir umutları yoktu.Ve bütün hacker’lar kullanıcılarla konuşarak saatler geçirmiş olduğu için, çevrimiçi ticareti herkesten iyi anlıyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir startup olarak başarılı olmanın anahtarı burada. İşinizi anlamanızdan daha önemli hiçbir şey yok. Bir işin içinde olan herhangi bir kimsenin konumu gereği konuyu anladığını düşünebilirsiniz. Hiç öyle değil. Google’ın gizli silahı sadece arama işini anlamalarıydı. Google ortaya çıktığında ben Yahoo’da çalışıyordum ve Yahoo aramayı anlamıyordu. Bunu biliyorum, çünkü bir kere oradaki yetkili kişileri aramayı iyileştirmemiz gerektiğine ikna etmeye çalıştım ve aldığım yanıt o zamanki şirket politikasının bana tekrarlanması oldu: artık Yahoo sadece bir “arama motoru” değildi. Arama artık sayfa ziyaretlerimizin sadece küçük bir yüzdesiydi, bir aylık büyümeden azdı ve artık bir “medya şirketi” ya da “portal” ya da her ne isek ondan olduğumuza göre, aramanın bir göbek bağı gibi kuruyup düşmesine müsaade edilebilirdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aramalar sayfa ziyaretlerinin küçük bir kısmı olabilir ama önemli bir kısmıdır, çünkü bunlar Web oturumlarının başladığı sayfa ziyaretleridir. Sanırım Yahoo artık bunu anladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Google diğer Web şirketlerinin hala anlamadığı başka birkaç şeyi daha anlıyor. Bunların en önemlisi reklam verenlerin para vermesine ve kullanıcıların vermemesine rağmen, kullanıcıların reklam verenlerden önce gelmesinin gerektiği. En hoşuma giden araba çıkartmalarından biri şöyle: “eğer halk önderlik ederse, yöneticiler peşlerinden gelir”. Bunu Web’e uygun olacak şekilde değiştirirsek şöyle olur: “bütün kullanıcıları kazan, ve reklam verenler peşlerinden gelir”. Daha genel bir ifadeyle, ürününüzü öncelikle kullanıcıları memnun etmek amacıyla tasarlayın ve ondan sonra bundan nasıl para kazanabileceğinizi düşünün. Eğer önce kullanıcıları düşünmezseniz, düşünen rakiplerinize fırsat vermiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kullanıcıların seveceği bir şey yapmak için onları anlamanız gerekir. Ve büyüdükçe bunu yapmak zorlaşır. O yüzden derim ki “yavaş yavaş büyük olun”. Fonlarınızı ne kadar yavaş harcarsanız, öğrenmek için de o kadar fazla zamanınız olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Paranızı yavaş harcamanız için diğer bir neden de bir ucuzculuk kültürü teşvik etmektir. Bu Yahoo’nun anladığı bir şeydi. David Filo’nun ünvanı “Yahoo Şefi”ydi, ama o resmi olmayan ünvanının “Yahoo Cimrisi” olmasından gurur duyardı. Biz Yahoo’ya geldikten kısa bir süre sonra dizin hiyerarşimizde dolaşmış olan Filo’dan, pahalı RAID sürücülerinde bu kadar çok veri tutmamızın gerçekten de gerekli olup olmadığını soran bir e-posta aldık. Bundan etkilenmiştim. Yahoo’nun piyasa değeri o zaman çoktan milyarlara ulaşmıştı ve onlar hala birkaç gigabyte’lık disk alanının israf edilmemesiyle ilgileniyorlardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir RS firmasından birkaç milyon dolar aldığınızda kendinizi zengin hissedebilirsiniz. Öyle olmadığınızın farkına varmanız önemlidir. Zengin şirket büyük gelirleri olan şirkettir. Bu para ise gelir değildir. Yatırımcıların gelir elde etmeniz umuduyla size verdiği paradır. Yani, bankadaki milyonlara rağmen siz hala fakirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Startup’ların çoğu için örnek bir hukuk firması değil, bir yüksek lisans öğrencisi olmalıdır. Pahalı ve etkileyiciyi değil, hoş ve ucuzu hedefleyin. Bizim için bir startup’ın bunu anlayıp anlamadığının sınavı Aeron sandalyeleri olup olmadığıydı. Aeron Internet Balonu sırasında piyasaya çıkmıştı ve startup’lar arasında çok gözdeydi. Özellikle de o zamanlar çok yaygın olan, RS’lerin verdiği parayla evcilik oynayan bir grup çocuk tipindeki startup’larda. Bizim ofis sandalyelerimiz o kadar ucuzdu ki, kolları düşüyordu. Bu o aralar biraz utandırıcıydı, ama geriye dönüp bakınca ofisimizdeki öğrenci atmosferinin farkında olmadan doğru yaptığımız şeylerden biri olduğunu anlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ofislerimiz Harvard Meydanında üç katlı ahşap bir binadaydı. 1970′lere kadar filan apartman olarak kullanılmıştı ve banyoda hala pençe ayaklı bir küvet vardı. Bir zamanlar orada tuhaf bir kişi yaşamış olmalı, zira duvarlardaki birçok çatlak kozmik ışınlardan korunmak istenilmiş gibi aluminyum folyoyla doldurulmuştu. Önemli konuklarımız geldiğinde düşük üretim değerleri yüzünden kendimizi biraz mahcup hissederdik. Ama aslında orası bir startup için mükemmel bir yerdi. Rolümüzün büyük şirket kasıntıları değil, haddini bilmeyen itilip kakılmışlar olduğunu hissederdik ve bu da tam olması gereken ruh hali.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir apartman dairesi aynı zamanda yazılım geliştirmek için doğru yerdir. Eğer denediyseniz bilirsiniz, bölmelerle dolu ofisler bu konuda felakettir. Hiç evde kurcalamanın iş yerindekine göre ne kadar daha kolay olduğu dikkatinizi çekti mi? O halde niye iş yerini biraz daha ev gibi yapmayalım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir startup için yer ararken profesyonel görünmesi gerektiğini düşünmeyin. Profesyonel iyi iş çıkarmak demektir, asansörler ve cam duvarlar değil. Çoğu startup’a başlarda şirket mekanlarından kaçınarak gidip bir daire kiralamalarını salık veririm. Bir startup’taysanız ofisinizde yaşamanız gerekecektir, o halde niye içinde yaşama üzere tasarlanmış bir yer ofisiniz olmasın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha ucuz ve çalışmaya daha elverişli olmalarının yanı sıra, apartman daireleri ofis binalarından daha iyi yerlerde olurlar. Ve bir startup için yer çok önemlidir. Üretkenliğin anahtarı, insanların akşam yemeğinden sonra işe dönmesindedir. Telefonların sustuğu bu saatler iş çıkarmak için kesinlikle en iyi zamanlardır. Bir grup çalışan birlikte yemeğe gidip fikirleri üzerinde konuştuğunda ve bunları uygulamak üzere ofislerine geri döndüklerinde ortaya harika şeyler çıkar. Bu yüzden akşam saat 6′dan sonra hayalet şehir haline gelen kasvetli bir iş merkezi yerine, etrafında birçok restoran olan bir mekanda olmayı tercih edin. Bu değişim ne kadar geç olursa olsun, şirket herkesin akşam yemeği için banliyödeki evlerine gitmek üzere arabasına atladığı bir düzene kavuştuğunda, olağanüstü değerli bir şey kaybettiniz demektir. Eğer bir de işe bu tarzda başlarsanız, Tanrı yardımcınız olsun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bugün bir startup kuracak olsam, bunu sadece şu üç yerden birinde yapmayı düşünebilirim: Red Line üzerinde Central, Harvard veya Davis Meydanlarının yakınında (Kendall fazla durgun); Palo Alto’da University veya California Caddelerinde; ve Berkeley’de kampüsün hemen kuzeyinde veya güneyinde. Bildiğim uygun atmosfere sahip yerler sadece bunlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Para harcamamanın en önemli yolu işe alım yapmamak. Biraz uç düşünüyor olabilirim, ama bence eleman almak bir şirketin yapabileceği en kötü şey. Bir kere insanlar en kötü gider türü olan tekerrür eden harcamalardandır. Aynı zamanda mekanınıza sığmayıp belki de yazılımınızı kötüleştirecek sevimsiz bir ofis binasına taşınmanıza neden olurlar. Ama en kötüsü sizi yavaşlatmalarıdır: başınızı birisinin ofisinden içeri uzatıp ona bir fikir danışmak yerine sekiz kişiyle bu konuda toplantı yapmanız gerekir. Bu yüzden işe ne kadar az insan alırsanız, o kadar iyi olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Internet Balonu devresinde birçok startup bunun tersi bir politika uyguladı. Sanki bir işin adını ünvanında taşıyan bir eleman olmazsa o iş yapılamazmış gibi, bir an önce çalışanlarla dolmak istediler. Bu büyük şirketlerin düşünüş tarzıdır. Önsel bir organizasyon şemasındaki boşlukları doldurmak için eleman almayın. Birisini işe almak için tek neden, yapmak istediğiniz ancak yapamadığınız bir şeyi yapması içindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer işe alım yapmak pahalıysa ve sizi yavaşlatıyorsa, niçin hemen hemen bütün şirketler bunu yapıyor? Sanırım bunun esas nedeni insanların kendileri için çalışan bir sürü kişi olması fikrinden hoşlanmaları. Bu zaaf çoğu zaman ta CEO’ya kadar uzanır. Eğer bir gün bir şirket idare etmek durumunda kalırsanız, insanların size en sık sorduğu sorunun çalışan sayınız olduğunu göreceksiniz. Bu onların sizi tartma yöntemidir. Bunu soran sadece rastgele insanlar değildir; muhabirler bile sorar. Ve eğer yanıtınız on yerine bin olursa çok daha fazla etkileneceklerdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sahiden de gülünç bir durum. Eğer iki şirketin geliri aynıysa, daha az çalışanı olan daha etkileyicidir. İnsanlar bana startup’ımızda kaç kişinin çalıştığını sorduklarında ve ben “yirmi” diye yanıt verdiğimde, onların bizim pek de ehemmiyetli olmadığımızı düşündüklerini görebiliyordum. O zaman şunu eklemek istiyordum: “fakat sürekli tozunu attırdığımız ana rakibimizin yüz kırk elemanı var, bu yüzden iki rakamdan büyüğü için aferin alabilir miyiz?”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ofis mekanı gibi, çalıştırdığınız eleman sayısı da etkileyici görünmekle etkileyici olmak arasında yapılan bir tercihtir. Lisede inek olanlarınız bu tercihi bilir. Bir şirket kurduğunuzda da bunu yapmaya devam edin.&lt;br /&gt;Kurmalı mısınız?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peki ama bir şirket kurmalı mısınız? Bunu yapmaya uygun yapıda bir insan mısınız? Öyleyseniz bile, bunu yapmaya değer mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir startup kurmaya uygun yapıda olduğunun farkında olan insanlardan daha fazlası aslında böyledir. Bu yazıyı yazmamın esas sebebi bu. Şu anda olduğundan on kat daha fazla startup olabilirdi ve bu da herhalde iyi bir şey olurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi görüyorum ki ben tam startup kuracak bir insanmışım. Fakat bu fikir ilk başta beni çok korkutuyordu. Bir Lisp hacker’ı olduğum için bunu yapmak zorunda kaldım. Danışmanlık yaptığım şirket zorluklar yaşıyordu ve Lisp kullanan çok fazla başka firma da yoktu. Başka bir dilde programlama düşüncesine tahammül edemediğimden (başka bir dilin C++ demek olduğu 1995′ten söz ettiğimizi hatırlayın), tek seçenek Lisp kullanan yeni bir şirket kurmak gibi görünüyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun kulağa inandırıcı gelmediğinin farkındayım, ama eğer siz de bir Lisp hacker’ıysanız ne demek istediğimi anlarsınız. Ve eğer bir startup kurma düşüncesi beni buna sadece mecburiyetten girişecek kadar korkutuyor idiyse, bu işi iyi yapacak ancak denemeye çekinen birçok insan olmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kim startup kurmalı? Para problemini alışılagelmiş bir çalışma hayatı boyunca maaş almak yerine bir defada çözmek isteyen, 23 ila 38 yaşlarında iyi hacker’lar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir hacker’ın ne olduğunu tam olarak tanımlayamam. Birinci sınıf bir üniversitede bu, bilgisayar bilimi bölümü öğrencilerinin en iyi yüzde ellisini kapsayabilir. Fakat elbette hacker olmak için bilgisayar bilimi okumanız gerekmiyor; ben üniversitede felsefe okudum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İyi bir hacker olup olmadığınızı anlamanız özellikle de gençken zordur. Neyse ki, startup kurma süreci iyileri kendiliğinden seçer. İnsanları startup kurmaya iten (ya da itmesi gereken) şey varolan teknolojiye bakıp, “bu adamlar x, y ve z’yi yapmaları gerektiğinin farkında değiller mi?” diye düşünmektir. Ve bu aynı zamanda bir kimsenin iyi bir hacker olduğunun işaretidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Alt sınırı 23 olarak belirlememin nedeni o yaşta beyninize bir şey olması değil, kendi işinizi yönetmeye başlamadan önce var olan bir örneği görmeniz gerekmesi. Bu örneğin bir startup olması gerekmiyor. Ben üniversitede okumak için aldığım kredileri ödemek için bir yılımı bir yazılım şirketinde çalışarak geçirdim. Yetişkin hayatımın en kötü senesiydi, ama farkında olmadan yazılım işi hakkında birçok değerli ders öğrendim. Bu örnekte bunlar genelde olumsuz derslerdi: çok toplantı yapma, birden fazla insanın sahip olduğu kod bölümlerin olmasın, şirketi satış ile ilgili biri yönetmesin, üst uç bir ürün imal etme, kodun fazla büyük olmasın, hataları bulmayı Kalite Güvence’ye bırakma, ürün aralarını uzun tutma, geliştiricileri kullanıcılardan soyutlama, Cambridge’den Route 128′e taşınma ve benzerleri.[8] Fakat olumsuz dersler de olumlular kadar değerlidir. Hatta belki daha bile değerlidir: çok parlak bir performansı tekrarlamak zordur ama hatalardan kaçınmak daha basittir. [9]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23 yaşından önce şirket kurmanın zor olmasının diğer bir nedeni de insanların sizi ciddiye almayacak olmasıdır. RS’ler size güvenmeyecektir, ve fon vermenin karşılığı olarak sizi bir maskot konumuna indirgemeye çalışacaklardır. Müşteriler cayıp onları ortada bırakacağınızdan korkacaklardır. Çok sıradışı değilseniz, siz kendiniz bile bir dereceye kadar yaşınızın farkında olursunuz; yaşça sizden çok daha büyük birisinin patronu olmayı yadırgarsınız ve eğer 21 yaşındaysanız, sadece yaşça sizden küçükleri işe almak seçeneklerinizi çok kısıtlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı insanlar herhalde isterlerse 18 yaşında şirket kurabilirler. Bill Gates Paul Allen’la Microsoft’u kurduğunda 19 yaşındaydı (ama Paul Allen 22′ydi ve bu büyük ihtimalle bir fark yaratmıştır). Yani eğer “ne dersen de, ben şimdi gidip bir şirket kuracağım” diye düşünüyorsanız, bunun üstesinden gelebilecek bir kişi olabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer sınır olan 38′de daha çok esneklik var. Bu sınırı koymamın bir nedeni bu yaştan sonra pek fazla insanın gereken fiziksel dayanıklılığa sahip olmadığını düşünmem. Haftada yedi gün her gece 2′lere, 3′lere kadar çalışırdım. Şimdi bunu yapabileceğimden emin değilim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun yanında startup’lar mali olarak büyük bir risktir. Başarısızlığa uğrayıp 26 yaşınızda parasız kalırsanız ne farkeder ki; 26 yaşındaki pek çok insan parasızdır. 38 yaşınıza geldiğinizde, hele bir de çocuklarınız varsa çok fazla risk alamazsınız.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sonuncu testim en kısıtlayıcı olan olabilir. Gerçekten de bir startup kurmak istiyor musunuz? Bunu yapmak ekonomik olarak iş hayatınızı mümkün olan en küçük aralığa sıkıştırmaktır. Sıradan bir tempoda 40 yıl çalışmak yerine, deliler gibi dört sene çalışırsınız. Ve belki de elinize hiçbir şey geçmez – ama o durumda iş büyük olasılıkla dört yıl sürmez.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu süre zarfında çalışmaktan başka çok az şey yapacaksınız, çünkü siz çalışmadığınız zaman rakipleriniz çalışıyor olacak. İş dışında yapabildiğim iki şeyden biri çalışmaya devam edebilmek için zaten yapmaya ihtiyaç duyduğum koşmak ve her gece onbeş dakika kitap okumaktı. O üç sene içinde toplam iki ay kız arkadaşım oldu. İki haftada bir birkaç saatliğine ikinci el bir kitap dükkanına veya bir arkadaşın evine yemeğe gidiyordum. İki kere ailemi görmeye gittim. Bunların dışında sadece çalıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çalışmak çoğu zaman zevkliydi, çünkü birlikte çalıştığım insanlar en iyi arkadaşlarım arasındaydı. İşin bazen teknik olarak ilginç olduğu bile oluyordu. Fakat bu toplamın sadece %10 kadarında böyleydi. Geri kalan %90 için söyleyebileceğim en iyi şey, bir kısmının sonradan düşününce o anda göründüğünden daha komik olduğu. Mesela Cambridge’de elektriklerin altı saat kadar süreyle kesildiği ve bizim de ofisin içinde benzinle çalışan bir jeneratör kullanmaya kalkma hatasını yaptığımız gün. Bunu bir daha denemeyeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir startup’ta uğraşmanız gereken saçmalık miktarının sıradan bir iş hayatında katlanacağınızdan daha çok olduğunu zannetmiyorum. Aslında büyük olasılıkla daha azdır, zira kısa bir zaman dilimine sıkıştırılmıştır. Yani bir startup’ın size kazandırdığı şey zamandır. Kurup kurmamakta karar veremiyorsanız böyle düşünün. Eğer para problemini 40 yıl maaşla çalışmak yerine bir defada ve temelli olarak halletmek isteyen türde bir insansanız, startup kurmanız anlamlı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birçok kimse için çatışma startuplar ve yüksek lisans eğitimi arasında oluyor. Yüksek lisans öğrencileri tam yazılım startup’ları kurabilecek yaşta ve nitelikte insanlar. Ama eğer bunu yaparsanız akademik kariyer şansınızı kaçırmaktan korkabilirsiniz. Ancak özellikle de ilk başlarda hem bir startup’ın parçası olmak, hem de yüksek lisans eğitimine devam etmek mümkün. İlk üç hacker’ımızdan ikisi tüm bu süre boyunca öğrenciydiler ve her ikisi de mezun oldu. Tembellik eden bir yüksek lisans öğrencisi kadar güçlü enerji kaynağı az bulunur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer okulu bırakmanız gerekirse de, en kötü durumda bile bu çok sürmeyecektir. Eğer bir startup başarısız olursa büyük olasılıkla akademik hayata dönmenize izin verecek kadar hızlı başarısız olacaktır. Eğer başarılı olursa da, yardımcı doçent olmak için artık yanıp tutuşmadığınızı keşfedebilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğer yapmak istiyorsanız, yapın. Bir startup kurmak dışarıdan göründüğü gibi gizemli bir şey değildir. Yapabilmek için “iş” bilmeniz gereken bir şey değildir. Kullanıcıların sevecekleri bir şey yapın ve kazandığınızdan daha az harcayın. Bunun neresi zor?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Bu belge Paul Graham’ın 2005 yılının Mart ayında yayınladığı “How To Start A Startup” başlıklı makalesinin çevirisidir. Çeviri Gülsün Arıkan tarafından gerçekleştirilmiş, son düzeltmeler Emre Sevinç ve Bülent Murtezaoğlu tarafından yapılmıştır. Paul Graham’a yazısının Türkçe çevirisini yayınlamamıza izin verdiği için teşekkür ederiz. Bu yazının tartışma adresi fazlamesai.net‘tir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;** ÇN: “startup” için uygun bir karşılık bulunamadığı (ve bulunanlar beğenilmediği için) bu halde bırakıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Notlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[1] Google’ın yıllık geliri iki milyar dolar civarında, ama yarısı başka sitelerdeki reklamlardan geliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[2] Startup’ların yerleşmiş şirketlere göre avantajı, iş kurmak konusunda ayrımcılık yasalarının olmamasıdır. Mesela ben bir startup’ı küçük çocukları olan veya olma ihtimali yüksek olan bir kadınla kurmak istemezdim. Ama potansiyel çalışanlarınıza çocuk yapmayı düşünüp düşünmediklerini sormanız yasak. İster inanın ister inanmayın, şu anki ABD yasalarına göre zekaya dayalı ayrımcılık yapmak bile yasak. Ancak bir şirketi kurma aşamasındayken bunu kimle yapacağınız konusunda istediğiniz her konuda ayrımcılık yapabilirsiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[3] Hacker’lık öğrenmek işletme okulundan çok daha ucuza gelir, çünkü çoğunu kendi başınıza yapabilirsiniz. Bir Linuxlu makine parası, K&amp;amp;R’nin bir kopyası ve komşunuzun onbeş yaşındaki oğlunun birkaç saatlik tasviyeleriyle epeyi yol katetmiş olursunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[4] Bundan çıkan sonuç: Şirketlerin en büyüğü olan devlete bir şeyler satmak amacıyla bir startup kurmaktan kaçının. Evet, onlara teknoloji satmak için birçok fırsat var. Ama bırakın bu startup’ları başkaları kursun.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[5] Almanyada bir şirket kurmuş olan bir arkadaşım, orada kırtasiyeye önem verdiklerini ve orada bunun daha bile çok olduğunu söyledi. Bu da niye Almanya’da daha çok startup olmadığını açıklıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[6] İlk çekirdek sermayemiz Julian’ın prototip geliştirmemiz için verdiği 8.000 dolardı. Ancak bunun değerlemesinin ne olduğunu söylemek zor, zira Julian aynı zamanda bütün hukuki işlerimizi yaptı, bize son derece değerli tavsiyelerde bulundu ve bize daha saygıdeğer bir görüntü kazandırdı. Eğer bir rakam söylemem istenirse sadece para kısmı için değerleme iki veya üç yüzbin dolar olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[7] Aynı şey sizi satın almak ister gibi görünen şirketler için de geçerlidir. Fikirlerinizi öğrenmek için bu kisve altında size yaklaşan birkaç tane olacaktır. Ama bunların hangileri olduğunu kesin olarak anlamanız mümkün olmadığından, en iyi tutum tamamen açık gibi görünmek, fakat birkaç kritik teknik sırrı atlamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[8] Ben de buranın kötü bir şirket olduğu kadar kötü bir çalışandım. Orada benimle çalışmak durumunda kalmış herkesten özür dilerim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;[9] Sanırım herşeyi DMV’nin (ABD’de Taşıtlar Dairesi [ÇN: Ehliyet ruhsat plaka işleri icin manasız kuyruklarda beklenen, elli türlü formu olan azap yeri]) tam tersi şeklinde yaparak iş dünyasında nasıl başarılı olunacağı üzerine bir kitap yazmak mümkün olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trevor Blackwell, Sarah Harlin, Jessica Livingston ve Robert Morris’e bu yazının taslaklarını okudukları için ve Steve Melendez ile Gregory Price’a beni konuşmaya davet ettikleri için teşekkür ederim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ileriseviye.org&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-6542355391159032134?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/6542355391159032134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/dunya-ile-rekabet-edecek-zehir-gibi-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6542355391159032134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6542355391159032134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/dunya-ile-rekabet-edecek-zehir-gibi-bir.html' title='Dünya ile Rekabet Edecek Zehir Gibi Bir Bilgisayar Şirketi Kurmak'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-3733577969387428773</id><published>2011-01-28T04:43:00.000-08:00</published><updated>2011-01-28T04:43:50.718-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli yazılar'/><title type='text'>Beyninizi Uyandırın (kişisel gelişim yazısı)</title><content type='html'>&lt;strong&gt;Beyninizi Uyandırın (kişisel gelişim yazısı)&lt;/strong&gt;Uyuyan beyninizi uyandırın. Beyin nasıl uyandırılır? Beynin uyanma zamanı gelmedi mi?&lt;br /&gt;Daha etkili düşünmek için, daha etkili öğrenmek için beynimizi uyandırmak zorundayız.&lt;br /&gt;Biz beynimizin yaklaşık % 1 ini ya da daha azını kullanmaktayız. Peki, geri kalan kısım kullanılmıyor mu? Kullanılmıyorsa bunu kullanmanın yolları nelerdir?&lt;br /&gt;Beyin potansiyelinin neden bu kadar azının kullanılmasının temel sebeplerinin başında, beynin nasıl çalıştığının, yakın zamanlara kadar bilinmemesi geliyor.&lt;br /&gt;Zihinsel yeteneğimizi kullanmakta karşılaştığımız bir çok sorun, beynin temel kapasitesinin eksikliğinden değil, onun potansiyeli ve nasıl kullanılacağı konusunda yetersiz bilgiden kaynaklanmaktadır.&lt;br /&gt;Beyin geliştirmenin özü; düşünme sürecinizde etkin bir denetim sağlamak, çözülmesi güç sorunlara daha etkili bir şekilde yaklaşmanızı sağlayacak olan zihinsel araçlar geliştirmek, kendinizi hatalı sanılarınızdan, kendinize duyduğunuz güven eksikliğinden ve katı düşüncelere duyduğunuz aşırı güvenden kaynaklanan zihinsel kördüğümden kurtulmanızı sağlamaktır.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;İnsan beyninin muazzam potansiyelini bilim adamları henüz keşfediyorlar. Önemi asla ikinci derece olmayan bir organ’dır: BEYİN&lt;br /&gt;1 dakikada insan beyninde 100.000 ile 1.000.000 arasında elektro- kimyasal reaksiyon meydana gelmektedir.&lt;br /&gt;Dünyanın tüm telefon sistemlerinin karmaşıklığı beynimizin bezelye büyüklüğündeki bir parçasına eşdeğerdir. Beyin yaşam boyunca saniyede on yeni bilgi alsa dahi dolum noktasına ulaşamıyor.&lt;br /&gt;İnsan beyninde 10 milyar nöron bulunmaktadır. Her bir nöronun binden fazla sinapsı, yani sinir hücreleri arasındaki bağlantı noktaları var. Beynin nörolojik sisteminin engin iletişim ağı içindeki toplam ilişki sayısı son derece astronomiktir; bu sayı bilinen evrendeki parçacık sayısından daha fazladır.&lt;br /&gt;Beyni ciddi bir şekilde inceleyen nörologlar bile onun gerçek sınırlarını, hatta hangi tür beynin daha güçlü olduğunu bile belirleyememektedirler.&lt;br /&gt;Düşündükçe, hafızasını kullandıkça nöronlar arası bağların güçlenmesinden ve artmasından dolayı insanın hafıza gücüde gelişmektedir. Beynini kullanmayanlarda ise nöronlar arası bağlar zayıflamakta ve potansiyel hafıza gücü kullanılamamaktadır.&lt;br /&gt;Bunlar sadece beynin kapasitesine bazı örnekler..&lt;br /&gt;Beyin kapasitesini kullanma yöntemlerinden de kısaca bahsedersek, bunları şöyle özetleyebiliriz:&lt;br /&gt;Aklı devamlı uyarmak ve akılda tutma ve önemseme pratiklerini mümkün olan her yerde yapmak gerekiyor.&lt;br /&gt;Temel bellek deposunu artırmak amacıyla yeni konular ve yeni diller öğrenmek için bir program başlatma,&lt;br /&gt;Zihinsel katılığınızı yenin ve onu esnetin,&lt;br /&gt;Konuştuğunuz dili öğrenin ve onu anlamaya çalışın,&lt;br /&gt;“Kişisel” kelime bilginizi geliştirin, basmakalıp kelimeler kullanmayı bırakın.&lt;br /&gt;Duygularınıza güvenmeyi öğrenin.&lt;br /&gt;Sayılara yeni bir yaklaşım geliştirin, problemlere mantıklı bir şekilde yaklaşın.&lt;br /&gt;Anlayışa ulaştıran şeyleri gözlemleyin, başarınızı anımsamak üzerinde yoğunlaşın.&lt;br /&gt;Kendinize ayarlanın, kendi ölçüm aracınız olun.&lt;br /&gt;Alışılmadık sosyal durumlara katılın, kaybolmaktan korkmayın.&lt;br /&gt;Duyularınızı ve dikkat alanınızı geliştirin, algılarınızı geliştirin ve onlara güvenmeyi öğrenin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;Peki beyin yaşlandıkça düşüşe geçer mi?&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;Profesör Mark Rosenzweig, beyin yaşlandıkça, düşüşe geçtiği tezini reddediyor ve diyor ki “eğer beyin uyarılırsa, hangi yaşta olursa olsun, insan beynindeki bağlantıların toplam sayısı artacaktır”&lt;br /&gt;Bunlara örnek olarak da Rosenzweig:&lt;br /&gt;“Picasso nun en iyi ürünlerini doksan yaşlarında verdiğini, ünlü besteci Haydn ın yaşamının son yıllarında en güzel bestelerinden bazılarını yazdığını “ veriyor.&lt;br /&gt;Eğer beyin düzgün beslenir ve bakılırsa yaşla ilerleyeceğini anımsayın.&lt;br /&gt;Tarihte tüm büyük beyinler, dehalarının temelinde yaratıcı hayal güçlerini kullanmışlardır.&lt;br /&gt;Çok iyi, hafıza yoktur. Eğitilmiş ya da eğitilmemiş hafıza vardır.&lt;br /&gt;Modern dünyada hemen hemen her beyin fırtınası ve yaratıcı düşünme grubu yeni bağlantıların ve daha daha fazla hayal gücünün aktif arayışına dayanmaktadır.&lt;br /&gt;Eğer Guinness Rekorlar Kitabına girmek size ilginç geliyorsa kendi olağanüstü belleğinizi kullanarak onu yenin.&lt;br /&gt;Beyninizin size karşı değil, sizin için iyi çalışmasının tekniği olumlu düşünmenin ileri şekillerini uygulamaktır. Yetenek yaşa bağlı değildir.&lt;br /&gt;Başarmamak üzere asla kendinizi programlamayın. Başarmaya programlayın kendinizi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-3733577969387428773?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/3733577969387428773/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/beyninizi-uyandrn-kisisel-gelisim-yazs.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3733577969387428773'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3733577969387428773'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/beyninizi-uyandrn-kisisel-gelisim-yazs.html' title='Beyninizi Uyandırın (kişisel gelişim yazısı)'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-51292012772351842</id><published>2011-01-28T04:41:00.002-08:00</published><updated>2011-01-28T04:41:54.024-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli yazılar'/><title type='text'>BAŞARILI İNSANLARIN SIRLARI</title><content type='html'>Bazı insanlar kendilerinin ve başkalarının hayatlarında önemli ve olumlu gelişmeler sağlarlar ve başarılı kabul edilirler. Başarılı insanlar üzerinde yapılan araştırmalar, onların birçok ortak noktasının olduğunu ortaya koyuyor.&lt;br /&gt;Öncelikle başarılı insanların yüksek bir özgüvene sahip olduğu belirlenmiş. Bir başka ifade ile başarılı insanlar kendilerine değer verir ve güvenirler. Bu özgüven onların yaratıcılık için gerekli olan heyecan ve cesarete sahip olmalarını sağlar. Dolayısıyla, özgüveni olan insanlar kendilerine ulaşılması güç hedefler koymaktan çekinmezler. Ardından da bu yüksek hedefe odaklanarak onu gerçekleştirme yönünde en büyük adımı atmış olurlar.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;span id="more-199"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;Başarılı insanların hayatta belirlenmiş kişisel hedefleri ve değerleri vardır.Hangi misyona hizmet ettiklerini iyi bilirler ve başarılı olduklarında dünyanın nasıl değişeceği konusunda bir vizyona sahiptirler.Kişisel hedefleri konusunda gerçekçi ve net beklentileri vardır. Bu hedeflere ulaşmak için stratejiler geliştirir ve bu stratejileri uygularlar. Bu stratejiler bireysel yetkinlikleri ve ilişkileri geliştirecek hedefleri ve zaman planlamasını kapsar.&lt;br /&gt;Başarılı insanlar aynı zamanda kendi davranışları ve gelecekleri için sorumluluk üstlenirler. Sorumluluk üstlenen insan inisiyatif alır, risk alır ve geleceği şekillendirecek adımları belirler ve atar. Bu yaklaşım onlara daha hızlı öğrenme fırsatı sağlar.&lt;br /&gt;Bu insanlar geleceği gözlerinin önünde canlandırmak için özel çaba gösterirler. Hayal etmek, gerçekleştirmenin ilk adımıdır. Hayalleri gerçeğe dönüştürürken izlenen bir başka yol da bu hayalleri başkalarıyla paylaşmaktır. Sözlü ve/veya yazılı olarak hayallerini tekrarlayan insanlar, hem bu hayalleri daha netleştirmiş olurlar, hem de kendilerin toplum önünde hayalleri ile özdeşleştirerek kişisel sorumluluklarını pekiştirirler.&lt;br /&gt;Başarı insanlar yenilgileri kabullenip, onları aşma konusunda kararlılık gösterirler. Gerçeklerle yüzleşmeyi, başkalarının deneyimlerinden faydalanarak hataları önleyebilmeyi bilirler. Odaklandıkları hedef doğrultusunda ilerlemeyi gözleyip, davranışlarını değiştirmekten kaçınmazlar.&lt;br /&gt;Başarılı insanlar kendileri ile barışıktırlar. Dolayısıyla, yaşamlarında yüksek düzeyde stres yoktur. Ruhsal ve bedensel olarak formda ve zindedirler. Bu, onların hedeflerine odaklanabilmelerini sağlar. Onlar, uzun vadeli hedeflere odaklanır, kısa vadeli kazançlar için uzun vadeli hedeflerinden vazgeçmezler. Zamanlarını etkili kullanırlar. Hedeflerini gerçekleştirmek için gerekli, az sayıda ancak önemli adımlara odaklanırlar. Hedefleri doğrultusunda fedakarlık yapmaktan çekinmezler. Disiplin başarılı insanların ortak özelliklerindendir.&lt;br /&gt;Başarılı insanlar sadece zihinsel zekalarıyla değil, aynı zamanda duygusal zekalarıyla da farklılık yaratırlar. İnsan ilişkilerine önem verirler. Olaylara karşıdakinin gözüyle bakabilirler. İnsanlara değer verir, onlarla karşılıklı kazan-kazan türünde ilişkiler kurmaya özen gösterirler. Beraber çalıştıkları insanlara heyecan verir, onlara yetki kullanacak geniş alan bırakırlar.&lt;br /&gt;Başarılı insanların en önemli özelliklerinden biri de kendilerini sürekli olarak geliştirme çabasında olmalarıdır. Her zaman yeni bilgilere açıktırlar. Her hatayı bir öğrenme fırsatı olarak görürler. Başkalarının deneyimlerine yakın ilgi gösterir, onlardan öğrenmeye çalışırlar.&lt;br /&gt;Bu özellikler öğrenilebilir özelliklerdir. Dolayısıyla, gençlerimizi eğitirken bu özellikleri kazandırmaya da özen göstermeliyiz. Unutmamalıyız ki, “Ağaç yaşken eğilir”&lt;br /&gt;Dr. Yılmaz ARGÜDEN&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Yazıyı Gönderen Berrin hanıma teşekkür ederim.&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-51292012772351842?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/51292012772351842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/basarili-insanlarin-sirlari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/51292012772351842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/51292012772351842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/basarili-insanlarin-sirlari.html' title='BAŞARILI İNSANLARIN SIRLARI'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-4015106850664412901</id><published>2011-01-28T04:41:00.000-08:00</published><updated>2011-01-28T04:49:12.210-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli yazılar'/><title type='text'>Sesim Geliyor mu?</title><content type='html'>&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Mesajınızı karşı tarafa ulaştırmak için onların etkin bir şekilde sizi dinlemesini sağlamalısınız. Gerçekten dinleyen insanların nasıl durduğunu hiç gözlemlediniz mi? Öne eğilir, gözler konuşmacıya kilitlenir, beden dilleriyle onaylayıp söylenenlere tepki verir. Peki ya gözleyemediğiniz kısım?&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Times New Roman;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Times New Roman;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Duygusal tepkiler veriyorlar; iyi, kötü, nötr.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Etkili imajlar ve hikayeler, dinleyicilerinizin modunu istediğiniz yöne çekecektir. &lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Hüküm veriyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Hepimiz yapıyoruz. Her bilgi kırıntısı ve küçük işaretlere göre yargılama yapıyoruz. Sunumunuzun en ince ayrıntısı bile dinleyicilerinizin siz ve söyledikleriniz hakkında vereceği hükmü etkileyecektir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span id="more-217"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Dinleyiciler söylediklerinizi sizin konuştuğunuzdan daha hızı işlemden geçirirler. Araştırmalar gösteriyor ki çoğu insan konuşurken 1 dakikada 135 ila 150 kelime kullanırken, 400 ya da daha fazla kelime dinleyip bilgiyi işlemden geçirebilirler. Bazı uzmanlar bu rakamın 1000 kelimeye kadar varabileceğini savunuyor. Buna duyduklarımızın sadece yüzde 25′ini &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Kariyer stratejisti Mariette Edwards’a göre, siz konuşurken dinleyicileriniz farklı durumlar yaşıyorlar. İşte bu durumlardan bazıları.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Dinlemek isteyip istemediklerine karar veriyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Fiziksel görüntünüz, sunum materyalleriniz ve zamanlamanızla, hedef kitlenizin dikkatini yükseltmesine çalışın. Kafalarını karıştıracak nedenler yaratmaktan kaçının.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;akılda tuttuğumuz ve yüzde 75′ini kaybettiğimiz gerçeği de eklenirse, vermeye çalıştığınız mesajı ciddi bir şekilde etkileyebilecek bir iletişim dar boğazından bahsediyoruz demektir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Dikkatlerinin dağılmaması için savaşıyorlar ya da yenik düştüler bile.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Her iyi dinleyicinin bile kafası zaman zaman karışıp yoldan çıkabilir. Araştırmalar gösteriyor ki dinleyicilerin konuya ilgisini korumak için, konuşmacı her 5-7 saniyede bir onların dikkatini toparlayacak bir şey yapmalıdır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Sizi takip ediyorlar ya da kayboldular. &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Dinleyicilerinizin sizi anlamasını ve takip etmesini kolaylaştırmak için, konuşmanızı başlıklar, önemli noktalar ve fikirler şeklinde organize edin. Her bölümü bitirdikten sonra başlıkları tekrarlayın ve birkaç iyi soruyla karşınızdakilerin sizi anlayıp anlamadıklarını sınayın.&amp;nbsp;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="font-family: Times New Roman;"&gt;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp;&amp;nbsp; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Kafalarındaki sorular dikkatlerini dağıtıyor.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Konuşmanız, dinleyicilerin kafasında oluşan sorularla bölünüyor. Bu sorulmayan soruları önceden tahmin ederek yanıtlamaya çalışın. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Mesajlarınıza açık ya da kapalılar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Beden dillerini izleyin. Size onlarla iyi bir bağlantı kurup kuramadığınız konusunda bilgi verecektir.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Ne kadar dinlemeleri gerektiği ve ne kadar dinlemek zorunda olduklarını ölçüyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Dinlemeniz gerektiğinde, ne söylendiği daha fazla önem kazanır. Hedef kitlenizin dinleme ihtiyacını arttırmak için, mesajınızı kişiye özel ve hayati önem taşıyan bir hale getirin. Dinleyicilerinizin istek ve ihtiyaçlarını ortaya çıkaracak sorular sorun ve o noktalara çalışın. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Sonucu oluşturuyorlar.&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt; Belki de sonuca ulaşmaları için onlara verdiğiniz sunumdan çok önce sonuca varmış olabilirler. Sizin istediğiniz sonuca varmaları için onlara yardımcı olun. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;Bilgi güçtür. İnsanların nasıl dinlediği hakkında daha fazla bilgi sahibi oldukça, konuşmalarınızda daha başarılı olacaksınız. &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: Verdana, sans-serif; font-size: 10pt;"&gt;&lt;span style="color: #f3f3f3;"&gt;Yazar : &lt;strong&gt;Berna Çetin&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-4015106850664412901?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/4015106850664412901/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/sesim-geliyor-mu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4015106850664412901'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4015106850664412901'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/sesim-geliyor-mu.html' title='Sesim Geliyor mu?'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-8870377982293721288</id><published>2011-01-28T04:39:00.002-08:00</published><updated>2011-01-28T04:39:45.130-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='önemli yazılar'/><title type='text'>Onarmaya çalışmak mı, yıkıp yeniden başlamak mı?</title><content type='html'>Kumdan bir kale düşünün. Çevresine güzel su kanalları yapmış, hendekler kazmışsınız.&lt;br /&gt;Yalnız öyle bir yere inşa etmişsiniz ki kalenizi, dalgalar güçlendikçe önce su kanalları doluyor, sonra heybetli surlarınız tuzlu suyun ellerinde giderek erimeye başlıyor.&lt;br /&gt;Sizse elinizde küçük plastik kovanız, sahilden topladığınız kuru kumlarla surları onarmaya çalışıyorsunuz. Yaptığınız yamalar, bir sonraki dalganın darbesiyle çirkin şekiller almaya başlıyor.&lt;br /&gt;Küçük plastik kovanızla habire koşturup duruyorsunuz. Kan, ter ve panik içinde!..&lt;span id="more-287"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;O kadar odaklanmışsınız ki “onarmaya”, bu yıkımın artık sizin kontrolünüzde olmadığını göremiyorsunuz.&lt;br /&gt;Oysa bir dursanız, durup da yukarıdan baksanız kaleye, çamur haline gelmiş surlara ve dalgalara; onarmaya harcadığınız sürede yepyeni bir kale inşa edilebileceğini göreceksiniz. Denizin biraz ötesinde, yeni bir başlangıç yapabileceksiniz.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yaşam da birçoğumuz için böyle geçip gidiyor.&lt;br /&gt;Katlanamadığımız bir işimiz, sevmediğimiz bir çalışma ortamımız ya da gururumuzu inciten bir yöneticimiz oluyor bazen.&lt;br /&gt;“Alışmaya” çalışıyoruz. İncinen yerlerimize her gün küçük yamalar dikiyoruz.&lt;br /&gt;Ertesi gün sökülüyor yamalarımız, yara bere içinde, delik deşik, yorgun argın dönüyoruz evlerimize. “İşimi sevmiyorum ama dayanmak zorundayım!” diyoruz. Her şeyi bırakıp düşlerimizin peşinden gitmek, bir lüksmüş, şımarıklıkmış gibi görünüyor gözümüze. Öyle ki utanıyoruz da bazen, gitme düşlerimizden!&lt;br /&gt;Parasal anlamda risk alalım ya da almayalım; “Çevrem ne der? Yıllardır çalışıp aldığım terfilerim ne olur?” kaygılarımız, hırslarımızdan ve profesyonel (!) değerlerimizden vazgeçemeyişimiz ve daha birçok neden bile bizi yeni başlangıçlardan alıkoyabiliyor.&lt;br /&gt;Aynı durum ilişkiler için de, bitmiş ama süregelen evlilikler için de, hani o hep gidip yerleşmek istediğimiz huzur dolu sahil kasabası için de geçerli; değil mi?&lt;br /&gt;Bazen bir şeyi onarmak için, önce tamamen yıkmak gerekmez mi?&lt;br /&gt;Hayatınızdaki bazı kumdan kaleler, denize karışmayı çoktan hak etmedi mi&lt;a href="http://guzelyazilar.wordpress.com/"&gt;?&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Yazar : Deniz Yalım Kadıoğlu&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-8870377982293721288?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/8870377982293721288/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/onarmaya-calsmak-m-ykp-yeniden-baslamak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8870377982293721288'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8870377982293721288'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/onarmaya-calsmak-m-ykp-yeniden-baslamak.html' title='Onarmaya çalışmak mı, yıkıp yeniden başlamak mı?'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6012321034153421894</id><published>2011-01-28T04:39:00.000-08:00</published><updated>2011-01-28T04:39:02.810-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel'/><title type='text'>KARINCA ÍLE ASLAN !</title><content type='html'>&lt;div class="post"&gt;Küçük bir Karınca her sabah erkenden işine gelir ve neşe içinde çalışmaya başlardı…..&lt;br /&gt;Çok çalışır… Çok üretir... Ve bunları keyif içinde yapardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Patronu Aslan, Karınca’nın başında yöneticisi olmadan kendiliğinden bu kadar hevesle çalışmasına çok şaşırırdı. Bir gün karı ve verimliliği arttırmak için aklına parlak bir fikir geldi. Eğer Karınca, başında bir yönetici bile olmadan bu kadar üretken olabiliyorsa, bir de başarılı bir yöneticisi olsa neler yapardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun üzerine, müthiş bir yöneticilik kariyeri olan ve yazdığı raporlarla ünlü Hamamböceği’ni işe aldı. Hamamböceği işe öncelikle bir saat alarak başladı. Böylece Karınca’nın çalıştığı saatleri tam olarak ölçebilecekti. İş saatlerinde gevşekliğe müsaade etmeyecekti. Elbette raporlarını düzenleyecek bir sekretere de ihtiyacı olacaktı. Bu nedenle hem telefon trafiğini yönetmek ve hem de arşiv işleri için Örümcek’i işe aldı.&lt;br /&gt;&lt;a name='more'&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Aslan, gelişmelerden çok memnundu. Hamamböceği’nin hazırladığı raporlar gerçekten harikaydı. Hatta ondan üretim hızını ölçen ve karlılığı analiz eden renkli grafikler de hazırlamasını istedi. Böylece bu raporları ortaklarına sunum yaparken kullanabilecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hamamböceği, bu raporları üretebilmek için yeni bir bilgisayara ve donanıma ihtiyaç duydu. Artık artan ekipmanlar için de artık bir bilgi işlem departmanı oluşturmanın zamanı gelmişti. Bu işleri idare etmek için Sinek’i işe aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir zamanlar mutlu, üretken ve rahat olan Karınca bu yeni toplantı düzeninden ve evrak işlerinden yılmıştı. Zamanın büyük bir kısmını sorulan soruları cevaplamak ve evrak işleri yapmakla geçiyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslan, Karınca’nın bölümünün giderek büyümesinden memnundu. Bölümü daha da büyütmek üzere bir üstyöneticiye ihtiyaç olduğunu düşündü. Ve bölüm başkanı olarak başarıları ile ünlü Ağustosböceği’ni işe aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi rahatına ve keyfine düşkün Ağustosböceği’nin ilk icraatı ofisi rahat edebileceği yeni mobilyalarla döşemek oldu. Tabi ki kendisinin yeni bir bilgisayara, bütçe kontrol ve stratejik verimlilik planı hazırlanması için kişisel bir yardımcıya ihtiyacı vardı. Bunun üzerine eski işyerindeki yardımcısını işe aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Karınca’nın çalıştığı yer giderek kimsenin gülmediği, neşesiz ve mutsuz bir mekana dönüşmüştü. Ağustosböceği, patronu Aslan’ı ortamın ruh halini değiştirecek bir çalışma yapılması gerektiğine ikna etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunu üzerine, Karınca’nın bölümünde olup bitenleri gözden geçiren Aslan, üretimin ve karlılığın dramatik bir şekilde düştüğünü farketti. Hemen, son derece itibarlı ve iyi tanınmış bir Danışman olan Baykuş’u sorunu çözmesi için işe aldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baykuş, Karınca’nın departmanında 3 ay geçirdi. Bu hummalı çalışmanın ardından ciltlerce süren muhteşem bir rapor yazdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Raporun sonucu şuydu: “Departmanda aşırı istihdam vardı”.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aslan, raporu inceledikten sonra dramatik bir karar verdi. Ve, elbette, ilk olarak negatif tavırlarıyla dikkat çeken, mutsuz ve çalışma isteğini kaybetmiş olan Karınca’yı işten çıkardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-6012321034153421894?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/6012321034153421894/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/karinca-ile-aslan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6012321034153421894'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6012321034153421894'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2011/01/karinca-ile-aslan.html' title='KARINCA ÍLE ASLAN !'/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-3730070669542379881</id><published>2009-02-20T03:18:00.002-08:00</published><updated>2009-02-20T03:19:26.504-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Bir Saat&lt;/title&gt;&lt;link href="BiR%20SAATiNi%20BANA%20AYIRIR%20MISIN_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt; 	font-family:Arial; 	mso-font-kerning:0pt; 	font-weight:normal;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;h1&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;BIR SAAT&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Adam yorgun argın eve döndüğünde 5  yaşındaki oğlunu kapının önünde beklerken bulmuş.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Çocuk babasına:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Baba 1 saatte ne kadar para  kazanıyorsun?" diye sormuş. Zaten yorgun gelen adam "bu seni ilgilendirmez" diye  cevaplamış. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Bunun üzerine çocuk:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Babacığım lütfen bilmek istiyorum" diye  cevap vermiş. Adam,&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"İlla ki  bilmek istiyorsan 20 dolar kazanıyorum" diye cevap vermiş. &lt;span style=""&gt;     &lt;/span&gt;Bunun üzerine çocuk,&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Peki bana 10 dolar borç verir  misin?" diye sormuş. Adam iyice sinirlenip:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Benim, senin saçma oyuncaklarına veya  benzeri şeylerine &lt;span class="SpellE"&gt;ayıracak&lt;/span&gt; param yok hadi derhal odana  git ve kapını kapat" demiş. Çocuk sessizce odasını çıkıp kapısını kapatmış adam  sinirli &lt;span class="SpellE"&gt;sinirli&lt;/span&gt; bu çocuk nasıl böyle şeylere cesaret  eder diye düşünmüş aradan bir saat &lt;span class="SpellE"&gt;geçtikten&lt;/span&gt; sonra  adam biraz daha sakinleşmiş ve çocuğa parayı neden istediğini bile sormadığını  düşünmüş belki de gerçekten lazımdı. Yukarı çocuğun odasına çıkmış ve kapıyı  açmış. Yatağında olan çocuğa:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Uyuyor musun?"  diye sormuş.  Çocuk,&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Hayır"  demiş.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Al bakalım istediğin 10 doları sana az  önce sert davrandığım için üzgünüm ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim"  demiş.  Çocuk sevinçle haykırmış:&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Teşekkür ederim babacığım"&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Yastığının altından diğer buruşuk  paraları çıkarmış adamın suratına bakmış ve yavaşça paraları saymış bunu gören  adam iyice sinirlenerek:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Paran  olduğu halde neden benden para istiyorsun?" demiş. Çocuk,&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"Ama yeterince yoktu"  demiş ve paraları  babasına uzatarak:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;"İşte 20  dolar, 1 SAATİNİ BANA AYIRIR MISIN?" demiş...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-3730070669542379881?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/3730070669542379881/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-saat-bir-saat-adam-yorgun-argn-eve.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3730070669542379881'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3730070669542379881'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-saat-bir-saat-adam-yorgun-argn-eve.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7760247421270975830</id><published>2009-02-20T03:18:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:18:27.540-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Bir Masal Gibi&lt;/title&gt;&lt;link href="BiR%20MASAL%20GiBi_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p.MsoFooter, li.MsoFooter, div.MsoFooter 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	tab-stops:center 8.0cm right 16.0cm; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:#743418;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;BİR  MASAL GİBİ&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Dondurucu  soğukta bir an önce evime varabilmek için&lt;br /&gt;hızla yürürken, ayağımın ucunda  bir cüzdan gördüm..&lt;br /&gt;Hemen aldım. Sahibini gösteren bir kimlik vardır  diye&lt;br /&gt;acele &lt;span class="SpellE"&gt;acele&lt;/span&gt; açtım.. İçinde üç dolar ve sararıp  kat yerleri&lt;br /&gt;yıpranmış eski bir zarftan başka bir şey yoktu... &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sol  üst köşede yalnızca gönderenin adresi, alıcı adresi&lt;br /&gt;yerinde bir posta kutusu  numarası vardı. Bir ipucu&lt;br /&gt;bulabilmek belki biraz da merakımı giderebilmek  için&lt;br /&gt;zarfı açtım ve içindeki mektubu okumaya başladım.&lt;br /&gt;Mektup, sol yanı  çiçek resmiyle süslenmiş bir kağıda,&lt;br /&gt;özenli bir el yazısıyla yazılmıştı ve  "Sevgili &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;diye başlıyordu.. Ve "Annesi  yasakladığı için&lt;br /&gt;onu bir daha göremeyeceğini" anlatarak&lt;br /&gt;devam ediyor..  "Ama sakın unutma, seni daima&lt;br /&gt;seveceğim" diye bitiyor.. İmza.. &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt;!.. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Elimde  yalnızca, mektubu yazan kişiyle, mektubun&lt;br /&gt;yazıldığı kişinin birinci adları  vardı. Eve gider gitmez&lt;br /&gt;hemen telefon idaresini aradım.Görevli kişi,  kendisine&lt;br /&gt;bildirdiğim adreste yaşayanların telefon numarasını&lt;br /&gt;vermesinin  yasalara aykırı olduğunu söyledi. Fakat&lt;br /&gt;ısrarım karşısında: "Belki, size  yardımcı olabilirim" dedi.&lt;br /&gt;"Bu adreste bulunan numaraya telefon ederim ve  onlar&lt;br /&gt;Kabul ederlerse, sizi görüştürebilirim lütfen bekleyin.."&lt;br /&gt;dedi. İki  üç dakika sonra görevlinin sesi geldi..&lt;br /&gt;"Bağlıyorum efendim." Telefonda,  karşıdaki hanıma&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt; diye birini tanıyıp,  tanımadığını" sordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Bu evi, 30 yıl evvel, &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt; diye kızları olan bir aileden&lt;br /&gt;aldık" dedi. "Peki  yeni adreslerini biliyor musunuz?.."&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt;  annesini bir huzurevine yatıracaktı. Oradan takip&lt;br /&gt;ederseniz, belki adres  bulursunuz.." deyip bana huzurevinin&lt;br /&gt;adını verdi.. Hemen aradım.. Yaşlı anne  yıllar önce ölmüş..&lt;br /&gt;Ama kızına ait eski bir telefon numarası var. Belki  oradan&lt;br /&gt;bilirlermiş.. "Bunların hepsi aptalca aslında" dedim&lt;br /&gt;kendi  kendime.. İçinde sadece 3 dolar ve 60 yıl önce&lt;br /&gt;yazılmış bir mektup bulunan  cüzdanın sahibini aramak&lt;br /&gt;için bunca zahmete ne gerek var ki.. Aradım  numarayı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kadın "Şimdi &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah'nın&lt;/span&gt; kendisi  bir huzurevinde"&lt;br /&gt;dedi ve numarayı verdi. Hemen orayı çevirdim..  Ses;&lt;br /&gt;"Evet, &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt; burada yaşıyor" dedi.. Saat ona  geliyordu&lt;br /&gt;ama hemen yola çıktım, &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah'yı&lt;/span&gt; görmek  için..&lt;br /&gt;Devasa bir binanın üçüncü katında şirin bir oda.. Gümüş&lt;br /&gt;saçlı,  sıcak tebessümlü bir yaşlı kadın.. Gözlerinin içi ışıl&lt;br /&gt;ışıl ama.. Anlattım  olanları.. Cüzdanı ve mektubu gösterip..&lt;br /&gt;Derin bir iç çekti mektuba bakarken  ve "Genç adam" dedi,&lt;br /&gt;"Bu mektup, &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt; ile son  kontağımdı.. Onu öyle&lt;br /&gt;seviyorum ki.. &lt;span class="SpellE"&gt;Sean&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Connery&lt;/span&gt; gibi yakışıklıydı.. Hani şu&lt;br /&gt;meşhur aktör.. Ama  ben 16 yaşındaydım.. Çok küçüğüm&lt;br /&gt;diye annem kesinlikle izin vermedi.." Derin  bir nefes daha..&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Goldstein&lt;/span&gt; harika bir insandı. Eğer bulabilirseniz&lt;br /&gt;ona  söyleyin lütfen.. Onu hep düşündüm.. Hep.." Bir ufak&lt;br /&gt;sessizlik.. Bir derin  nefes daha.." Ve onu hep sevdim.."&lt;br /&gt;İki damla yaş damladı elindeki mektuba,  ıslanan gözlerden..&lt;br /&gt;"Ve hiç evlenmedim.. &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;  gibi birisini bulamadım ki.."&lt;br /&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah'ya&lt;/span&gt; teşekkür  edip odadan çıktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binadan çıkarken danışmada beni karşılayan kız &lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt; Hanım yardımcı olabildi mi size" dedi.."  Hiç&lt;br /&gt;değilse bunun sahibinin soyadını öğrendim" dedim..&lt;br /&gt;Cüzdanı elimde  sallayarak.. O sırada yanımda dikilip duran&lt;br /&gt;hademe bağırdı.." Hey baksana..  Bu Bay &lt;span class="SpellE"&gt;Michael'ın&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;cüzdanı.. Üzerindeki bu kırmızı  şeritten onu nerde&lt;br /&gt;görsem tanırım.. Cüzdanını hep kaybederdi zaten..&lt;br /&gt;Üç  kere ben buldum, koridorlarda..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;  sekizinci katta yaşıyordu.. Ok gibi fırladım&lt;br /&gt;tekrar asansöre. &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt; yatmamıştı. Okuma odasında&lt;br /&gt;kitap okuyordu.  Hemşire beni ve elimdeki cüzdanı gösterdi.&lt;br /&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;  elini arka cebine attı, hızla.. Sonra sevinçle "Evet&lt;br /&gt;bu benim cüzdanım"  dedi. "Öğleden sonraki yürüyüş&lt;br /&gt;sırasında kaybetmiş olmalıyım. Size teşekkür  borçluyum."&lt;br /&gt;"Hiçbir şey borçlu değilsiniz" dedim. "Ama özür dilerim.&lt;br /&gt;İpucu  bulmak için açtım ve içindeki mektubu okudum."&lt;br /&gt;"Mektubu mu okudun?" "Sadece  okumakla kalmadım.&lt;br /&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah'yı&lt;/span&gt; da buldum.." "Buldun  mu? Nerde? İyi mi?&lt;br /&gt;Hala eskisi gibi güzel mi. Söyle, lütfen söyle.."&lt;br /&gt;"Çok  iyi.. Hem de harika" dedim, yavaşça.. "Bana onun&lt;br /&gt;telefon numarasını ver.  Yarın onu hemen arayacağım."&lt;br /&gt;Elime sımsıkı sarıldı.. "O benim tek aşkımdı..  Onu&lt;br /&gt;öyle sevdim ki, asla evlenmedim.. Çünkü bu mektup&lt;br /&gt;geldiğinde  hayatım, anlamsal olarak bitmişti."&lt;br /&gt;"Bay &lt;span class="SpellE"&gt;Goldstein&lt;/span&gt;" dedim.. "Gelin benimle.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Asansörle  üçüncü kata indik.. Odanın kapısı açıktı.&lt;br /&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt;  sırtı kapıya dönük televizyon izliyordu..&lt;br /&gt;Hemşire ona yaklaştı, omzuna  dokundu.. "&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt;"&lt;br /&gt;dedi.. "Bu bay'ı tanıyor musun?"  Gözlüklerini&lt;br /&gt;ayarladı bir an baktı, tek kelime etmeden..&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;" dedi, &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;, kapıda,  kısık sesle..&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt;.. Ben &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;.. Beni tanıdın mı?.."&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;" diye yutkundu &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt;.  "İnanmıyorum..&lt;br /&gt;Bu sensin. Benim &lt;span class="SpellE"&gt;Michael'ım&lt;/span&gt;." &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Hannah'ya&lt;/span&gt; doğru yürüdü  yavaşça. Sarıldılar.&lt;br /&gt;Hemşire yanıma geldiğinde onun da gözleri  yaşlıydı..&lt;br /&gt;"Gördün mü, bak?" dedim "Yaşamda, yaşanması&lt;br /&gt;gereken her şey,  er &lt;span class="SpellE"&gt;ya&lt;/span&gt; da geç, &lt;span class="SpellE"&gt;birgün&lt;/span&gt;  kesinlikle yaşanacaktır."&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;***  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Üç  hafta sonra beni huzurevinden aradılar.&lt;br /&gt;Pazar günü bir nikah vardı..  Gelebilir miydim?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harika bir nikah töreni idi. &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt; ve &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;beni nikah  şahidi yaptılar üstelik. &lt;span class="SpellE"&gt;Hannah&lt;/span&gt; açık&lt;br /&gt;bej elbisesi  içinde çok güzeldi.. &lt;span class="SpellE"&gt;Michael&lt;/span&gt; de&lt;br /&gt;lacivert takımı  içinde hala çok yakışıklı..&lt;br /&gt;Bir nikah tanığı olarak söylüyorum bu  gözlemlerimi…&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Aşklarını  &lt;span class="SpellE"&gt;onsekiz&lt;/span&gt; yaşın heyecanı ve duygusuyla yaşayan&lt;br /&gt;76  yaşındaki gelin ile 79 yaşındaki damadın nikahında&lt;br /&gt;keşke siz de  bulunsaydınız… Altmış yıl önce bittiği&lt;br /&gt;sanılan bir aşk öyküsünün, altmış yıl  sonra, kaldığı&lt;br /&gt;yerden nasıl filizlendiğine siz de tanık  olacaktınız.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çeviren:  Nuray &lt;span class="SpellE"&gt;Bartoschek&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7760247421270975830?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7760247421270975830/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-masal-gibi-bir-masal-gibi-dondurucu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7760247421270975830'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7760247421270975830'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-masal-gibi-bir-masal-gibi-dondurucu.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6287128239387273607</id><published>2009-02-20T03:17:00.002-08:00</published><updated>2009-02-20T03:18:02.955-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Bir Cocugun Duyarliligi&lt;/title&gt;&lt;link href="BiR%20COCUGUN%20DUYARLILIGI_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"MS Mincho"; 	panose-1:2 2 6 9 4 2 5 8 3 4; 	mso-font-alt:"\FF2D\FF33 \660E\671D"; 	mso-font-charset:128; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:fixed; 	mso-font-signature:1 134676480 16 0 131072 0;} @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:"\@MS Mincho"; 	panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; 	mso-font-charset:128; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:fixed; 	mso-font-signature:1 134676480 16 0 131072 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoPlainText, li.MsoPlainText, div.MsoPlainText 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Courier New"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 57.6pt 70.85pt 57.6pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoPlainText" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;BİR  ÇOCUĞUN DUYARLILIĞI&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Bir pastanın üç otuz paraya  satıldığı günlerde 10 yaşında bir &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;çocuk pastaneye girdi. Garson kız  hemen koştu.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Çocuk sordu: "Çikolatalı  pasta kaç para?.." &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;"50 &lt;span class="SpellE"&gt;cent&lt;/span&gt;!.." &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Çocuk cebinden çıkardığı  bozukları saydı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Bir daha sordu: "Peki  dondurma ne kadar.." &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;"35 &lt;span class="SpellE"&gt;cent&lt;/span&gt;" dedi garson kız sabırsızlıkla.. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Dükkanda yığınla müşteri  vardı ve kız hepsine tek başına &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;koşuşturuyordu.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Bu çocukla daha ne kadar  vakit geçirebilirdi ki... &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Çocuk parasını bir daha saydı  ve "Bir dondurma alabilir miyim &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;lütfen" dedi.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Kız dondurmayı getirdi. Fişi  tabağın kenarına koydu ve öteki &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;masaya koştu.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Çocuk dondurmasını bitirdi.  Fişi kasaya ödedi. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Garson kız masayı temizlemek  üzere geldiğinde, gözleri doldu &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;            &lt;/span&gt;birden. Masayı sanki akan yaşları  ile temizleyecekti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                  &lt;/span&gt;Bos dondurma tabağının  yanında çocuğun bahşiş olarak &lt;span style=""&gt;       &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;   &lt;/span&gt;bıraktığı 15 &lt;span class="SpellE"&gt;cent&lt;/span&gt; duruyordu &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-6287128239387273607?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/6287128239387273607/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-cocugun-duyarliligi-bir-cocugun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6287128239387273607'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6287128239387273607'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-cocugun-duyarliligi-bir-cocugun.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2961008235363725741</id><published>2009-02-20T03:17:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:17:47.685-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;HERKESiN DUASI KENDiNE GORE&lt;/title&gt;&lt;link href="HERKESiN%20DUASI%20KENDiNE%20GORE_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;HERKESİN   DUASI  KENDİNE  GÖRE&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Dünya bir  tuzaktır, tanesi de arzulardır." &lt;b&gt;Hz. Mevlana&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kayseri  Oto Sanayii'nde çalışan kaporta ustalarından biri, acil ödenmesi  gereken&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bir senet  borcunun günü geldiği için kendi kendine dua ediyormuş:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Allah'ım  hiçbir kardeşime bir şey olmadan, borcumu ödemem için bana iki  devrik,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bir çarpık  araba gönder."&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Ülkemizin  trafik kazalarında dünya şampiyonluğu herkesin malumu... &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çok  geçmeden kaporta ustasının duası kabul olmuş ve ustaya iki devrik,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bir çarpık  araba gelmiş tamir için... Ve hemen arabalar tamir edilip senet borçları  ödenmiş.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bir müddet  sonra 'iki devrik bir çarpık araba' duasının sahibi kaportacı,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;halı  sahada top oynarken düşünce ayağı çıkmış ve soluğu meşhur bir kırıkçı-çıkıkçıda  almış.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çıkıkçıdan  içeri girdiğinde kendi ettiği 'iki devrik bir çarpık duası' hatırına  gelmiş.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Usta,  dayanamamış sormuş kırıkçıdan çocuğuna:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Ayağı  kırılan, çıkan çok olsun diye çok dua ediyor musun?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Uyanık  çocuk cevap vermiş. "Tarihi ustacığım. Siz nasıl devrik ve çarpık  arabadan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;para  kazanıyorsanız biz de kırık çıkıktan para kazanıyoruz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Anlaşılan,  kaporta ustası gelmeden önce çocuk ve babası da "iki kırık bir çıkık" duası  yapmış!..&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2961008235363725741?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2961008235363725741/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/herkesin-duasi-kendine-gore-herkesin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2961008235363725741'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2961008235363725741'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/herkesin-duasi-kendine-gore-herkesin.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7748280919747565383</id><published>2009-02-20T03:16:00.000-08:00</published><updated>2009-02-20T03:17:13.312-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Son Ders&lt;/title&gt;&lt;link href="BiLGiSAYARCININ%20SON%20DERSI_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} tt 	{font-family:"Courier New"; 	mso-ascii-font-family:"Courier New"; 	mso-fareast-font-family:"Courier New"; 	mso-hansi-font-family:"Courier New"; 	mso-bidi-font-family:"Courier New";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;tt&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;SON  DERS&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/tt&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Bir &lt;span class="SpellE"&gt;profösörün&lt;/span&gt;  mezun edeceği talebelerine verdiği son ders: &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bilgisayar  Mühendisi Arkadaş, İnşallah iyi bir donanımcı veya iyi bir yazılımcı veya iyi  bir &lt;span class="SpellE"&gt;networkçü&lt;/span&gt; veya iyi bir sistem yöneticisi  olacaksın. &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Yalnız  şu mühim meseleleri sakın aklından çıkarma;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Bu kainatın öyle bir donanımcısı vardır  ki, bütün mevcudâtı ve &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;   içinde yer yüzünü &lt;span class="SpellE"&gt;create&lt;/span&gt; etmiş, güneşi bir &lt;span class="SpellE"&gt;power&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;source&lt;/span&gt;, ayı bir &lt;span class="SpellE"&gt;system&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;clock&lt;/span&gt; yapmış. O &lt;span class="SpellE"&gt;power&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;source'dur&lt;/span&gt; ki kesintiye  uğramaz ve o &lt;span class="SpellE"&gt;system&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;clocktur&lt;/span&gt;  ki şaşmaz ve şaşırmaz, o donanımcının ilminin ve sanatının nihayetsizliğini  gösterir. &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu  zât aynı zamanda öyle yüce bir programcıdır ki, şu muazzam dünya üzerinde  çalışacak şekilde koca hayat programını yazmış, &lt;span class="SpellE"&gt;yüzbinlerce&lt;/span&gt; yıldan fazladır, &lt;span class="SpellE"&gt;error&lt;/span&gt;  verdirmeden, &lt;span class="SpellE"&gt;crash&lt;/span&gt; ettirmeden çalıştırıyor.  &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Eğer  onun ne kadar iyi bir programcı olduğunu da anlamak istersen, önce kendine bak.  Gözünle göremediğin küçücük bir hücrene bütün kodunu &lt;span class="SpellE"&gt;save&lt;/span&gt; etmiş ve yine o küçücük hücrende &lt;span class="SpellE"&gt;execute&lt;/span&gt; ettiriyor. Madem ki DNA'nın bir program olduğu  apaçıktır, ve bir program programcısız olamaz demek ki, senin programcılığın  ancak o büyük zâtın programcılığına ancak bir ayna hükmündedir.  &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Yine  senin bütün hücrelerinden oluşturduğu &lt;span class="SpellE"&gt;network'ün&lt;/span&gt;  içinde hadsiz protokollerle o hücreleri konuşturduğu gibi, madem ki senin de  diğer insanlarla türlü dillerde ve protokollerde konuşabilmen için gerekli  donanımı yanına vermiştir, öylece de gördürüyor, konuşturuyor ve dinletiyor. Ve  madem ki sen etrafındaki bütün cisimlerden haber alasın diye ışık, ses gibi  türlü &lt;span class="SpellE"&gt;mediayı&lt;/span&gt; hazırlamış kullandırıyor, ve sen bunları  keşfeder, kullanır fakat &lt;span class="SpellE"&gt;upgrade&lt;/span&gt; edemezsin, o halde  öyle büyük bir &lt;span class="SpellE"&gt;network&lt;/span&gt; uzmanı zât vardır ki senin her  türlü ihtiyacını bilir, ona göre teçhizatını verir. Senin &lt;span class="SpellE"&gt;networkçülüğün&lt;/span&gt; ancak onun, sonsuz ilminden sana verdiği bir  küçük parça ve bir büyük nimettir. &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Arkadaş,  aldanma! Şu güzel dünya hayatı programı bir &lt;span class="SpellE"&gt;limited&lt;/span&gt;  &lt;span class="SpellE"&gt;trial&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;version'dur&lt;/span&gt;,  görüyorsun ki elde ettiğin malı mülkü hiç bir surette &lt;span class="SpellE"&gt;save&lt;/span&gt; edemiyorsun. Öyle ise, bu kâinat yazılımını yazanı  tanı. Hem hiç mümkün müdür ki bir programcı bu kadar güzel bir program yapsın ve  yaptığı programda &lt;span class="SpellE"&gt;about&lt;/span&gt; kesimi koyup kendini  tanıttırmasın. Öyle ise bu kainatın en büyük donanımcısı, programcısı, &lt;span class="SpellE"&gt;networkçüsü&lt;/span&gt; ve sistem yöneticisi olan zâtın her yere  işlediği &lt;span class="SpellE"&gt;about&lt;/span&gt; kesimlerini gör, öğren, &lt;span class="SpellE"&gt;full&lt;/span&gt; versiyonunu kazanmak için çalış. &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Unutma  ki hiç bir hareketin atlanmadan çok dikkatli &lt;span class="SpellE"&gt;loglar&lt;/span&gt;  tutuluyor. Bu &lt;span class="SpellE"&gt;loglar&lt;/span&gt; her şeye gücü yeten o sistem  yöneticisi tarafından &lt;span class="SpellE"&gt;open&lt;/span&gt; edilip &lt;span class="SpellE"&gt;check&lt;/span&gt; edilecektir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Amann&lt;/span&gt; ha &lt;span class="SpellE"&gt;diccat&lt;/span&gt;!...&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7748280919747565383?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7748280919747565383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/son-ders-son-ders-bir-profosorun-mezun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7748280919747565383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7748280919747565383'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/son-ders-son-ders-bir-profosorun-mezun.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-322808069016268666</id><published>2009-02-20T03:15:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:15:46.086-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;BES MAYMUN&lt;/title&gt;&lt;link href="BES%20MAYMUN_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} h1 	{mso-style-next:Normal; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	text-indent:45.0pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	page-break-after:avoid; 	mso-outline-level:1; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt; 	font-family:Arial; 	mso-font-kerning:0pt; 	font-weight:normal;} p.MsoBodyText, li.MsoBodyText, div.MsoBodyText 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:10.0pt; 	font-family:Arial; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;h1&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;               &lt;/span&gt;BEŞ  MAYMUN&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/h1&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoBodyText" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kafese beş maymunu koyarlar, ortaya da bir  merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar. Her bir maymun merdivenleri  çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar. Her bir  maymun aynı denemeye giriştiğinde çok soğuk suyla ıslatılır, bütün maymunlar bu  denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bir  süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye  başlanır. Su kapatılıp, maymunlardan biri dışarı alınıp ve yerine yeni bir  maymun konulur, ilk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur.  Fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler. Daha sonra  ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla değiştirilir ve merdivene ilk  yaptığı atakta dayak yer, bu ikinci yeni maymunu en şiddetli ve istekli döven  ilk yeni maymundur. Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. En yeni gelen  maymun da ilk atağında cezalandırılır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Diğer  dört maymundan yeni gelen ikisinin, en yeni gelen maymunu niye dövdükleri  konusunda hiçbir fikirleri yoktur. Son olarak en baştaki ıslanan maymunların  dördüncüsü ve beşincisi de yenileriyle değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz  asılı olduğu halde artık hiçbiri merdivene yaklaşmamaktadır.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Neden  mi? Çünkü burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmektedir...'&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-322808069016268666?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/322808069016268666/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bes-maymun-bes-maymun-kafese-bes.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/322808069016268666'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/322808069016268666'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bes-maymun-bes-maymun-kafese-bes.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6388095849481703972</id><published>2009-02-20T03:15:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:15:29.022-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Kendi Elimizden&lt;/title&gt;&lt;link href="BASA%20GELEN%20MUSIBETLER_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:Tahoma; 	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:553679495 -2147483648 8 0 66047 0;} @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(51, 0, 255); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;HEP  KENDİ ELİMİZDEN&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(51, 0, 255); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                &lt;/span&gt;"Başınıza gelen herhangi bir  musibet, kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir" &lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;[Kuran-ı Kerim, Şura, 30] &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Portekiz'de 27 yaşındaki &lt;span class="SpellE"&gt;Sophie&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Lagoa&lt;/span&gt; ismindeki bir kadın  sürücü, sarhoş bir vaziyette araba kullandığı gerekçesiyle trafik polisleri  tarafından yakalanarak mahkemeye sevk edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Kadın, oldukça ağır olan bu trafik  cezasından kurtulabilmek için sahasında çok iyi bir avukat olan &lt;span class="SpellE"&gt;Eduardo&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Borja&lt;/span&gt; ile anlaşır. Avukat,  bütün meslekî marifetlerini kullanarak bayan &lt;span class="SpellE"&gt;Sophie'yı&lt;/span&gt;  ceza almaktan kurtarır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;Başına gelen musibetten ders alıp uslanmayan &lt;span class="SpellE"&gt;Sophie&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Lagoa&lt;/span&gt;, &lt;span class="SpellE"&gt;beraatini&lt;/span&gt; kutlamak için bir bara gidip sarhoş oluncaya kadar  içer. Daha sonra da yine sarhoş vaziyette direksiyonun başına geçer. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Ve o sarhoş kafayla yolda  giderken bir vatandaşa çarparak onu yirmi metre kadar arabasıyla sürükler.  Perişan vaziyette hastaneye kaldırılan adam bütün müdahalelere rağmen  kurtarılamayarak ölür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;Bayan &lt;span class="SpellE"&gt;Sophie&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Lagoa&lt;/span&gt;,  hapishanenin yolunu tuttuktan günler sonra, arabasıyla çarparak ölümüne sebep  olduğu adamın, kendisini sarhoş araba kullandığı gerekçesiyle ceza almaktan  kurtaran avukat &lt;span class="SpellE"&gt;Eduardo&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Borja&lt;/span&gt; olduğunu öğrenecektir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-6388095849481703972?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/6388095849481703972/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/kendi-elimizden-hep-kendi-elimizden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6388095849481703972'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6388095849481703972'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/kendi-elimizden-hep-kendi-elimizden.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6932326038806494542</id><published>2009-02-20T03:14:00.004-08:00</published><updated>2009-02-20T03:15:08.859-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;FOTOGRAF SAKASINDAN GERCEGE&lt;/title&gt;&lt;link href="FOTGRAF%20SAKASINDAN%20GERCEGE_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin-left: 27pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;FOTOĞRAF   ŞAKASINDAN  GERÇEĞE&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 27pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Ya   hayır  söyle, &lt;span class="SpellE"&gt;ya&lt;/span&gt; sus"&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;   &lt;b&gt;Hadis-i Şerif&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 27pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Dil,  Allah'ın ademoğluna bahşettiği en büyük nimetlerden biridir. Fakat insan bu  nimeti kullanmadan önce çok&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;düşünmeli,  maksadını ifade ederken &lt;span class="SpellE"&gt;ağzindan&lt;/span&gt; çıkanlara özen  göstermelidir. Çünkü insanın ağzından çıkan sözler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;dua yerine  geçip insanı o ifadenin anlamı çerçevesinde bir neticeye &lt;span class="SpellE"&gt;mahküm&lt;/span&gt; edebilir. Tıpkı anlatılan ibretli&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;hadisede  olduğu gibi:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 27pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Yaz  sezonunda arkadaşlarıyla birlikte Bozcaada'da tatil yapan &lt;span class="SpellE"&gt;Gökşin&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Özbak&lt;/span&gt;, burada bir hurda  araba görünce, hemen aklına bir espri geldi. Genç adam, arabanın içine girip sağ  arka koltuğuna oturdu ve ölmüş gibi poz vererek&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;fotografını&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  çektirdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 27pt;"&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Gökşin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;, tatil  dönüşünde bu &lt;span class="SpellE"&gt;fotografı&lt;/span&gt; arkadaşlarına gösterip şaka  yapacak ve "Trafik kazası geçirdim ve öldüm.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bakın bu  da ölümümün fotoğrafı... Ben aslında bir hortlağım."  diyecekti.  (...)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 27pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Tatil  bitti ve &lt;span class="SpellE"&gt;Gökşin&lt;/span&gt; memleketine döndü. Kısa bir süre sonra  gelen Ramazan bayramı vesilesi ile &lt;span class="SpellE"&gt;Gökşin&lt;/span&gt;  ailesi &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;İzmir'e  gitmeye karar verdiler. Otomobili &lt;span class="SpellE"&gt;Gökşin'in&lt;/span&gt; babası  kullanıyordu. Manisa-&lt;span class="SpellE"&gt;Kırkaç&lt;/span&gt; girişinde bir süre  mola&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;veren  aile, biraz dinlendikten sonra tekrar yola koyuldular. Yola çıkalı henüz birkaç  dakika olmuştu ki, önlerine aniden bir yaya fırladı. Baba Hikmet Bey,  direksiyonu kırdı ama yayaya çarpmayı engelleyemedi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kazanın  etkisiyle Hikmet Bey direksiyon hakimiyetini kaybetti. Ön cam patladı ve araba  dört takla atarak bir hendeğe yuvarlandı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin-left: 27pt;"&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Gökşin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;, tıpkı 7  ay önce şaka olsun diye çektirdiği fotoğraftaki gibi, arabanın arka koltuğunda  oturuyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Görüntüsü  de, fotoğraftakine çok benziyordu; bir farkla...! Bu şaka değil, Bu şaka değil,  gerçek bir görüntüydü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ve kan ile  renklenmişti. Fotoğraf şakası ne yazık ki, gerçek olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-6932326038806494542?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/6932326038806494542/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/fotograf-sakasindan-gercege-fotograf.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6932326038806494542'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6932326038806494542'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/fotograf-sakasindan-gercege-fotograf.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2545782373817329676</id><published>2009-02-20T03:14:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:14:31.430-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Tek Kollu Sampiyon&lt;/title&gt;&lt;link href="AZiM%20TEK%20KOLLU%20SAMPIYON_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"MS Mincho"; 	panose-1:2 2 6 9 4 2 5 8 3 4; 	mso-font-alt:"\FF2D\FF33 \660E\671D"; 	mso-font-charset:128; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:fixed; 	mso-font-signature:1 134676480 16 0 131072 0;} @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:"\@MS Mincho"; 	panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; 	mso-font-charset:128; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:fixed; 	mso-font-signature:1 134676480 16 0 131072 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoPlainText, li.MsoPlainText, div.MsoPlainText 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Courier New"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 57.6pt 70.85pt 57.6pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoPlainText" style="margin-left: 35.4pt; text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;       &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;                 &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;AZİM&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Japon çocuğun tek hayali çok ünlü bir  karateci olmaktı. Fakat ailesi buna izin vermezdi. Bir gün talihsiz bir kaza  sonucu çocuk sol kolunu kaybetti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Ailesi çocuğun moralinin çok kötü  olduğunu görünce ona bir karate hocası tuttu. Hoca ilk dersinde çocuğa  karsısındakini sağ koluyla tutup üstünden savurmayı gösterdi. Hatta ikinci,  üçüncü ve sonraki bütün derslerde hep aynı hareketi yapıyorlardı.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Çocuk bir gün hocasına "hocam ben çok  sıkıldım, artık başka hareketlere geçsek" dedi. Hoca ise bunu kabul etmeyerek  dünyada bu işi en hızlı yapan kişi olmadıkça bitirmeyeceğini söyledi. Çocuk o  kadar hızlanmıştı ki, hocasını bile göz açıp kapayıncaya kadar yerden yere  vuruyordu. Bir gün hoca elinde bir kağıtla geldi kağıtta çocuğun gençler karate  şampiyonasına katılabileceği yazıyordu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çocuk  çok şaşırdı. Ertesi gün salonda ilk rakibinin karşısına çıkacakken heyecanla  hocasına sordu, "hocam bu iş nasıl olur? Ben sadece tek hareket biliyorum kesin  kaybederim" Hocası ise "sen sadece hareketi yap" cevabını verdi.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Çocuk ringe çıktı ve hareketiyle  rakibini eledi. Hatta tek hareketle finale kadar çıktı. Finalde karşısında  kendisinin iki katı birisi vardı. Önce çok korktu ama gene bildiği hareketi  yaparak son rakibini de yendi ve şampiyon oldu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Sevinçle hocasının yanına koştu ve sordu  "hocam nasıl olur anlamıyorum, sadece bir hareket biliyorum, tek kolluyum ve  şampiyon oldum" Hocası çocuğa baktı ve dedi ki, "senin yaptığın hareket  karatedeki en zor hareketlerden biridir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Ve bir tek savunması vardır o da,  rakibin sol kolunu tutmak". &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2545782373817329676?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2545782373817329676/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/tek-kollu-sampiyon-azim-japon-cocugun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2545782373817329676'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2545782373817329676'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/tek-kollu-sampiyon-azim-japon-cocugun.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2959479763950640547</id><published>2009-02-20T03:14:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:14:11.071-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;ESPRI GERCEK OLDU&lt;/title&gt;&lt;link href="ESPRI%20GERCEK%20OLDU_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:Tahoma; 	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:553679495 -2147483648 8 0 66047 0;} @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ESPRİ   GERÇEK  OLDU&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Yüksel  Hanım 16 Ağustos 1999 tarihinde kocası ile birlikte Ankara'da misafirlikte  bulunuyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kocası  Hasan Yavuz Bey, o akşam ısrarla İstanbul &lt;span class="SpellE"&gt;Avcılar'daki&lt;/span&gt;  evine dönmek istiyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hasan Bey  ısrarlarını sürdürünce eşi Yüksel Hanım kocasına, "Evimiz mi  yıkılıyor,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;duralım  bir gece daha!" diye çıkıştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Ertesi gün  kıyameti andıran o büyük 17 Ağustos depremi patlak verince &lt;span class="SpellE"&gt;pürtelaş&lt;/span&gt; İstanbul'a dönen&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;aile,  &lt;span class="SpellE"&gt;Avcılar'daki&lt;/span&gt; evlerine geldiklerinde gördükleri enkaz  manzarası karşısında şaşkına döndüler ve&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;o gece  İstanbul'a dönmedikleri için Allah'a şükrettiler.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2959479763950640547?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2959479763950640547/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/espri-gercek-oldu-espri-gercek-oldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2959479763950640547'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2959479763950640547'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/espri-gercek-oldu-espri-gercek-oldu.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7677380638280326519</id><published>2009-02-20T03:13:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:13:55.290-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;ECEL GELiNCE BASA&lt;/title&gt;&lt;link href="ECEL%20GELiNCE%20BASA_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ECEL   GELİNCE  BAŞA&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Kundak  ile kefen arası kaç adım?"  &lt;b&gt;Gürbüz Azak&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sevim  hanım, yaşadığı Anadolu kasabasında kaynak atölyesi bulunan 35 yaşındaki Harun  Keleş ile&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;hayatını  birleştirdi. İki yıl sonra dünyalar güzeli ilk kızları Canan, ardından da Ebru  dünyaya geldi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çok  Mutluydular.. Ta ki, Sevim hanımın başında ağrılar başlayıp, beyninde ur olduğu  anlaşılana kadar...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Muayeneler,  tetkikler, tahliller derken, Sevim hanımın tedavi için İstanbul'a gitmesine  karar verildi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Ve Sevim  hanım Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde beyin ameliyatı oldu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sevim  hanım bu ağır hastalıktan kurtulduğuna inanmıştı ki yeniden  rahatsızlandı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kadını  iyice muayene eden doktorlar bu kez, yaşaması için ilik naklinden başka çare  olmadığını söylediler.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kızlarından  ilik nakli yapılması düşünüldü. Ancak tetkikler neticesinde dokuların uyuşmadığı  görüldü.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bunun  üzerine doktorlar, "İstersen yeniden hamile kal. Doğacak çocuğun iliği uygun  olabilir" dediler.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu arada  bütün bu tedaviler sırasında Keleş Ailesi de varını yoğunu satmak zorunda  kaldı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Genç kadın  bir müddet sonra tekrar hamile kaldı ve bu kez oğlu Halit'i dünyaya  getirdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Minik  Halit birkaç aylık olup ilik nakli yapılacak duruma gelince bu kez Sevim Hanım  minik&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bebeğinden  nakil yaptırmak istemediğini belirtti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Halit tek  oğlu olduğu için, "Oğluma dokundurtmam. Ben öleyim ama ona birşey  olmasın."&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;diyerek  kararında direnen kadının hastalığı giderek ilerliyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sevim  Hanım, yaşama umuduyla yine doktorlara gitti ve "Oğluma kıyamadım. Bir daha  hamile kalsam,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ömrüm  yeter mi? diye sordu. Olumlu cevap alınca yeniden hamile kaldı. Fakat kaderden  kaçılmıyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sevim  Hanım, yeni bebeğinin doğumuna beş ay kala 1.5 yaşındaki Halit'iyle fırına ekmek  almaya&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;giderken  ehliyetsiz bir sürücünün kullandığı kamyonetin çarpmasına maruz  kaldı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kadıncağız  ilik nakli için kıyamadığı biricik oğlu Halit'i can havliyle kenara fırlatmayı  başardı fakat kendisi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bu trafik  canavarından sorumsuzca kullandığı kamyonetle dokuz metre sürüklenerek  karnındaki yaşam&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;umudu olan  bebeği ile birlikte feci şekilde öldü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7677380638280326519?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7677380638280326519/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ecel-gelince-basa-ecel-gelince-basa.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7677380638280326519'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7677380638280326519'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ecel-gelince-basa-ecel-gelince-basa.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2452153142837658228</id><published>2009-02-20T03:13:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:13:27.705-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;ARKADASLIK&lt;/title&gt;&lt;link href="ARKADASLIK%20KOTU%20KARAKTER_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoBodyText, li.MsoBodyText, div.MsoBodyText 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	line-height:150%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:14.0pt; 	mso-bidi-font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	letter-spacing:1.0pt;} tt 	{font-family:"Courier New"; 	mso-ascii-font-family:"Courier New"; 	mso-fareast-font-family:"Courier New"; 	mso-hansi-font-family:"Courier New"; 	mso-bidi-font-family:"Courier New";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 150%; font-family: 'Comic Sans MS'; letter-spacing: 1pt;"&gt;&lt;span style=""&gt;              &lt;/span&gt;ARKADAŞLIK&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 150%; font-family: 'Comic Sans MS'; letter-spacing: 1pt;"&gt;Kötü  karakterli bir genç varmış. Bir gün babası ona çivilerle dolu bir torba vermiş.  "Arkadaşlarınla tartışıp, kavga ettiğin her zaman bu tahtaya bir çivi çak"  demiş. Genç, ilk gün tahtaya 37 çivi çakmış. Sonraki haftalarda kendi kendini  kontrol etmeye çalışmış ve geçen her gün daha az çivi çakmış.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoBodyText" style="text-indent: 35.4pt;"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="line-height: 150%; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Nihayet  bir gün gelmiş ki genç tahtaya hiç çivi çakmamış. Babasına gidip söylemiş.  Babası onu yeniden tahtanın önüne götürmüş. Gence "Bugünden başlayarak  tartışmayıp kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkar"  demiş.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 150%; font-family: 'Comic Sans MS'; letter-spacing: 1pt;"&gt;Günler  geçmiş. Bir gün gelmiş ki her çivi çıkarılmış. Babası oğluna "Aferin! iyi  davrandın ama bu tahtaya dikkatli bak. Çok delik var. Artık geçmişteki gibi  güzel olmayacak" demiş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 35.4pt; line-height: 150%;"&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 150%; font-family: 'Comic Sans MS'; letter-spacing: 1pt;"&gt;Arkadaşlarla  tartışılıp kavga edildiği zaman kötü kelimeler söylenilir. Her kötü kelime bir  yara (delik) bırakır. Arkadaşına bin defa kendisini affettiğini söyleyebilirsin,  ama bu delik aynen kalacak kapanmayacak. Bir arkadaş ender bulunan bir mücevher  gibidir. Seni güldürür, yüreklendirir, ihtiyaç duyduğunda sana yardımcı olur,  seni dinler ve sana yüreğini açar" demiş.&lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;tt&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; line-height: 150%; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;/tt&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2452153142837658228?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2452153142837658228/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/arkadaslik-arkadaslik-kotu-karakterli.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2452153142837658228'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2452153142837658228'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/arkadaslik-arkadaslik-kotu-karakterli.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7885570412237808333</id><published>2009-02-20T03:12:00.004-08:00</published><updated>2009-02-20T03:13:10.075-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Dunyada Olumden Baskasi Yalan&lt;/title&gt;&lt;link href="Dunyada%20Olumden%20Baska_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;DÜNYADA   ÖLÜMDEN  BAŞKASI  YALAN&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Hiçbir  yiğidin kaza ve kader okuna karşı kalkanı yoktur."  Hazreti Ali  (r.a.)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kayseri-Kuşadası  seferinde Konya yakınlarında akaryakıt tankeriyle çarpışan yolcu otobüsünün  alevler içinde&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;cayır  cayır yandıktan sonra geride kalan korkunç görüntüsü hafızalardan kolay kolay  silinecek gibi grğil.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;O  korkunç kazada otobüsteki 48 kişiyle birlikte Türk milletinin yüreği alev alev  yanmıştı ama yanmayanlar da&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;vardı!  Otobüsün metal kısımları bile yanıp kavrulurken "Dünyada ölümden başkası yalan"  yazılı bir kağıt&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;parçasının  yanmaması tam bir ibret-i âlemdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Erciyes  Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi 3. sınıf öğrencisi Şencan  Komşusu adlı genç bir kız da,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;o alev  topu otobüste yanmaktan kurtulmuştu Fakat?!&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Şencan  Komşucu, Kayseri eşradından Faruk Çarşıbaşı adlı Hayırseverden burs alıyordu.  Şencan, Cumhuriyet&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bayramı  tatilini de fırsat bilip memleketine gitmek için otobüsten yerini ayırttı.  Bursunu almak için kazanın olduğu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;gecenin  akşamı arkadaşlarıyla birlikte Faruk Çarşıbaşı'nın kapısını çaldı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Şencan'a,  resmi bazı aksaklıklardan olduğu ifade edilip resmi daireler kapalı olduğu için  "Burs işini pazartesi&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;halledelim  " denildi. Şencan, ailesine iki gün daha geç gideceği için üzülmesine rağmen  "geç olsun da güç olmasın"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;düşüncesiyle  pazartesi görüşmek üzere vedalaşıp otobüs rezervasyonunu da iptal  ettirdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Ve Şencan,  kaderin garip tecellisi olarak otobüse binmekten kılpayı kurtuldu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Pazartesi  günü Faruk Bey'e sabahın erken saatlerinde gelen Şencan, Siz benim hayatımı  kurtardınız. Bana cuma akşamı bursumu verseydiniz o alev yanan otobüsün içinde  ben de yanacaktım. O resmi problem çıkmasaydı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bursumla  biletimi alarak memleketime gidecektim. Bursumu alamayınca o otobüse de  binmedim. Dolayısı ile&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;yanmaktan  ve ölmekten kurtuldum." der. Daha sonra da, Faruk Bey'e teşekkürlerini ifade  edip memleketine gider.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Alev  otobüse binmekten son anda vazgeçip hayatı kurtulan Şencan, memleketinden  döndükten sonra okula&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;gitmek  için otobüs durağına geldiğinde otobüsün hareket ettiğini görür. Aceleyle  otobüsün ön kapısına yetişir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ama otobüs  hareket halindedir. Otobüs ana caddeye çıkmak için durunca Şencan da otobüsün  kendisi için&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;durduğunu  zannederek tekrar kapıya koşar. Kapının açılacağını bekleyen Şencan ayağını  kapıya uzattığı anda&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Şencan'ı  farketmeyen otobüs şöförü hareket edince bir anda aracın tekerlekleri altında  kalarak ezilir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Feci bir  şekilde yaralanan Şencan, alelacele Tıp Fakültesi Hastane'sine kaldırılır, fakat  bütün müdahalelere&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;rağmen  kurtulamaz.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Evet, ecel  Şencan'ı yanan otobüste değil de başka otobüste yakalamıştır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7885570412237808333?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7885570412237808333/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dunyada-olumden-baskasi-yalan-dunyada.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7885570412237808333'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7885570412237808333'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dunyada-olumden-baskasi-yalan-dunyada.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-707177935300585858</id><published>2009-02-20T03:12:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:12:55.097-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;DOGUM KONTROLU&lt;/title&gt;&lt;link href="DOGUM%20KONTROLU_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;DOĞUM   KONTROLÜ&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Doğuş  çocuğu beslemek için sarfedilecek paranın,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ana  rahmindeki çocuğun doğmaması için sarfedildiği bir dünyada&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bir  bozukluk, bir terslik var demektir." &lt;b&gt;Rasim Özdenören&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çocuğun  tenasül uzvunda kan fışkırıyordu. Kardeşini sünnet etmişti aklınca. Önceleri  bağırabildiği kadar bağırdı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;çocuk.  Kanla beraber ses de yavaşladı; bir iniltiye dönüştü. Küçük ağabey hadisenin  şokunu yaşıyordu. Anne ve&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;babasına  ne diyecekti? Bu korku içinde kanlı bıçağı pencereden fırlatıverdi. Hâlâ ne  olduğunu, neye uğradığını&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;anlayamamıştı.  Ortada bir felaketin olduğunu sezinliyordu. Suçunu bile idrak edemeyecek kadar  küçüktü.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Orada  reşit biri olsaydı ona: "Sen niye korkuyorsun evladım, anne babanın anlaşarak  atmaya karar verdiği&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ceninden  daha küçük bir şey kestin kardeşinden, onlar ağzı dili olmayan bir çocuğun  dünyaya gelişini engellediler,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;onların  suçu seninkinden daha büyük" diyecekti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu çocuk,  dünyaya gelmeden, ağlayıp gülmeden buradan gidecekti. Ona yaşama hakkı en  yakınları ve "Gönüllü&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Aile  Planlamacıları" tarafından haram ediliyordu. Bir küçüğü, bir yıldır hayatın  tadını tatmış, küçük ellerini gökyüzüne&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;kaldırmış,  yıldızları parmaklarıyla göstermişti. Fakat yeni dünyaya gelecek masum, kendine  kaderden tevdi edilen&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;hakikat  tohumunun sümbülünü gösteremeden gidecekti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Batılı  dostlarımız ! bizim çoğalıp güçlenmemize razı değillerdi. Gerçi kadın çocuğunun  alınmasını istemiyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hayat  şartları bunu gerektiriyordu. Hem de bu konuda o kadar kesif bir kampanya vardı  ki bazıları bunlara&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;kanıyorlardı.  Halbuki bu reklamlarda ve çalışmalarda yapılan masraflarla dünyaya gelen  çocuklar beslenebilirdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hastahanelerdeki  "Aile Planlaması Merkezleri" doğum kontrolü için bedava ilaç da dağıtıyordu.  Kadının buralardan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;aldığı  haplar onun sinirlerini hayli yıpratmıştı. Üç çocuğa birden  bakamazlardı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu çocuk  onlar için bir hazır yiyiciydi. Ekonomiyi sömürecek, pahalılığa sebep olacaktı.  Devletin ve bazı kuruluşların&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;aile  planlamasında bu kadar ısrarlı gayretlerine rağmen ülkenin fakirlikten,  enflasyondan kurtulamaması da ayrı bir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;mevzü. Bu  anne ve babalar kendi mahsulleri olan evlatlarını, kendi elleriyle, başkalarının  telkinlerine aldanarak&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;katlediyorlardı.  İlahi beyanın: "Onlar nesli ve ekini (ekonomiyi) bozarlar" (Bakara 2/205)  ifadesi ne kadar açıktır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kardeşinin  tenasül uzvunu kestikten sonra kapıyı kapatıp sokağa çıktı. Aniden aklına,  evlerinin önündeki kamyonun&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;arkasına  saklanmak geldi ve kamyon tekerinin altına büzüldü. Korkunun ve soğunun verdiği  heyecanla bir kuş gibi titriyor ve ağlıyordu. Sırtını sağlam bir kaya gibi  dayadığı tekerin arkasında yorgunluk ve bitkinlikten uyuyakalmıştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Birdenbire  sırtına çok ağır bir yükün bindiğini hissetti. Bu habersizgelen yükün altında  ikiye katlanmıştı. Şöförün&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;arabayı  çalıştırmadan el frenini bırakıvermesi, bu feci kazaya sebep olmuştu. Bu çocuk  da ağlayıp bağırmadan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;kardeşinin  gittiği, görmediği o meçhül aleme gidiyordu. Kocaman lastiğin altında o körpecik  vücudu ezilmişti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Olup  bitenlerden hiç haberi olmayan anne ve baba, hastahanede çocuğu olmayan komşu  kadına rastlamışlardı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Baba, bu  kadının aniden karşılarına çıkmasından çok rahatsız olmuştu. Kadın, anneyi lafa  tutmuştu. Konuşma&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;esnasında  hastahaneye gelmelerindeki gerçek sebebi öğrenen kadın, anneye yalvarırcasına:  "Ne olur kaldırmayın,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;onu bana  verin, ben sizin yerinize ona bakıveririm, büyüyünce yine size vereyim!"  demesine rağmen kadına birşey&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;söylemeden  oradan uzaklaştılar.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kadın çok  hislenmişti. Herşey Allah'ın elinde değil miydi? Verir imtihan eder, vermez  imtihan ederdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;İnsanın  evladı olması kadar güzel birşey var mıydı? Bazen evlatları yüzünden eğitimi çok  önemliydi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Aslında  bugünkü yaşadığımız çevrede çocuğun terbiyeli yetiştirilmesi gerçekten çok  zordu. Bazen en iyi insanların&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;çocukları  bile mükemmel yetişmeyebiliyordu. Çocukların ilk doğdukları gündeki gibi  günahsız büyümeleri lazımdı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Düşünen  kimdi bunu? Bir selin ortasında herkes yuvarlanıp gidiyordu. Bunları düşününce  kadın şöyle derin bir nefes&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;aldı.  Kendi başının hesabını rahatlıkla verebilirdi, ama dünyaya gelmesine sadece  vesile olacağı çocuğun günahını&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;nasıl  taşıyacaktı?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Rabbinden  ümidini hiçbir zaman kesmemişti, nurtopu gibi bir evladı olsun istiyordu. Allah  ruhunu yarattıysa ona&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;dünyada  ceset giydirecekti. Onbeş-yirmi sene sonra çocukları olanlar bile vardı. Hz.  Zekerriya (as)'ın durumu da&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ayrı bir  mucizeydi. Kadın bu düşüncelerle, inkisar ve ümit arasında oturdukları mahalleye  doğru yola koyulmuştu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Anneye ise  müdahale yapılıp çocuk alınmış, ekonomik sebeplerle bir masumun kanı yere  dökülmüştü. Anne birkaç&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;damla  gözyaşıyla teessürünü belirtti. Babanın da yüzüne bu suç, bir korku, pişmanlık  ve tatminsizlik şeklinde yapıştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Tuttukları  taksiye evlerine dönerken anneyle baba, ne birbirlerine baktılar ne de bir çift  söz ettiler. Şimdi diğer&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;çocuklarını  fazla bekletmek istemiyorlardı. Ancak onlara sarılarak biraz önce ameliyathanede  bıraktıkları masumun&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;hasretine  tahammül edebilirlerdi. Hem öteki çocukları küçüktü, daha fazla yalnız  bırakamazlardı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Evleri  uzaktan görünmüştü. Bu evin önündeki kalabalık da neydi? Mahalleli de onların  geldiğini farketmişti, ama bu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;feci  hadiseyi nasıl anlatacaklar, büyük oğlunun kamyonun altında kalarak hayatını  kaybettiğini nasıl söyleyeceklerdi?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hiçbir şey  söylemeye gerek yoktu. Anne çoktan hadiseyi hissedip bayılmıştı bile.  Hastahanede rastladıkları &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;çocuksuz  kadın bir yandan anneyi ayıltırken, onu teselli etmeye çalışıyordu. Baba ise  evlerinin kapısını açarken bir &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;yandan da  gözyaşlarını siliyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kapının  gerisindeki flaketten ise hiç kimsenin haberi yoktu. Orada onları bir üçüncü acı  beklemekteydi. &lt;i&gt;(M.Üftade)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-707177935300585858?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/707177935300585858/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dogum-kontrolu-dogum-kontrolu-dogus.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/707177935300585858'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/707177935300585858'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dogum-kontrolu-dogum-kontrolu-dogus.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-4057091659080169588</id><published>2009-02-20T03:12:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:12:27.557-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;DEHSETiN AKLASTIRDIGI SACLAR&lt;/title&gt;&lt;link href="DEHSETiN%20AKLASTIRDIGI%20SACLAR_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;DEHŞETİN   AKLAŞTIRDIĞI  SAÇLAR&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Ölümünün  bizi nerede beklediği belli değil, iyisi mi biz onu her yerde bekleyelim."   Montaigne&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Muğla'nın  Milas ilçesinde yaşayan orta yaşlı bir adam, bir gece, hayatının akışını  değiştiren dehşetli bir rüya görür.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Rüyasında  adam kendi ölümünü görmüştür. Öldükten sonra, vücudu teneşirde yıkanmış,  kefelenmiş ve mezara&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;defnedilmiştir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Rüya çok  net ve berraktır. Adam mezara konulup yapılan dualar ve okunan Kur'an-ı Kerim  ile birlikte üzeri&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;topraklandıktan  sonra kapkaranlık bir yerde yapayalnız kalır. Bir müddet sonra bulunduğu kabrin  sağ tarafından&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bir menfez  açılır ve içeriye iki kişi girer. Bunlar kendilerinin kabirdeki sual melekleri  olan "Münker ve Nekir"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;olduğunu  söylerler.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu  melekler, adamı alıp bulunduğu menfezden geçirerek başka bir yere götürürler.  Götürdükleri yerde adamın&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;önüne  hemen bir terazi ve yanına da bir miktar üzüm koyarlar. O sırada karşıdan gelen  bir adam belirir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Münker ve  Nekir, Milaslı bu çiftçiden, karşısındaki adama üzüm satmasını  söylerler.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Ölçtüğünüz  zaman dürüst olun, tam ölçün.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;doğru  terazi ile tartın.&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu hem  ticaretiniz için daha hayırlı,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;hem de  akibet yönünden de daha güzeldir."&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;(Kur'an-ı  Kerim, İsra 35)&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Münker ve  Nekir melekleri adamın sağ ve solunda muhafız gibi durarak satışa nezaret  ederler.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kendisinin  alış-veriş sırasında tartıda çok az bir haksızlık yaptığını gören Melekler, onu  hemen tezgâhın başından&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;aldıkları  gibi çok büyük bir kapının yanına getirirler. Kapı, kale kapısı gibi çok  büyüktür.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kapının  yanına gelir gelmez kapı kendiliğinden açılır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Rüya  sahibinin o anda gördüğü manzara çok korkunçtur. Kapının öbür tarafında müthiş  bir yangın ve alevlerin&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;içerisinde  cayır cayır yanan insanlar vardır. İnsanlar bir taraftan yanmakta, bir taraftan  da vücutları &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;tazelenmektedir.  Yanan insanların çıkardıkları canhıraş feryatları yürek dayanacak gibi  değildir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Münker ve  Nekir melekleri, adama bu dehşetli manzarayı gösterdikten sonra tekrar bir  meydanın ortasına&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;getirirler.  Kendisine, biraz önce alışveriş sırasında işlediği suçun cezasının demin gördüğü  gibi yanarak mı,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; yoksa  başka  bir şekilde mi verilmesini istediğini sorarlar.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Adam,  gördüğü o müthiş yangın manzarasındaki dehşetten ve bundan daha büyük bir ceza  olamayacağı &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;düşüncesiyle  ateşe razı olmayıp bir başka cezaya razı olduğunu söylemesi üzerine, birden bire  vücudunda&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;yüzlerce  derece bir hararetin başgösterdiğini bütün dehşetiyle hisseder.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Dayanılmaz  bir ıstırap, çekilmesi mümkün olmayan acı ve azap başlamıştır. Adamcağız,  çektiği acının tesiriyle&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;avazı  çıktığı kadar feryad ve figan etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;(Rüyadan  gerçek hayata, yani rüyayı gören adamın evine döndüğümüzde, adam hakikaten de  avazı çıktığı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;kadar  bağırmakta, ortalığı ayağa kaldırmaktadır. Vakit gece yarısıdır. Adamın karısı  ve bitişik odadaki iki&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;yetişken  oğlu bu korkunç çığlıklara uyanırlar. Sesler mahalleyi de inlettiğinden  konu-komşu pürtelaş adamın&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;evinde  toplaşırlar. Adam ile hâlâ çığlık çığlığa feryada devam etmektedir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Herkes  uğraşmakta fakat adamcağız bir türlü uyandırılamamaktadır.)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Dönelim  tekrar rüyaya... Adamın içine düşen yangından vücudu fokur fokur kaynamakta ve  acı içinde&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;kıvranmaktadır.  Çektiği acı tahammül sınırının çok ötesindedir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bir müddet  geçtikten sonra, Münker ve Nekir'in işaretiyle ceza sona erdirilir ve adam  çağrılarak şöyle denilir.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"İşte  gördün ve anladın ki, dünyada yapılan ufacık bir hatanın, adaletsizliğin  ahiretteki cezası bu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Şimdi seni  hayata, yaşadığın dünyaya iade ediyoruz. Bundan sonra hayatını bu gerçeğe göre  tanzim et.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Katiyyen  en küçük dahi olsa bir haksızlık, adaletsizlik yapma."&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu  müsaadeden sonra, adamcağız rüyasından gözleri yerinden fırlamış, beti benzi  atmış, kan ter içinde uyanır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Ama bundan  da önemlisi, adamın yüzünde, etrafını çevreleyen mahalle halkını hayret ve  şaşkınlık içinde bırakan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bir  görüntü vardır. Siyah saçlı bu adamın bütün saçları, biraz önce rüyada  gördüklerinin dehşetinden bir anda&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bembeyaz  olmuştur. Evet bembeyaz...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Milaslı bu  adamı görüp hadiseyi nakledenlerin ifadesine göre, şimdi artık o, dehşetin  aklaştırdığı saçlarıyla&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;hayatını  kılı kırk yaracasına hassas yaşamakta, bundan sonraki menzili olan kabir  aleminde kendisine faydası&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;olacak  salih amellerin, güzel, hayırlı işlerin peşinden koşmaktadır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-4057091659080169588?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/4057091659080169588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dehsetin-aklastirdigi-saclar-dehsetin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4057091659080169588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4057091659080169588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dehsetin-aklastirdigi-saclar-dehsetin.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-381371919282326688</id><published>2009-02-20T03:11:00.005-08:00</published><updated>2009-02-20T03:11:44.556-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;CHALLANGER: MEYDAN OKUYUCU&lt;/title&gt;&lt;link href="CHALLANGER%20MEYDAN%20OKUYUCU_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;CHALLANGER:  MEYDAN  OKUYUCU&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Allah  kibirle kasılan, kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez"  &lt;b&gt;Kur'an-ı Kerim, Lokman 18&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Her alanda  dünyanın en büyük süper gücü olduğunu ortaya koymaya çalışan ABD, uzay  çalışmalarında da&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;üstünlüğünü  perçinlemek için giriştiği uzay yarışında 1986 yılında "Challanger" uzay  mekiğini hazırladı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;NASA  tarafından hazırlanan ve adına da kendi büyüklüklerinin bir nevi ifadesi olan  "Meydan Okuyucu"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;manasına  gelen Challanger, projesi dışarıdan bakıldığında göz kamaştırıyordu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Zamanın  ABD Başkanı Ronald Reagan, bu uzay mekiğine, dünyaya "İşte biz böyle büyüğüz,  süperiz!"&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;diyebilmek  için bu ismi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Uçuş  programı da öyle ayarlanmıştı ki, o gün Başkan  Reagan, Senato'da konuşma  yaparken mekik&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;fırlatılacak  ve binlerce kişi arasından seçilip uzaya gönderilen bir ortaokul öğretmeni  hanımla Başkan bir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;konuşma  gerçekleştirilecekti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Ama  planlar tasarlandığı gibi gerçekleşmedi. Çünkü insanların yaptıkları planların  ötesinde Mutlak ve&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sonsuz  Kudret Sahibi'nin planı farklıydı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Tarihin  ibret penceresinden görünen oydu ki, nice üstünlük taslayanlar, büyüklükleriyle  kibirlenenler &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;küçük bir  sinekle veya karınca ile hatta görünmeyen bir mikropla yıkılıp  gitmişlerdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Evet,  tarih misliyle tekerrür ederek burada da aynı şey cereyan etti; herşeyin  mükemmel işlediği&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;zannedilirken  askın teknolojisi yüzbinlerin gözleri önünde kader-denk çizgisinde, kalkışından  72 saniye&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;sonra bir  patlamaya paramparça oldu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-381371919282326688?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/381371919282326688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/challanger-meydan-okuyucu-challanger.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/381371919282326688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/381371919282326688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/challanger-meydan-okuyucu-challanger.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-1225659574176487554</id><published>2009-02-20T03:11:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:11:27.434-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;CELEBi MUFTININ KORKUSU&lt;/title&gt;&lt;link href="CELEBI%20MUFTININ%20KORKUSU_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ÇELEBİ   MÜFTİ'NİN  KORKUSU&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Ölmek  değildir ömrünün en feci işi, Müşkül odur ki ölmeden evvel ölür kişi."  &lt;b&gt;Yahya  Kemal Beyatlı&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Onyedinci  asır başında yaşamış ülemadan ve Sultan 1. Ahmed'in şeyhülislamlarından Çelebi  Müfti ismiyle meşhur,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hocazade  Mehmed Efendi, bulaşıcı hastalıklardan çok korkan bir adamdı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çelebi'nin  bulunduğu yerde hastalık ve ölümden katiyyen bahsedilmez, kendisi de hiç  kimsenin hasta ziyaretine ve&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;cenazesine  asla gitmezdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bir gün,  evinin hizmetçilerinden biri hastalanıp vefat etti. Efendi hazretleri hiç  tereddüt etmeden, konağına bir&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;duvarcı  ustası çağırdı. Ustaya, evin hizmetçisinin öldüğü odanın kapısını örmesini  söyledi. Usta, kapıya boydan&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;boya duvar  ördükten sonra Çelebi, ayrı bir direktif verdi:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bunlar bir  vakit beyler idi, kapıcılar korlar idi,&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Gel gör  şimdi, bilmeyesin bey hangidir ya kulları?  &lt;b&gt;Yunus Emre&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Şimdi  git, bahçe tarafından dolaş ve o odanın duvarını del, naaşı çıkarıp  gömsünler.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu oda da  bir daha kullanılmasın.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hikmet-i  İlahi, "sakınan göze çöp batar" misali, bütün dikkatine rağmen Hocazade Mehmed  Efendi vebaya&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;yakalanarak  hayata veda etti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-1225659574176487554?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/1225659574176487554/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/celebi-muftinin-korkusu-celebi-muftinin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/1225659574176487554'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/1225659574176487554'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/celebi-muftinin-korkusu-celebi-muftinin.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-8677241996816204722</id><published>2009-02-20T03:11:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:11:11.976-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;&lt;/title&gt;&lt;link href="Bir%20Bardak%20Suda%20Bogulan%20Denizci_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;table class="MsoNormalTable" style="width: 92%;" width="92%" border="0" cellpadding="0"&gt; &lt;tbody&gt; &lt;tr style=""&gt; &lt;td style="padding: 0.75pt;"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 18pt; color: rgb(204, 0, 0);"&gt;BİR  BARDAK   SUDA  BOĞULAN  DENİZCİ&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 51, 0);"&gt;"İnsana en güzel sıfatı  'fani' diyen vermiştir."   &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; color: rgb(0, 51, 0);"&gt;Cenap  Şahabeddin&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Sultan II. Abdülhamid devrinde yaşamış ve Hasköylü Salih  olarak bilinen yaman bir denizci vardı.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;İstanbul Haliç'te sandalcılık yaparak geçimini temin eden  bu kurt denizci, Boğaz sularında ekmek&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;teknesiyle tam 15 defa deniz kazası  geçirmiş, hepsinden de sağ salim kurtulmak nasip olmuştu.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Feleğin çemberinden geçmiş tecrübeli bir denizci olan  Salih, günün birinde Hasköy'de kahvehanede&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;otururken kahveciden içmek için bir  bardak su istedi.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;Kaderin garip tecellisine bakın ki, 15 deniz kazasından  kurtulup sağ kalabilen bu tecrübeli denizci,&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 0, 102);"&gt;içtiği bir bardak sudan boğularak  hayatını kaybetti.&lt;/span&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-8677241996816204722?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/8677241996816204722/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-bardak-suda-bogulan-denizci-insana.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8677241996816204722'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8677241996816204722'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/bir-bardak-suda-bogulan-denizci-insana.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7479611814494019018</id><published>2009-02-20T03:10:00.005-08:00</published><updated>2009-02-20T03:10:55.006-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;ATESLE SU ARASINDAKI OLUM&lt;/title&gt;&lt;link href="ATESLE%20SU%20ARASINDAKI%20OLUM_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ATEŞLE   SU  ARASINDAKİ  ÖLÜM&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Abbasi  Halifesi Me'mun'un (786-833) vezirlerinden Fazi ibni Süheyl, ilm-i nücumda  zamanın önde&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;gelen  şahsiyetlerinden biriydi. Uzun bir müddet Me'mun'a vezirlik yaptı. Azledildikten  sonra Serhas&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;şehrinde   emeklilik köşesine çekilip kendi halinde yaşamaya başladı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Günün  birinde Fazl'ın düşmanlarından biri Fazl hakkında hükümdara çok kötü şeyler  anlattı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Neticede  Halife Me'mun, yaptıklarından dolayı Fazl'ı cezalandırmaya karar verdi  ve&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;onu  öldürmek üzere Galip adlı adamını gönderdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Emri alan  adam Fazl'ı öldürmek üzere yola çıktığında, onu hamamda yıkanırken buldu ve  onu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;oracıkta  öldürüp geri döndü.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Daha sonra  Fazl'ın babasına bir mektup yazan hükümdarın adamları, mektupta: &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Fazl'ın  bize layık olan hediyesini gönderirsen." dediler. Fazl'ın babası:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Kendisi  bir sandık mühürlemiştir. Bu sandık Halife içindir. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;İçinde ne  bulunduğunu ben de bilmiyorum." diye bir cevap gönderdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hemen  Bağdat'a getirilen sandık Halife'nin huzurunda açıldı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sandığın  içinde Fazl'ın el yazısıyla yazılmış bir kağıt çıktı ve kağıtta aynen şunlar  yazıyordu:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Bismillahirrahmanirrahim.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu konu,  ben Fazl ibni Sühyl'in üzerinedir. Kırk yedi sene ömrüm vardır ve bundan  sonra&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ölümüm  ateşle su arasında olacaktır." (Bilindiği gibi Fazl hamamda  öldürülmüştü.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;külhanında  da ateş yanardı. Su ile de hamamın suyunu kasdetmişti.)&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7479611814494019018?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7479611814494019018/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/atesle-su-arasindaki-olum-atesle-su.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7479611814494019018'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7479611814494019018'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/atesle-su-arasindaki-olum-atesle-su.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-8335323941381637546</id><published>2009-02-20T03:10:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:10:37.629-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;AKIBET GORURSUN HELE FERHAT&lt;/title&gt;&lt;link href="AKIBET%20GORURSUN%20HELE%20FERHAT_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:0; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"AKİBET   GÖRÜRSÜN  HELE  FERHAT"&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Evliyaullah'a  pek yüksek bir hürmet ve bağlılık gösteren Yavuz Sultan Selim Han'ın&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;kendisi de  hiç şüphesiz babası gibi Allah'ın has kulu idi. o'nun, Allah'a  kurbiyetinden&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;dolayı  keramet nev'inden pek çok davranışlar ortaya koyduğu tarihi  gerçekler&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;arasındadır.  Şöyle ki:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Yavuz, bir  gün divandan içeri hiddetli bir şekilde girmişti. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Elbisesini  dahi değiştirtirmeden bir müddet odada dolandı ve kendisini kızdıran şeyi  mırıldanıp durdu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Meğer  Ferhat Paşa'nın İskender Çelebi'yi olur olmaz koruyup kayırmasından&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;gazaplanmıştı.  Çünkü aralarındaki dostluktan başka şeyler de sezinlemişti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Sonunda  yüksek sesle şu sözleri sarfetti:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Akibet  görürsün hele Ferhat! Sen şimdi İskender'i koruyup duruyorsun, ama  bu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;korumaktan  ne fayda çıkacağını inşeallah birbirinize karşı asıldığınız zaman  görürsünüz!.."&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style=""&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Gerçekten  de aradan seneler geçti ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde bu iki  şahıs,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Selim  Han'ın geleceği görmüşçesine dediği gibi işledikleri cürümlerden dolayı  karşı&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;karşıya  asıldılar&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: black; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-8335323941381637546?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/8335323941381637546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/akibet-gorursun-hele-ferhat-akibet.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8335323941381637546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8335323941381637546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/akibet-gorursun-hele-ferhat-akibet.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-8832486381223346677</id><published>2009-02-20T03:10:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:10:19.714-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;ZOR ZAMANDA YAPILAN YARDIM&lt;/title&gt;&lt;link href="ZOR%20ZAMANDA%20YAPILAN%20YARDIM_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:black;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(204, 0, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ZOR   ZAMANDA  YAPILAN  YARDIM&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Uyku  nasıl ki için rüya-&lt;span class="SpellE"&gt;yı&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;sadıka&lt;/span&gt;  cihetinde&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;bir  mertebe-i velayet hükmündedir. Öyle de, umum için,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;gayet  güzel ve muhteşem bir sinema-ı &lt;span class="SpellE"&gt;Rabbaniyenin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;seyrangahıdır&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;. Fakat  güzel ahlakı, güzel düşünür.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Güzel  düşünen, güzel levhaları görür, fena ahlaki fena&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 51, 0); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;düşündüğünden,  fena levhaları görür."  &lt;span class="SpellE"&gt;&lt;b&gt;Bediüzzaman&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;İran- Irak  Savaşı'nda kaybettiği kocasının biriktirmiş olduğu imkanları da çoktan tüketmiş,  bir gün aç, bir gün tok yaşar hale gelmişlerdi. Kendi neyse de geride kalan üç  çocuk yokluk bilmiyor, acıkınca feryadı basıyorlardı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Kerkük'ün  sokaklarında ise sefalet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek  olacaktı?..&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bir yanı  yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin camından yola doğru ümitsizce bakarken bir  taksinin durduğunu,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;içinden  bir yolcunun da indiğini görmüştü. Demek ki taksi şoföründe az çok para  olacaktı. Çünkü müşteri&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;indirmişti.  Bütün cesaretini ve ümidini toplayarak yola koştu. Yaklaşıp direksiyonun başında  arabasını hareket&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ettirmek  üzere olan şoföre seslendi:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Sakın  beni dilenci falan zannetmeyin. Üç çocuğumla üç gündür aç beklemekteyim. Bu  gidişle namusumun&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;lekelenmesinden  korkmaya başladım. Allah rızası için yardımda bulunun. Ben açlıktan ölmeye  razıyım.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Fakat  çocuklarımın çığlıklarına tahammül edemiyorum...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Beklemedik  bir anda gelen bu Allah rızası için yardım talebi zaten kıt kanaat geçinen  şoförü şaşırtmıştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Düşünmeye  başladı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Cebinde  bir miktar parası vardı var olmasına. Ancak bu parayı aylardır biriktiriyordu.  Çünkü taksinin dört&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;lastiği de  eskimişti. Onları değiştirmek için çırpınıyordu. Zaten akşamları eve gelince  hanım devamlı ikaz&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;etmekten  geri kalmıyordu:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Ne zaman  değiştireceksin bu lastikleri? Birazcık geç kalsan aklıma kötü şeyler  geliyor. &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Acaba bir  kaza mı yaptı kabak lastiklerle? diye korku içinde bekliyorum.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;O an için  nefsi ve şeytani birlik olup vesvese vermeye başladılar:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Sen  zaten zor geçinen kimsenin. Yardım edecek durumda değilsin. Bas gaza, git  yoluna.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Fakat  imanı ve vicdanı da sesleniyorlardı:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Para  dediğin şey böyle gün için lazım olur. Belli olmaz Allah'ın rızasını nerede  olduğu. Biriktirdiğin parayı bu&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;muhtaç  hanıma vermelisin. Tam yeridir!&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Nihayet  nefsini ve şeytanını yenmiş, cebindeki parayı tümüyle uzatarak:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Al  bacım, sen namusunla yaşa. Bu para bir müddet idare eder. Sonrasına da Allah  başka sebepler yaratır&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;demiş,  minnet etmemek için de hemen gaza basıp oradan uzaklaşırken,  kadının:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Sen  benim ihtiyacımı karşıladın, Allah da senin ihtiyacını karşılasın... duasını  duymuş, gün boyunca kulaklarında çınlayan bu duaya hep (amin) deyip durmuştu.  Akşam eve gelince beklediği soruya yine&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;muhatap  oldu:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Hâlâ  değiştirmemişsin arabanın lastiklerini?&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Adam,  hiçbir şey hissettirmeden:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Bir  lastikçiyle anlaştım. Yeni lastikler gelince hemen değiştirecek...  diyerek  geçiştirdi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Bu  geçiştirme işi birkaç gün devam ettiği için bir akşam yine eve gelirken iyice  sıkılmış, bu defa ne diyeceğim&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;diye  düşünürken hiç beklenmedik bir durumla karşılaşmıştı.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Hanım bu  defa kendisine adres yazılı bir kağıt uzatmış, sonra da şöyle  demişti:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Bugün  lastikçi geldi, şu adresi verdi. Yarın bana gelsin lastiklerini değiştireceğim,  deyip gitti. Al bu adresi, dedi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Belli  etmemişse de bunun izahını yapamamıştı. Çünkü böyle bir lastikçi ile  konuşmamıştı. Merakla sabahı bekledi.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;İlk işi  kâğıttaki adrese gitmek oldu. Garipliğe bakın ki tamirciyi hayatında hiç  görmemiş, buraya hiç gelmemişti.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Elindeki  kâğıdı uzatınca bir şaşkınlık iki tarafta da yaşandı. Adam:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Sen o  musun, deyip boynuna sarıldı, başladı hıçkıra &lt;span class="SpellE"&gt;hıçkıra&lt;/span&gt;  ağlamaya. Sonra da şöyle devam etti:&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin-left: 36pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;- Tam üç  gündür &lt;span class="SpellE"&gt;Resülullah&lt;/span&gt; Aleyhisselam rüyama giriyor ve bana,  "şu adresteki şoförün lastiklerini değiştir,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ücret  olarak da benim şefaatime nail ol" buyuruyor. Allah için söyle. Sen ne türlü bir  iyilik ettin,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;  &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;nasıl bir  hayır dua aldın ki, &lt;span class="SpellE"&gt;Resülullah&lt;/span&gt; Aleyhisselam üç gündür  beni ikaz ediyor, senin lastiğini değiştirmem için&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: rgb(0, 0, 102); font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;beni  vazifelendiriyor?  &lt;i&gt;(&lt;span class="SpellE"&gt;Ahmed&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Şabin&lt;/span&gt;)&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-8832486381223346677?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/8832486381223346677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/zor-zamanda-yapilan-yardim-zor-zamanda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8832486381223346677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8832486381223346677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/zor-zamanda-yapilan-yardim-zor-zamanda.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6091402274390398557</id><published>2009-02-20T03:09:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:09:48.040-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;ANA KUZUSU&lt;/title&gt;&lt;link href="ANA%20KUZUSU_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                &lt;/span&gt;&lt;b&gt;ANA  KUZUSU&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Cuma namazındaydık. Sağ tarafımda yaşlı  bir adam, onun sağında ise tek kişilik boş yer vardı. Yaşlı adam, farza  kalkarken arkaya döndü ve boşluğun gerisinde duran 14-15 yaşlarındaki  gence:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;- Saf'ı doldur evlat,  dedi. Gel yanıma.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Çocuk, mahcup  bir ifâdeyle:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;- Mümkünse burada  kılmak istiyorum, diye kekeledi. Oraya başkası geçebilir.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Yaşlı adam, çocuğun üzerinde bulunduğu  uzun tüylü yeşil halıyı göstererek:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;- Ne o dedi. Yoksa orası daha yumuşak diye mi gelmiyorsun?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Ve öfkeyle devam etti:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;- Anne kuzusu, ne olacak...&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Namaz bittiğinde, yaşlı adamın Cuma'sını  tebrik ettim. Arkadaki genç de gelerek onun elini öptü. Adam, söylediklerine  çoktan pişman olmuştu. Delikanlının nurlu yanaklarını okşarken:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;- Sana 'anne kuzusu’ dediğim için kusura  bakma yavrum, dedi. Bir anda ağzımdan kaçtı işte...&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Çocuğun gözleri dolu doluydu. Başını  yere eğerken:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;- Bu  söylediklerinizde haklısınız efendim, dedi. Üzerinde namaz kılmak için ısrar  ettiğim halı, vefât ettiğinde annemin tabutuna örtülmüştü. Orada secdeye  kapandığımda, sanki beni kucaklamış gibi oluyor da...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;                                                        &lt;/span&gt;&lt;span style="color: navy;"&gt;Cüneyd &lt;span class="SpellE"&gt;Suâvi&lt;/span&gt; (Hayatın  İçinden)&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-6091402274390398557?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/6091402274390398557/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ana-kuzusu-ana-kuzusu-cuma-namazndaydk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6091402274390398557'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/6091402274390398557'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ana-kuzusu-ana-kuzusu-cuma-namazndaydk.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2855127181405019024</id><published>2009-02-20T03:09:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:09:23.862-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;BALON&lt;/title&gt;&lt;link href="AGACTAKi%20BALON_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:#6B6BB6;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                &lt;/span&gt;BALON &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Küçük  çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını gizleyemiyordu. Onu  hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı  nasıl havaya kaldırmadığı idi.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;Baloncu dinlenmek için durakladığında o da duruyor ve sonra yine takibe  koyuluyordu. Bir ara adamın kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı  ve bütün cesaretini toplayarak:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;-Baloncu amca, dedi. Biliyor musun benim hiç balonum olmadı. Adam çocuğu  söyle bir süzdükten sonra:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;-Paran var mı? diye sordu. sen onu söyle.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;-Bayramda vardı, diye atıldı çocuk,  önümüzdeki bayram yine olacak.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;-Öyleyse bayramda gel, dedi adam. Acelem yok, ben beklerim.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar  balonlardan ayırmadığı gözleri dolu &lt;span class="SpellE"&gt;dolu&lt;/span&gt; olmuş,  yürümeye bile mecali kalmamıştı. Bir kaç adım attıktan sonra elinde olmadan  tekrar onlara baktığında, gördüklerine inanamadı.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Balonlar, her nasılsa adamın elinden  kurtulmuş ve yol kenarındaki büyük bir akasya ağacının dallarına takılmıştı.  Çocuk, olup bitenleri büyük bir merakla takip ederken, baloncu ona doğru  dönerek:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;-Küçük, diye seslendi.  Balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm. Yapılan teklif, yavrucağın  aklını başından almıştı. Koşarak ağacın altına doğru yöneldi ve ayakkabılarını  aceleyle fırlatıp tırmanmaya başladı. Hedefine adım &lt;span class="SpellE"&gt;adım&lt;/span&gt; yaklaşırken duyduğu heyecan, bacaklarını kanatan akasya  dikenlerinin acısını hissettirmiyordu. Sincap çevikliğiyle balonlara ulaştığında  bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözerek baloncuya sarkıttı.  Ancak balonlardan birisi iyice sıkıştığından diğerlerinden ayrılmış ve ağaçta  kalmıştı. Çocuk onu kurtarmaya kalkışsa, dikenlerden patlayacağını çok iyi  biliyordu. İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adama  dönerek:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;-Birini bana  verecektiniz, dedi. Hangisi o?&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;Adam elini tersiyle burnunu sildikten sonra:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;-Seninki ağaçta kaldı evlat, dedi.  İstersen çık al.&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Çocuk bu sefer  ayakta bile duramadı. Kaldırım kenarına oturup baloncunun uzaklaşmasını  bekledikten sonra, dallar arasında parlayan balona uzun &lt;span class="SpellE"&gt;uzun&lt;/span&gt; bakarak:&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;         &lt;/span&gt;"Olsun", diye mırıldandı. "Olsun." Ağacın üzerinde kalsa da, bir balonum  var &lt;span class="SpellE"&gt;ya&lt;/span&gt; artık..&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2855127181405019024?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2855127181405019024/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/balon-balon-kucuk-cocuk-baloncuyu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2855127181405019024'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2855127181405019024'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/balon-balon-kucuk-cocuk-baloncuyu.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-4462665494053828644</id><published>2009-02-20T03:08:00.006-08:00</published><updated>2009-02-20T03:09:06.815-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;AFFIN ERDEMi&lt;/title&gt;&lt;link href="AFFIN%20ERDEMI_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"MS Mincho"; 	panose-1:2 2 6 9 4 2 5 8 3 4; 	mso-font-alt:"\FF2D\FF33 \660E\671D"; 	mso-font-charset:128; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:fixed; 	mso-font-signature:1 134676480 16 0 131072 0;} @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:"\@MS Mincho"; 	panose-1:0 0 0 0 0 0 0 0 0 0; 	mso-font-charset:128; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-format:other; 	mso-font-pitch:fixed; 	mso-font-signature:1 134676480 16 0 131072 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} p.MsoPlainText, li.MsoPlainText, div.MsoPlainText 	{margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:10.0pt; 	font-family:"Courier New"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 57.6pt 70.85pt 57.6pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;       &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;                 &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;AFFIN ERDEMİ&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Bir gün trenle seyahat eden birisi  tesadüfen son derece huzursuz olan genç bir adamın yanına oturmuş. Bir sure  sonra, genç adam, uzak bir hapishaneden henüz çıkmış bir mahkum olduğunu  açıklamış. Mahkumiyeti ailesine o kadar utanç vermiş ki, ne ziyaretine  gelmişler, ne de bir mektup yollamışlar. Ama fakir oldukları için seyahat  edemediklerini, cahil oldukları için mektup yazamadıklarını umuyor; her şeye  rağmen kendisini affetmiş olmalarını hayal ediyormuş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Ailesinin işini kolaylaştırmak için,  kendilerine mektup yazıp tren kasabanın eteklerindeki çiftliklerinden geçerken  bir işaret koymalarını söylemiş. Ailesi kendisini affetmişse, raylara yakın bir  elma ağacına beyaz bir kurdele bağlayacaklarmış. Eğer kendisinin geri dönmesini  istemiyorlarsa, hiç bir şey yapmayacaklar, o da trende kalıp Batıya gidecek,  belki de bir serseri olacakmış. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Tren, kasabasına yaklaşırken heyecanı o  kadar artmış ki, pencereden dışarı bakmaya cesaret edemiyormuş. Kompartıman  arkadaşı kendisiyle yer değiştirip onun yerine elma ağacına bakacağını söylemiş.  Bir dakika sonra elini genç mahkumun koluna koymuş, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;“Şuraya bak” demiş.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Göz pınarlarında biriken yaşlarla  gözleri parlıyormuş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;“Her şey yolunda, bütün ağaç bembeyaz  kurdelelerle bezenmiş”. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;O anda bir ömrü zehirleyen tüm acılar,  adeta, birden dağılmış, kaybolmuş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoPlainText"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;“Affetmezseniz sevemezsiniz. Sevgisiz  hayat da anlamsızdır”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-4462665494053828644?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/4462665494053828644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/affin-erdemi-affin-erdemi-bir-gun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4462665494053828644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4462665494053828644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/affin-erdemi-affin-erdemi-bir-gun.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-3627491658980056150</id><published>2009-02-20T03:08:00.005-08:00</published><updated>2009-02-20T03:08:51.926-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Affet Babacigim&lt;/title&gt;&lt;link href="AFFET%20BABACIGIM_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;                &lt;/span&gt;&lt;b style=""&gt;AFFET BABACIGIM&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Evliliğinden beri evinde kalan babası  yüzünden eşiyle sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde bir  fazlalık olduğunu düşünüyordu. Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.  Yine böyle bir tartışma anında eşi bütün bağları kopardı ve '&lt;span class="SpellE"&gt;Ya&lt;/span&gt; ben giderim, &lt;span class="SpellE"&gt;ya&lt;/span&gt; da baban bu  evde kalmayacak' diyerek rest çekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Eşini kaybetmeyi göze alamazdı. Babası  yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası sevdiği ve kendini seven bir  eşi ve bir de çocukları vardı. Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında.  Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla karşılaşmıştı. Hala onu  ölürcesine seviyordu. Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve kendince bir  çözüm yolu buldu. Yıllar önce avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı  kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını. Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı  neyse karşılayacak, böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı. Babasına  lazım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan sonra yatalak babasını yatağından  kaldırdı ve kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can 'Baba ben de seninle gelmek  istiyorum' diye ısrar edince onu da arabaya aldı ve birlikte yola  koyuldular.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Karakışın tam  ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı. Kar ve tipi yüzünden yolu zor  seçiyorlardı. Minik Can sürekli babasına 'Baba nereye gidiyoruz ?' diye soruyor  ama cevap alamıyordu. Öte yandan nereye götürüldüğünü anlayan yaşlı adamsa gizli  &lt;span class="SpellE"&gt;gizli&lt;/span&gt; gözyaşı döküyor oğlu ve torununa belli etmemeye  çalışıyordu. Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine ulaştılar. Epeydir  buraya gelmemişti. Baraka tipindeki dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan  akıyordu. Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve arabadan yüklendiği  yatağı oraya itina ile serdi. Sonra diğer malzemeleri taşıdı. En son da babasını  sırtlayarak yatağa yerleştirdi. Tipi adeta barakanın içinde hissediliyordu.  Barakanın içinde fırtına vardı adeta. Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha  şimdiden üşümeye başlamıştı. Yarın yine gelir bir yorgan ve birkaç battaniye  getiririm diye düşündü. Öyle üzgündü ki Dünya başına göçüyor gibiydi. O bu  duygular içindeyken babası yüreğine bıçak saplanmış gibiydi. Yıllarca emek  verdiği oğlu tarafından bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti içi  yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu. Minik Can ise olanlara hiçbir anlam  veremiyordu. Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın vermiş olduğu üzüntüyle  sadece seyrediyordu. Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi  yanaklarını ve ellerini defalarca öptü. Beni affet der gibi sarıldı, kokladı.  Artık ikisi de kendine hakim olamıyor ve hıçkıra &lt;span class="SpellE"&gt;hıçkıra&lt;/span&gt; ağlıyordu. Buna mecburum der gibi baktı babasının  yüzüne ve Can'ın elini tutup hızla barakayı terk etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Arabaya bindiler. Can yol çıktıklarında  ağlamaya başladı neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye. Verecek hiçbir cevap  bulamıyordu, annen böyle istiyor diyemiyordu. Can 'Baba sen yaşlandığında bende  seni buraya mı getireceğim' diye sorunca Dünyası başına yıkıldı. O sorunun  yöneltilmesiyle birlikte deliler gibi geri çevirdi arabayı. Barakaya ulaştığında  'Beni affet baba' diyerek babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı &lt;span class="SpellE"&gt;sıkı&lt;/span&gt; sarılmış ve çocuklar gibi hıçkıra &lt;span class="SpellE"&gt;hıçkıra&lt;/span&gt; ağlıyorlardı. Oğlu 'Baba beni affet, sana bu  muameleyi yaptığım için beni affet' diye hatasını belli ediyordu.. Babası  oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;'Geri geleceğini  biliyordum yavrum. Ben babamı dağ başına atmadım ki, sen beni atasın. Beni bu  dağda bırakamayacağını biliyordum&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-3627491658980056150?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/3627491658980056150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/affet-babacigim-affet-babacigim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3627491658980056150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/3627491658980056150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/affet-babacigim-affet-babacigim.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7275719148572147428</id><published>2009-02-20T03:08:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:08:37.358-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Ask, Zaman ve Mutluluk&lt;/title&gt;&lt;link href="ADA%20ASK%20VE%20ZAMAN_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Frutiger Linotype"; 	panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:135 0 0 0 147 0;} @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:#B5CDE6;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;ADA&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-align: center;" align="center"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Frutiger Linotype';"&gt;Bir  zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış:&lt;br /&gt;Mutluluk,  Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir gün, adanın batmakta  olduğu, duygulara haber verilmiş.&lt;br /&gt;Bunun üzerine hepsi, adayı terk etmek için  sandallarını hazırlamışlar.&lt;br /&gt;Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş.&lt;br /&gt;Çünkü,  mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.&lt;br /&gt;Ada neredeyse battığı  zaman,&lt;br /&gt;Aşk, yardım istemeye karar vermiş.&lt;br /&gt;Zenginlik, çok büyük bir  teknenin içinde geçmekteymiş.&lt;br /&gt;Aşk,&lt;br /&gt;"Zenginlik, beni de yanına alır  mısın?" diye sormuş.&lt;br /&gt;Zenginlik,&lt;br /&gt;"Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın &lt;br /&gt;ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.&lt;br /&gt;Aşk, çok güzel bir yelkenlinin  içindeki&lt;br /&gt;Kibir'den yardım istemiş.&lt;br /&gt;"Kibir, lütfen bana yardım  et!"&lt;br /&gt;"Sana yardım edemem Aşk.&lt;br /&gt;Sırılsıklamsın ve yelkenlimi  mahvedebilirsin."&lt;br /&gt;diye cevap vermiş Kibir.&lt;br /&gt;Üzüntü yakınlardaymış&lt;br /&gt;ve  Aşk, yardım istemiş:&lt;br /&gt;"Üzüntü, seninle geleyim..."&lt;br /&gt;"&lt;span class="SpellE"&gt;Off&lt;/span&gt;, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım  var."&lt;br /&gt;Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş&lt;br /&gt;ama o kadar mutluymuş ki, &lt;br /&gt;Aşk'ın çağrısını duymamış.&lt;br /&gt;Aşk, birden bir ses duymuş:&lt;br /&gt;"Gel Aşk!  Seni yanıma alacağım..."&lt;br /&gt;Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş.&lt;br /&gt;Aşk o kadar  şanslı ve mutlu hissetmiş ki kendini&lt;br /&gt;onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi  akıl edememiş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni bir kara parçasına vardıklarında,&lt;br /&gt;Aşk'a yardım  eden, yoluna devam etmiş.&lt;br /&gt;Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk,  Bilgi'ye sormuş:&lt;br /&gt;"Bana yardım eden kimdi?"&lt;br /&gt;"O, Zaman'dı" diye cevap  vermiş Bilgi.&lt;br /&gt;"Zaman mı?&lt;br /&gt;Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. &lt;br /&gt;Bilgi gülümsemiş:&lt;br /&gt;"Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu  anlayabilir..."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Frutiger Linotype';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7275719148572147428?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7275719148572147428/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ask-zaman-ve-mutluluk-ada-bir-zamanlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7275719148572147428'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7275719148572147428'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ask-zaman-ve-mutluluk-ada-bir-zamanlar.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2855399608025965842</id><published>2009-02-20T03:08:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:08:17.567-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;ACELE KARAR VERMEYiN&lt;/title&gt;&lt;link href="ACELE%20KARAR%20VERMEYiN_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:windowtext;} p 	{mso-margin-top-alt:auto; 	margin-right:0cm; 	mso-margin-bottom-alt:auto; 	margin-left:0cm; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	color:#F6F4FF;} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 45pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;              &lt;/span&gt;ACELE KARAR  VERMEYİN...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="margin-bottom: 12pt; text-indent: 45pt;"&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Çin  düşünürü &lt;span class="SpellE"&gt;Lao&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Tzu'nun&lt;/span&gt;  öyküsü...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Köyün  birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış...  Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse  hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış..  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Bu at,  bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı" dermiş hep. Bir sabah  kalkmışlar ki, at yok. Köylü ihtiyarın başına toplanmış: "Seni ihtiyar bunak, bu  atı sana bırakmayacakları, çalacakları belliydi. Krala satsaydın, ömrünün sonuna  kadar beyler gibi yaşardın. Şimdi ne paran var, ne de atın" demişler...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;İhtiyar:  "Karar vermek için acele etmeyin" demiş. "Sadece at kayıp" deyin, "Çünkü gerçek  bu. Ondan ötesi sizin yorumunuz ve verdiğiniz karar. Atımın kaybolması, bir  talihsizlik mi, yoksa bir şans mı? Bunu henüz bilmiyoruz. Çünkü bu olay henüz  bir başlangıç. Arkasının nasıl geleceğini kimse bilemez."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Köylüler  ihtiyar bunağa kahkahalarla gülmüşler. Aradan 15 gün geçmeden at, bir gece  ansızın dönmüş... Meğer çalınmamış, dağlara gitmiş kendi kendine. Dönerken de,  vadideki 12 vahşi atı peşine takıp getirmiş. Bunu gören köylüler toplanıp &lt;span class="SpellE"&gt;ithiyardan&lt;/span&gt; özür dilemişler.&lt;br /&gt;"Babalık" demişler, "Sen  haklı çıktın. Atının kaybolması bir talihsizlik değil adeta bir devlet kuşu oldu  senin için, şimdi bir at sürün var.." &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Karar  vermek için gene acele ediyorsunuz" demiş ihtiyar. "Sadece atın geri döndüğünü  söyleyin. Bilinen gerçek sadece bu. Ondan ötesinin ne getireceğini henüz  bilmiyoruz. Bu daha başlangıç.&lt;br /&gt;Birinci cümlenin birinci kelimesini okur  okumaz kitap hakkında nasıl fikir yürütebilirsiniz?" &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Köylüler  bu defa açıkça ihtiyarla dalga &lt;span class="SpellE"&gt;geçmemişler&lt;/span&gt;, ama  içlerinden "Bu herif sahiden geri zekalı" diye geçirmişler... Bir hafta  geçmeden, vahşi atları terbiye etmeye çalışan ihtiyarın tek oğlu attan düşmüş ve  ayağını kırmış. Evin geçimini temin eden oğul şimdi uzun zaman yatakta  kalacakmış. Köylüler gene gelmişler ihtiyara. "Bir kez daha haklı çıktın"  demişler. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Bu  atlar yüzünden tek oğlun, bacağını uzun süre kullanamayacak. Oysa sana bakacak  başkası da yok. Şimdi eskisinden daha fakir, daha zavallı olacaksın" demişler.  İhtiyar "Siz erken karar verme hastalığına tutulmuşsunuz" diye cevap vermiş.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"O  kadar acele etmeyin. Oğlum bacağını kırdı. Gerçek bu. Ötesi sizin verdiğiniz  karar. Ama acaba ne kadar doğru. Hayat böyle küçük parçalar halinde gelir ve  ondan sonra neler olacağı size asla bildirilmez." &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Birkaç  hafta sonra, düşmanlar kat &lt;span class="SpellE"&gt;kat&lt;/span&gt; büyük bir ordu ile  saldırmış. Kral son bir ümitle eli silah tutan bütün gençleri askere çağırmış.  Köye gelen görevliler, ihtiyarın kırık bacaklı oğlu dışında bütün gençleri  askere almışlar. Köyü matem sarmış. Çünkü savaşın&lt;br /&gt;kazanılmasına imkân yokmuş,  giden gençlerin sonunda &lt;span class="SpellE"&gt;ya&lt;/span&gt; öleceğini &lt;span class="SpellE"&gt;ya&lt;/span&gt; da esir düşeceğini herkes biliyormuş.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Köylüler,  gene ihtiyara gelmişler... "Gene haklı olduğun ortaya çıktı" demişler. "Oğlunun  bacağı kırık, ama hiç değilse yanında. Oysa bizimkiler, belki asla köye  dönemeyecekler. Oğlunun bacağının kırılması, talihsizlik değil, şansmış  meğer..." &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;"Siz  erken karar vermeye devam edin" demiş, ihtiyar. "Oysa ne olacağını kimseler  bilemez. Bilinen bir tek gerçek var. Benim oğlum yanımda, sizinkiler askerde...  Ama bunların hangisinin talih, hangisinin şanssızlık olduğunu sadece Allah  biliyor." &lt;i&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Lao&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: windowtext; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Tzu&lt;/span&gt;, öyküsünü şu &lt;span class="SpellE"&gt;nasihatla&lt;/span&gt;  tamamlamış:&lt;br /&gt;"Acele karar vermeyin. Hayatın küçük bir dilimine bakıp tamamı  hakkında karar vermekten kaçının. Karar; aklın durması halidir.&lt;br /&gt;Karar  verdiniz mi, akıl düşünmeyi, dolayısı ile gelişmeyi durdurur.&lt;br /&gt;Buna rağmen  akıl, insanı daima karara zorlar. Çünkü gelişme halinde olmak tehlikelidir ve  insanı huzursuz yapar. Oysa gezi asla sona ermez. Bir yol biterken yenisi  başlar. Bir kapı kapanırken, başkası açılır. Bir hedefe ulaşırsınız ve daha  yüksek bir hedefin hemen&lt;br /&gt;oracıkta olduğunu  görürsünüz."&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2855399608025965842?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2855399608025965842/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/acele-karar-vermeyin-acele-karar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2855399608025965842'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2855399608025965842'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/acele-karar-vermeyin-acele-karar.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-4422154360660422803</id><published>2009-02-20T03:07:00.002-08:00</published><updated>2009-02-20T03:08:02.115-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;8640 SANiYE&lt;/title&gt;&lt;link href="86400%20SANiYE_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;              &lt;/span&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;86400  Saniye&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;b&gt;&lt;i&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bankada bir hesap sahibi olduğunu düşün,  hesabına her sabah 86.400 dolar para yatırılıyor, fakat bu paranın hepsini  akşama kadar harcamak zorundasın, ertesi güne transfer edilemez. Paranı  kullansan da kullanmasan da hesap her akşam sıfırlanıyor. Ne yaparsın? Tabii ki  hepsini harcamaya çalışırsın; Hepimiz, Zaman adlı bu bankanın  müşterileriyiz;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Her sabah 86.400 saniyeye sahip oluyoruz;  yarına transfer edilemez, Her sabah hesabımız dolar, her akşam boşalır. Geri  dönüş yok, saniyelerini şu anı yaşayarak harca, en iyisi bunlarla yatırım  yap.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Mutluluk,  sağlık ve başarı için. Zaman kaçıyor. Her gün için en iyisini yap.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bir senenin değerini anlamak için sınıfta  kalmış bir öğrenciye sor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bir ayın değerini anlamak için, 8 aylık  bir bebek doğuran anneye sor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bir haftanın değerini anlamak için,  haftalık dergi çıkaran bir çilekeşe,&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bir saatin değerini anlamak için,  kavuşmayı bekleyen sevgililere sor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bir dakikanın değerini anlamak için,  trenin kaçıran yolcuya sor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bir saniyenin değerini anlamak için, bir  kazayı önleyemeyen sürücüye sor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bir saniyenin yüzde birinin değerini  anlamak için olimpiyatlarda gümüş madalya kazanan koşucuya sor.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Her anını değerlendir, her dakikanı çok  özel biriyle paylaş. Zamanına ortak edebileceğin kadar özel biriyle.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Unutma! Zaman hiç kimse için durmaz.  Geçmiş zaman tarihtir. Gelecek zaman sırlar, mechullerle dolu.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Sadece şu an sana verilen gerçek bir  armağandır.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Bu hafta dostluk haftası olsun. Arkadaşlar  bulunmaz mücevherlerdir. Bizi üzerler, cesaretlendirirler ve zaman &lt;span class="SpellE"&gt;zaman&lt;/span&gt; avuturlar. Kalplerini bize açarlar. Arkadaşlarına,  onları sevdiğini göster.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Arkadaşlık mesajını herkese gönder, cevap  alırsan bütün hayatın için bir dostun bulunduğunu anlarsın.&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="margin: 1.5pt 0cm 1.5pt 7.5pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Onlara ne kadar çok ihtiyacın olduğunu ve  senin için ne kadar önemli olduklarını dikkatle denersen  görürsün....&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Ahmet Kabaklı hocanın Türkiye  Gazetesindeki köşesinden alınmıştır...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-4422154360660422803?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/4422154360660422803/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/8640-saniye-86400-saniye-bankada-bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4422154360660422803'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/4422154360660422803'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/8640-saniye-86400-saniye-bankada-bir.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2325721619821991721</id><published>2009-02-20T03:07:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:07:42.755-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;4 MAHALLELI KASABA&lt;/title&gt;&lt;link href="4%20MAHALLELI%20KASABA_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;                        &lt;/span&gt;4 MAHALLELİ  KASABA&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Küçük bir kasabanın dört ayrı mahallesi  varmış. Birinci mahallede &lt;span class="SpellE"&gt;Evetama'lar&lt;/span&gt; yaşıyormuş.  &lt;span class="SpellE"&gt;Evetama'lar&lt;/span&gt; ne yapılması gerektiğini bildiklerini  düşünürlermiş. Yapma zamanı geldiğinde ise "evet, ama" diye cevap verirlermiş.  Cevapları hep yanlış olurmuş. Suçu başkalarına atmakta da ustaymışlar.  &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;İkinci mahallede &lt;span class="SpellE"&gt;Yapıcam'lar&lt;/span&gt; yaşarmış. Ne yapacaklarını bilirlermiş.  Kendilerini yapacakları şeye adım &lt;span class="SpellE"&gt;adım&lt;/span&gt; hazırlarlarmış,  ama yapacakları sırada şanslarını kaçırdıklarının farkına varırlarmış. Bu  mahallede insanların dizleri dövülmekten yara bere içindeymiş. Yaşamı  ertelememek için verdikleri kararı bile ertelerlermiş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Üçüncü mahallede yaşayan &lt;span class="SpellE"&gt;Keşkeci'lerin&lt;/span&gt;, hayatı algılama güçleri mükemmelmiş. Neyin  yapılması gerektiğini daima en isabetli şekilde bilirlermiş ama, her şey olup  bittikten sonra. &lt;span class="SpellE"&gt;Keşke'cilerin&lt;/span&gt; de başları kanarmış  hep, duvarlara vurmaktan! &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;Kasabanın en yeşil bölgesinde, en güzel  evlerin olduğu mahallede ise &lt;span class="SpellE"&gt;İyikiyaptım'lar&lt;/span&gt;  otururmuş. &lt;span class="SpellE"&gt;Keşkeci'ler&lt;/span&gt; bu mahallede yürüyüşe çıkar,  etrafa hayranlıkla bakarlarmış. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Yapıcam'lar&lt;/span&gt;  &lt;span class="SpellE"&gt;Keşkeci'lerle&lt;/span&gt; birlikte bu mahallede yürüyüşe çıkmak  ister ama bir türlü fırsat bulamazlarmış. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;Evetama'lar&lt;/span&gt;  ise mahallenin güzelliğini görmek yerine, ağaçların gölgelerinin yeterince geniş  olmadığından, güneşin daha erken saatte doğması gerektiğinden şikayet  ederlermiş. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;        &lt;/span&gt;&lt;span class="SpellE"&gt;İyikiyaptım&lt;/span&gt;  mahallesindeki insanların kusuru da, beyinlerinde mazeret üretme merkezlerinin  olmayışıymış!.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2325721619821991721?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2325721619821991721/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/4-mahalleli-kasaba-4-mahalleli-kasaba.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2325721619821991721'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2325721619821991721'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/4-mahalleli-kasaba-4-mahalleli-kasaba.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7263009040129699733</id><published>2009-02-20T03:06:00.002-08:00</published><updated>2009-02-20T03:07:09.440-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>&lt;title&gt;Büyük Taslar&lt;/title&gt;&lt;link href="ZAMAN%20YONETiMi%20BUYUK%20TASLAR_dosyalar/filelist.xml" rel="File-List"&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Comic Sans MS"; 	panose-1:3 15 7 2 3 3 2 2 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:script; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:647 0 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-parent:""; 	margin:0cm; 	margin-bottom:.0001pt; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:12.0pt; 	font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} span.SpellE 	{mso-style-name:""; 	mso-spl-e:yes;} @page Section1 	{size:595.3pt 841.9pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;div class="Section1"&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;span style=""&gt;      &lt;/span&gt;Zaman Yönetimi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: red; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Aşağıdaki  gerçek hikâye &lt;span class="SpellE"&gt;Kellog&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;Business&lt;/span&gt; &lt;span class="SpellE"&gt;School'da&lt;/span&gt; (Northwestern  Üniversitesi) İş İdaresi mastır öğrencileri ile Zaman Yönetimi dersi profesörü  arasında geçer...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt; &lt;p class="MsoNormal" style="text-indent: 45pt;"&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; color: navy; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;Profesör  sınıfa girip karsısında duran dünyanın en seçilmiş öğrencilerine kısa bir süre  baktıktan sonra, "Bugün Zaman Yönetimi konusunda deneyle karışık bir sınav  yapacağız" dedi. Kürsüye yürüdü, kürsünün altından kocaman bir kavanoz çıkarttı.  Arkadan, kürsünün altından bir düzine yumruk büyüklüğünde tas aldı ve taşları  büyük bir dikkatle kavanozun içine yerleştirmeye başladı. Kavanozun daha başka  tas almayacağına emin olduktan sonra öğrencilerine döndü ve "Bu kavanoz doldu  mu?" diye sordu. Öğrenciler hep bir ağızdan "Doldu" diye cevapladılar. Profesör  "Öyle mi?" dedi ve kürsünün altına eğilerek bir kova mıcır çıkarttı. Mıcırı  kavanozun ağzından yavaş &lt;span class="SpellE"&gt;yavaş&lt;/span&gt; döktü. Sonra kavanozu  sallayarak mıcırın taşların arasına yerleşmesini sağladı. Sonra öğrencilerine  dönerek bir kez daha "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Bir öğrenci "Dolmadı  herhâlde" diye cevap verdi. Doğru" dedi profesör ve gene kürsünün altına  eğilerek bir kova kum aldı ve yavaş &lt;span class="SpellE"&gt;yavaş&lt;/span&gt; tüm kum  taneleri taslarla mıcırların arasına nüfuz edene kadar döktü. Gene öğrencilerine  döndü ve "Bu kavanoz doldu mu?" diye sordu. Tüm sınıftakiler bir ağızdan "Hayır"  diye bağırdılar. "Güzel" dedi profesör ve kürsünün altına eğilerek bir sürahi su  aldı ve kavanoz ağzına kadar doluncaya dek suyu boşalttı. Sonra öğrencilerine  dönerek "Bu deneyin amacı neydi" diye sordu. Uyanık bir öğrenci hemen "Zamanımız  ne kadar dolu görünürse görünsün, daha &lt;span class="SpellE"&gt;ayırabileceğimiz&lt;/span&gt; zamanımız mutlaka vardır" diye atladı.  "Hayır" dedi profesör, "bu deneyin esas anlatmak istediği eğer büyük taşları  bastan yerleştirmezseniz küçükler girdikten sonra büyükleri hiç bir zaman  kavanozun içine koyamazsınız" gerçeğidir". Öğrenciler şaşkınlık içinde  birbirlerine bakarken profesör devam etti: "Nedir hayatınızdaki büyük taşlar?  Çocuklarınız, eşiniz, sevdikleriniz, arkadaşlarınız, eğitiminiz, hayâlleriniz,  sağlığınız, bir eser yaratmak, başkalarına faydalı olmak, onlara bir şey  öğretmek! Büyük taşlarınız belki bunlardan birisi, belki bir kaçı, belki hepsi.  Bu aksam uykuya yatmadan önce iyice düşünün ve sizin büyük taşlarınız  hangileridir iyi karar verin. Bilin ki büyük taşlarınızı kavanoza ilk olarak  yerleştirmezseniz hiç bir zaman bir daha koyamazsınız, o zaman da ne kendinize,  ne de çalıştığınız kuruma, ne de ülkenize faydalı olursunuz. Bu da iyi bir is  adamı, gerçekte de iyi bir adam olamayacağınızı gösterir" Profesör, ders bittiği  hâlde konuşmadan oturan öğrencileri sınıfta bırakarak çıktı gitti...&lt;/span&gt;&lt;span style="font-size: 14pt; font-family: 'Comic Sans MS';"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7263009040129699733?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7263009040129699733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/buyuk-taslar-zaman-yonetimi-asagdaki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7263009040129699733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7263009040129699733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/buyuk-taslar-zaman-yonetimi-asagdaki.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-8220823385368656845</id><published>2009-02-20T03:06:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:06:41.171-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='hazır cevap hikayeler'/><title type='text'></title><content type='html'>YOLUMUZDAKİ ENGELLER&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuştu. Bakalım neler olacak diye başlamış beklemeye. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri birer birer gelmişler, sabahtan öğlene kadar. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girmişler. Pek çoğu kralı yüksek sesle eleştirmiş. Halkından bu kadar vergi alıyor, ama yolları temiz tutamıyordu.    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonunda bir köylü çıkagelmiş. Saraya meyve ve sebze getiriyormuş. Sırtındaki küfeyi yere indirip iki eli ile kayaya sarılmış ve ıkına sıkına itmeye başlamış. Sonunda kan ter içinde kalmış ama, kayayı da yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden sırtına almak üzereymiş ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu görmüş. Açmış ki bir de ne görsün, kese altın doluydu. Bir de kralın notu varmış içinde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        "Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir" diyordu kral. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders vermişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;        "Her engel, hayat şartlarımızı daha iyileştirecek bir fırsattır."&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-8220823385368656845?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/8220823385368656845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/yolumuzdaki-engeller-eski-zamanlarda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8220823385368656845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/8220823385368656845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/yolumuzdaki-engeller-eski-zamanlarda.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-1094030959962828762</id><published>2009-02-20T03:05:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:05:14.567-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tarih ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>Sipahi örgütü ilk kez Orhan Gazi döneminde kuruldu.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde toplam 36 kişi padişahlık yapmıştır.&lt;br /&gt;III.Osman zamanında hiç ayaklanma ve savaş olmamış sadece büyük yangınlar çıkmıştır.&lt;br /&gt;Hz.Muhammed'in(s.a.) ilk diblomatik başarısı Hudeybiye Antlaşması'dır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde en fazla patişah ismi Mehmet'tir.&lt;br /&gt;Osmanlı döneminde ilk denizaltıyı İbrahim Efendi yapmıştır.&lt;br /&gt;İlk vezirlik sistemi Abbasiler tarafından oluşturulmuştur.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti padişahlarından piyanist olan ilk ve tek patişah V.Murat'tır.&lt;br /&gt;İkta sistemi ilk defa Hz.Ömer zamanında uygulanmıştır.&lt;br /&gt;İlk Safevi padişahı Şah İsmail'dir.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin ilk halifesi Yavuz Sultan Selim'dir.&lt;br /&gt;Tarihte ilk ticaret kolonileri İyonlar tarafında oluşturulmuştur.&lt;br /&gt;Balkanlar II.Kosova savaşı ile ilk kez Türk yurdu olmuştur.&lt;br /&gt;İlk anayasayı Babiller oluşturmuştur.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde ilk tershane Yıldırım Bayezid devrinde Gelibolu'da oluşturulmuştur.&lt;br /&gt;Sivil Savunma teşkilatı ilk olarak I.Dünya Savaşı esnasında oluşturulmuştur.&lt;br /&gt;Orta Doğu'ya 4 kez Haçlı Seferi düzenlenmiştir.&lt;br /&gt;Müslümanlarla Türkler ilk kez 4 Halife devrinde karşılaşmıştır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde ekberiyet sistemi ilk defa I.Ahmet devrinde uygulanmıştır.&lt;br /&gt;İlk bütçe Tarhuncu Ahmet Paşa tarafından düzenlenmiştir.&lt;br /&gt;İlk Türk amiral Çaka Bey'dir.&lt;br /&gt;İlk Türk deniz savaşını Çaka Bey yapmıştır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde ilk divan Orhan Bey döneminde kurulmuştur.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin toprak kaybettiği ilk antlaşma Karlofça'dır.&lt;br /&gt;İlk İslam devletinin temelleri Mekke'de atılmıştır.&lt;br /&gt;İlk anayasamız 1876'daki I.Meşrutiyet Anayasasıdır.&lt;br /&gt;Fatih Sultan Mehmet 12 Hristiyan devletini yıkmıştır. &lt;br /&gt;Yıldırım Bayezid yıldırım lakabını Niğbolu Savaşı'na almıştır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti ilk deniz savaşı Venedikler'le yapmıştır.&lt;br /&gt;Atatürk'e gazi ve maraşallik ünvanı Sakarya Savaşı'ndan sonra verilmiştir.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin son halifesi Abdülmecid'tir.&lt;br /&gt;Dört işlemi ilk kez Sümer'ler bulmuştur.&lt;br /&gt;Tarihte bilinen ilk büyük ve düzenli orduyu Akadlar kurmuştur.&lt;br /&gt;Tarihdeki ilk yazılı antlaşma Kadeş'tir.&lt;br /&gt;Parayı ilk kez Lidyalı'lar bulmuştur. &lt;br /&gt;Mısırlı'lar Hiyogralif Yazısını kullanmıştır.&lt;br /&gt;Anadolu'ya yazıyı ilk getirenler Asurlar'dır.&lt;br /&gt;Miladi takvimi Mısırlı'lar oluşturtu,Romalı'lar geliştirdi.&lt;br /&gt;İbraniler tarihte tek tanrılı inanca ,inanan ilk kavimdir.(Musevilik)&lt;br /&gt;Tarihte ilk demokrasi örneğini Yunanlı'lar uygulamıştır.&lt;br /&gt;Ağrı Dağı'nın eski adı Ararat'tır. Yüksekliği ise 5135km'dir.&lt;br /&gt;T.C.'de ilk general Fevzi Çakmak'tır.&lt;br /&gt;Türkler'in ilk kullandığı takvim 12 hayvanlı Türk takvimidir.&lt;br /&gt;Yerleşik hayata geçen ilk Türk kavmi Uygurlar'dır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti ilk borcu Kırım Savaşı sırasında İngiltere'den almıştır.&lt;br /&gt;Anadolu Hisarı Yıldırım B.tarafından, Rumeli Hisarı Fatih Sultan Mehmet tarafından yaptırılmıştır.&lt;br /&gt;Musevilik'i resmi din olarak kabul eden ilk Türk devleti Hazarlar'dır.&lt;br /&gt;Osmanlı padişahlarının tahta geçerken dağıttığı paraya "Cülüs" denir.&lt;br /&gt;Şehid edilen ilk Osmanlı patişahı Genç Osman'dır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde en fazla padişahlığı K.Sultan Süleyman yapmıştır.(46)&lt;br /&gt;İlk Osmanlı parası Osman Bey,ilk gümüş para Orhan Bey,ilk altın para,Fatih Sultan Mehmet bastırmıştır.&lt;br /&gt;Karikatürün doğmasını "Daumier" sağlamıştır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti,uçağı ilk kez birinci dünya savaşında kullanmıştır.&lt;br /&gt;İlk kez Rumeliye geçiş Çimpe Kale'sinin alınmasıyla gerçekleşmiştir.&lt;br /&gt;Karlofça ant.ile başlıyan gerileme Yaş ant.ile son bulmuştur.&lt;br /&gt;Fransız ihtilali ile ortaya çıkan ilk isyan, Sırp isyanıdır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nden en son ayrılan millet Arnavutlar'dır.&lt;br /&gt;Yunanlılar Edirne ant.ile ,Sırplar da Berlin ant. ile bağımsız olmuşlardır.&lt;br /&gt;Reform ilk kez Almanya'da,Rönesans ise İtalya'da ortaya çıkmıştır.&lt;br /&gt;İlk posta teşkilatı Lale devri'nde oluşturuldu.&lt;br /&gt;İlk itfaiye teşkilatı Lale devri'nde oluşturuldu.&lt;br /&gt;İlk kağıt fabrikası Lale devri'nde Yalova'da açıldı.&lt;br /&gt;Matbaa ülkemize ilk kez Lale devri'nde gelmiştir.&lt;br /&gt;İlk çiçek aşısı Lale devri'nde yapıldı.&lt;br /&gt;İlk kumaş fabrikası Lale devri'nde İstanbul'da açıldı.&lt;br /&gt;Suğdak Deniz Seferi ilk deniz aşırı seferidir.&lt;br /&gt;Tarihte Türk adında kurulan ilk devleti Göktürk'lerdir. &lt;br /&gt;Tarihteki ilk Türk devleti Hunlar'dır. &lt;br /&gt;Miryekefelon Savaşı ile Anadolu Türkler'in anavatanı olmuştur.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin Afrika'da kaybettiği ilk toprak parçası Cezayir'dir.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin Afrika'da kaybettiği en son toprak parçası Traplusgarp'tır.&lt;br /&gt;Halifelik Osmanlı'ya ilk kez Ridaniye Savaşı'ndan sonra geçmiştir.&lt;br /&gt;İstanbul feth edilmeden önce 16 kez kuşatılmış fakat alınamamıştır.&lt;br /&gt;İllere ilk kez vali gönderilme II.Mahmut zamanında başlamıştır.&lt;br /&gt;İlk nüfus sayımı II.Mahmut zamanında yapılmıştır.&lt;br /&gt;Musadere usulu ilk kez II.Mahmut zamanında kaldırılmıştır.&lt;br /&gt;İlk medrese,1327'de Orhan Bey zamanında İznik'te açılmıştır.&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nın en eski yazılı kaynakları Orhun Yazıtları'dır.&lt;br /&gt;İlk bireysel zeka testi 1905'te Fransız Binet ile Simon tarafından uygulanmıştır.&lt;br /&gt;Anadolu'da kurulan ilk tarikat Baba İshak tarafından kurulan "Babailik"tarikatıdır.&lt;br /&gt;Türk tarihinde ilk medrese Karahanlı'lar zamanında yapılmıştır.&lt;br /&gt;Türkçe'yi resmi dil olarak ilan eden ilk devlet adamı Karamanoğlu&lt;br /&gt;Mehmet Bey'dir.(13Mayıs1277)&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde toplam 36 kişi padişahlık yapmıştır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde en fazla padişah ismi Mehmed'tir.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti ilk tanzimatı Rusya'ya vermiştir.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin Trakya'da feth ettiği en son toprak parçası İstanbul'dur.&lt;br /&gt;İlk kez kavuk giyen Osmanlı padişahı 1.Bayezid'tir.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti ile İran arasında yapılan ilk resmi antlaşma Amasya Antlaşması'dır.&lt;br /&gt;Osmanlı padişahlarından hattat olan ilk ve padişah Abdülmecid'dir.&lt;br /&gt;İlk posta teşkilatı İranlı'lar tarafından kurulmuştur.&lt;br /&gt;Tarihte ilk yazıyı Sümer'ler kullanmıştır.&lt;br /&gt;Aşıkzade Tarihi'ne göre ilk vergi uygulaması Osmanlılar'da Osman Gazi zamanında başlamıştır.&lt;br /&gt;Osmanlılar'da ilk mali teşkilat 1.Murad zamanında kurulmuştur.&lt;br /&gt;TBMM'nin kabul ettiği ilk kanun vergi kanunudur.&lt;br /&gt;İlk vergi rekortmenimiz Türkiye Amatörler Birliği'nin kurucu başkanı Manizade Şevket Manioğlu'dur.&lt;br /&gt;İlk yazılı vergi reformu bundan 4bin 400 yıl önce yapılmıştır.(Sümerler)&lt;br /&gt;Osmanlı devletini ilk başkenti Bursa,son başkenti ise İstanbul'dur.&lt;br /&gt;Osmanlı padişahının yetkilerini sınırlayan ilk belge Sened- İttifak'tır.(1808)&lt;br /&gt;Azınlıklara ilk defa siyasal haklar Islahat Fermanı ile verilmiştir(1856)&lt;br /&gt;31 Mart olayı Osmanlı tarihinde devletin temel düzenini değiştirmek için yapılan ilk ayaklanmadır.&lt;br /&gt;Kurtuluş Savaşı'nda TBMM'nin ilk başarısı Ermeniler'e karşı kazanıldı.&lt;br /&gt;Gümrü Ant. TBMM'nin uluslararsı alandaki ilk siyasi başarısıdır.(3 Aralık 1920)&lt;br /&gt;Düzenli ordunun(8 Kasım 1920) ilk başarısı I.İnönü Savaşı'dır.&lt;br /&gt;TBMM'nin ilk siyasal ilişki kurduğu devlet S.Rusya'dır.&lt;br /&gt;İlk kurulan cemiyet Trakya Paşaeli Cemiyeti'dir.&lt;br /&gt;İşgallere karşı ilk silahlı direnişi başlatan cemiyet Kilikyalılar Cemiyeti'dir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-1094030959962828762?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/1094030959962828762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/sipahi-orgutu-ilk-kez-orhan-gazi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/1094030959962828762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/1094030959962828762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/sipahi-orgutu-ilk-kez-orhan-gazi.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-9013330769785026325</id><published>2009-02-20T03:04:00.006-08:00</published><updated>2009-02-20T03:05:01.873-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='spor ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>İlk Türk futbolcu Fuat Hüsnü Kayacan'dır.&lt;br /&gt;İlk mili golümüzü Zeki Rıza Sporel atmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'ye gelen ilk yabancı antrenör Billy Hunter'dir.&lt;br /&gt;Futbol federasyonunun ilk başkanı Yusuf Ziya Öniş'tir.&lt;br /&gt;Milli ligin ilk golünü Özcan Altuğ attı.&lt;br /&gt;Milli ligin ilk karşılaşması İzmirspor ile Beykoz arasında oynanmıştır.&lt;br /&gt;Anadolu'nun ilk şampiyon takımı Trabzonspor'dur.&lt;br /&gt;Cumhurbaşkanlığı kupasını kazanan ilk takım GS'dir.&lt;br /&gt;Başbakanlık kupasını ilk kez kazanan takım BJK'dir.&lt;br /&gt;Türkiye kupasını kazanan ilk takım GS'dir.&lt;br /&gt;Profesyonel ligin ilk şampiyonu FB'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk futbol maçı İzmir'de İngilizler arasında oynandı.&lt;br /&gt;Yurt dışında futbol maçı yapan ilk takım GS'dir.&lt;br /&gt;Avrupa şampiyonu ilk Türk boksör Cemal Kamacı'dır.&lt;br /&gt;Osmanlılar'da ilk at yarışı Orhan Gazi zamanında yapılmıştır.&lt;br /&gt;Bilardo ilk kez 15.yy'da Fransa'da oynanmıştır.&lt;br /&gt;Tenis ilk defa Meksika'da Toltec yerlileri tarafından oynanmıştır.&lt;br /&gt;İlk Türk tenis hareketini Fuat Hüsnü Kayacan başlatmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'de açılan ilk bilardo salonu Luxemburg'tur.(Beyoğlu)&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk lisanslı bayan binicisi Melahat Aksel'dir.&lt;br /&gt;Osmanlılar zamanında ilk bisikelet yarışları Selanik'te yapıldı.&lt;br /&gt;Brinci futbol liginde en fazla gol atılan karşılaşma FB-G.Antep maçıdır(8-4).&lt;br /&gt;Tüm zamanların en golcü futbolcusu Müller'dir.&lt;br /&gt;Dünya kupasında en fazla şampiyonluk yaşayan futbolcu Pele'dir.&lt;br /&gt;Okul kaynaklı ilk ve tek spor kulümüz GS'dir.&lt;br /&gt;Dünyada futbol ilk kez Çin'de oynanmıştır.&lt;br /&gt;Türk atletizm tarihinde finale kalan ilk Türk atlet Süreyya Ayhan'dır.&lt;br /&gt;Basketbol ilk defa Amerika'da oynanmıştır.&lt;br /&gt;Türk sporcuları ilk defa 1924'deki olimpiyatlara katılmıştır.&lt;br /&gt;NBA'da oynayan ilk basketçimiz Mirsad Türkcan'dır.&lt;br /&gt;İzmir Atatürk Stadyumu Türkiye'nin en büyük stayumudur.&lt;br /&gt;Dünya kupsını ilk kez Uruguay'dır.&lt;br /&gt;Dünya kupasını en fazla kazanan ve bütün finallere katılan tek ülke Brezilya'dır.&lt;br /&gt;Basketbol liginin ilk şampiyonu Altınordu takımıdır.&lt;br /&gt;İlk gece maçı FB-Beykoz arasında yapılmıştır.&lt;br /&gt;Milli takımımız ilk maçını Almanya yaptı.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk stadyumu Fener Bahçe stadıdır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk golf sahası Maslak'ta(İst.)yapıldı.&lt;br /&gt;Fifa kokarlı ilk hakemimiz Sulhi Garan'dır.&lt;br /&gt;İlk Türk hakemi Fuat Hüsnü Kayacan'dır.&lt;br /&gt;bilerdo ilk kez 15.yy'da Fransa'da oynanmıştır.&lt;br /&gt;Dünyada santranç ilk kez Hindistan'da oynanmıştır.&lt;br /&gt;tenis ilk kez Meksika'da oynanmıştır.&lt;br /&gt;voleybol ilk kez 1895 yılında A.B.D'de oynanmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk volebol takımını Fenerbahçe kurmuştur.&lt;br /&gt;Türkiye'de spora yer veren ilk gazete Asır'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'de yayınlanan ilk spor dergisi Futbol'dur.(1910)&lt;br /&gt;Le Sport ilk yayınlanan spor dergisidir.(Fransa)&lt;br /&gt;Dünyada ilk futbol naklen yayını Çekolovakya'da gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk futbol yayınını İstanbul Fm yapmıştır.&lt;br /&gt;Türk milli takımı en fazla İsviçre'yi yendi(6)&lt;br /&gt;Türk milli takımı en fazla S.S.C.B'ye yenildi.&lt;br /&gt;Türk milli takımı en fazla golü Bulgaristan'a attı.(29)&lt;br /&gt;Türk milli takımı en fazla golü Romanya'dan yedi(44)&lt;br /&gt;Türk milli takımı en fazla Romanya ile maç yaptı.(21)&lt;br /&gt;Türk milli takımı en farklı galibiyeti Pakistan'a karşı elde etti.(8-4/1967)&lt;br /&gt;Türk spor tarihinde jübile yapan ilk bayan basketçi Derya Özyer'dir.(G.S.)&lt;br /&gt;Erkekler basketbol liginde görev yapan ilk bayan hakem,Özlem Serinel'dir.(efes-b.kolej)&lt;br /&gt;Dünya kupası maçlarında görev yapan ilk ve tek hakemimiz Doğan Babacab'dır.&lt;br /&gt;Avrupa karmasında yer alan ilk Türk basketçi Efe Aydan'dır.&lt;br /&gt;1985/1986 sezonunda hiç yenilmediği halde şampiyon olamayan takımımız G.S'dir.                                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                               FENERBAHÇE'NİN İLKLERİ &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Fenerbahçe bir sezonda hiç gol yemeden şampiyon olup bir DÜNYA REKOR'u kırdı. (1922-1923)&lt;br /&gt;Fenerbahçe tarihinde 80 kez şampiyon olup en cok şampiyon olan takım olmuştur. Fenerbahçe'yi 69 şampiyonlukla Galatasaray izliyor.&lt;br /&gt;Fenerbahçe Resmi ve Resmi olmayan Kupalarla Türkiye'de en fazla kupaya sahip olan takımdır. (Futbol: 123 kupa) Fenerbahçe ayrıca tüm sporların toplam kupalarında da Türkiye'de en fazla kupaya sahip olan kulüptür.&lt;br /&gt;Fenerbahçe ayrıca Türkiye Profesyonel 1. Futbol Liginde ilk şampiyonluğu yaşayan takımdır.&lt;br /&gt;Fenerbahçe 1967 yılında Balkan Kupasını ilk kazanan Türk takımı oldu.&lt;br /&gt;Fenerbahçe 1967/68 yılında tam 5 kupa birden kazanarak bir rekora imza attı.(Lig Şampiyonluğu, Türkiye Kupası, TSYD,Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupası)&lt;br /&gt;Fenerbahçe ayrıca 1969-70 sezonunda kalesinde sadece 6 gol görerek, çok büyük bir rekora daha imza attı.&lt;br /&gt;Fenerbahçe 1973-74'te Türkiye 1. Ligi Şampiyonu olup,Şampiyonluk Kupası, Türkiye Kupası, ve TSYD Kupalarını kazandı.&lt;br /&gt;Fenerbahçe 1988-89 Sezonunda Rakip Kalelere 36 macta tam 103 gol göndererek Türkiye Liglerinde bir sezonda en fazla gol atan takım ünvanına sahip oldu.&lt;br /&gt;Futbolcusu bir maçta en çok gol atan takım. (Tanju Çolak, 6 gol, Fenerbahçe - Karşıyaka: 7-1, 1992-93 sezonu, 14.hafta)&lt;br /&gt;Fenerbahçe 1996-97 yıllarında ilk kez katıldığı Şampiyonlar Liginde, kendi sahasında 40 Yıl (56 maç) hiç yenilmeyen İngiliz takımı Manchester United'ı deplasmanda Boliç'in 78. dakikada attığı golle yenerek, AVRUPA REKOR'u kırdı. &lt;br /&gt;Fenerbahçe 41 yıllık Türkiye Profesyonel Liginde En Çok Galip Gelen, En Az Gol Yiyen Takımdır. Bu da rekorlar kısmına giriyor.&lt;br /&gt;Türkiye'nin Internet'te sayfaları bulunan ilk spor kulübümüzdür.&lt;br /&gt;Cemiyetler Kanunu'na göre tescil edilen ilk kulübümüzdür.&lt;br /&gt;Atatürk'ün, stadına büstünün konmasına izin verdiği tek kulübümüzdür.&lt;br /&gt;Türk Milli Takımı'na en çok oyuncu veren kulübümüzdür.&lt;br /&gt;Bir futbolcusu için jübile düzenleyen ilk kulübümüzdür. (Lefter Küçükandonyadis)&lt;br /&gt;Aynı sezon A, B ve Genç Takım'ı yenilgisiz 3 İstanbul Şampiyonluğu birden kazanan tek kulübümüzdür.(1932-33 sezonu)&lt;br /&gt;Bir futbolcusu Dünya Karmasında oynayan ilk kulübümüzdür. (İsa Ertürk)&lt;br /&gt;Bir futbolcusu, yabancı bir milli takımı çalıştıran tek kulübümüzdür. (Koço Negroponti, Yunanistan)&lt;br /&gt;Atletizm'de uluslararası yarışmalar düzenleyen tek kulübümüzdür.&lt;br /&gt;Atletizm'de takım halinde yurtdışına çıkan tek kulübümüzdür. (Atina, 1951)&lt;br /&gt;Atletizm'de Avrupa Şampiyonu olan tek kulübümüzdür. (1993)&lt;br /&gt;Olimpiyat Oyunları'nda madalya kazanan tek Türk atletinin mensup oldugu kulübümüzdür. (Ruhi Sarıalp)&lt;br /&gt;Bir spor dalında ülkemizi ilk kez takım halinde temsil eden kulübümüzdür. (1930 Balkan Tenis Şampiyonası)&lt;br /&gt;Uluslararası yarışmalarda birinci gelen ilk Türk kürekçisinin mensup oldugu kulübümüzdür. (1954, Tonguç Türsan)&lt;br /&gt;Bir basketbolcusu, Balkan Karması'nda yer alan tek kulübümüzdür. (Hüsnü ÇakırgilL)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk golf kulübü 1895 yilinda açilan Istanbul Golf Kulubüdür.&lt;br /&gt;Fifa kokartli ilk bayan hakemimiz Lale Orta'dir.&lt;br /&gt;Üçüncü yildizi takan ilk takimimiz GS'dir.&lt;br /&gt;Sampiyonlar ligine ön eleme oynamadan giren ilk Türk takimi GS'dir.&lt;br /&gt;Ilk belgesel çektiren kulübümüz Trabzonspor'dur.&lt;br /&gt;Ilk penaltiyi Karagümrük - Vefa maçinda Kadri Aytaç kullanir ama kaçirir.&lt;br /&gt;Ilk penalti golünü Fenerbahçeli Küçükondonyadis 15 Mart 1959 yilinda atti.&lt;br /&gt;Süper ligde;en çok kazanan,en çok gol atan ve en çok puan toplayan takim Gs'dir.&lt;br /&gt;En uzun süre gol yememe rekoru 1112 dakika ile Senol Günes'e aittir.(TS)&lt;br /&gt;Sezonu en az gol yiyerek kapatma rekoru Datçu'ya aittir.(6/Fenerbahçe)&lt;br /&gt;Üst üste en fazla maç kazanma rekoru Bjk'ye aittir.(13)&lt;br /&gt;En çok küme düsen takim Karsiyaka'dir.(16)&lt;br /&gt;En farkli galibiyet Bjk'ye aittir(Bjk:10-A.Demir:0)&lt;br /&gt;Dünyada kurulan ilk futbol kulübü 1857'de Ingiltere'de kurulmustur.(Sheffield Clup)&lt;br /&gt;Ilk Türk futbol kulübü Black Stacking Football Clup'tür.(1899)&lt;br /&gt;Bütünüyle Türk futbolculardan olusan ilk Türk takimi 1901'de kurulan Kadiköy Futbol Kulübü'dür.&lt;br /&gt;Ilk hakem Osman Yeseren'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de düzenlenen ilk lig Pazar Ligi'dir.(1904-Imagene- )&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-9013330769785026325?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/9013330769785026325/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ilk-turk-futbolcu-fuat-husnu-kayacandr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/9013330769785026325'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/9013330769785026325'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ilk-turk-futbolcu-fuat-husnu-kayacandr.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2333529792308493377</id><published>2009-02-20T03:04:00.005-08:00</published><updated>2009-02-20T03:04:50.199-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sanat ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>*Kendi resmini en çok yapan ressam,Hollandalı Remrant'tır.&lt;br /&gt;*İnsan tenini en iyi yapan ressam,Belçikalı Rubens'tir.&lt;br /&gt;*Müzecilikle ilgili ilk girişim Damat Ferit(1830)tarafından başlatılmıştır.&lt;br /&gt;*İstanbul'daki ilk büyük Osmanlı yapısı Eyüp Sultan Camii'dir.&lt;br /&gt;*Kalbi en ayrıntılı çizen ressam Leonardo Da Vinci'dir.&lt;br /&gt;*Kabe'nin mimarı Hz.İbrahim'dir.&lt;br /&gt;*İlk Osmanlı sarayı Bursa'da yapılmıştır.&lt;br /&gt;*Bilinen en eski beste Melagari Abdülkadir'e aittir.&lt;br /&gt;*Final Fantasy tamamen bilgisayar teknolojisi ile yapılmış ilk filmdir.&lt;br /&gt;*Ünlü Mona Lisa resmi Lor Müzesi'nde bulunmaktadır.(Fransa)&lt;br /&gt;*Şener Şen'in başrolde oynadığı ilk film Namuslu'dur.&lt;br /&gt;*İstanbul'un fethinden sonra ilk saray Bayezid Meydanı'nda yapıldı.&lt;br /&gt;*Anadolu'ya konser turnesi yapan ilk pop sanatçı Erol Büyükburç'tur.&lt;br /&gt;*Türkiye'de kabare tiyatrosunun ilk öncüsü Haldun Taner'dir.&lt;br /&gt;*Mısır Piramitlerinin en büyüğü Keops'tur.&lt;br /&gt;*Sinema tarimizde en çok bilet satan film"Rüzgar Gibi Geçti"filmidir.&lt;br /&gt;*Türkiye'de en büyük arkolji kazı alanı Çatalhöyük'tür.&lt;br /&gt;*Dünyada ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer Ayazma'dır.(Ç.Kale)&lt;br /&gt;*Yurt dışında plak kaydı yapan ilk Türk orkestra şefi Hikmet Şimşek'tir.&lt;br /&gt;*Kanun adkı saz ilk defa Farabi tarafından bulundu.&lt;br /&gt;*İdil Biret ilk ve en genç Türk piyanistidir.&lt;br /&gt;*Dünyanın en pahalı sualtı filmi Water Woult'tur.(Su Dünyası)&lt;br /&gt;*Uzaydan görülen tek insan yapıtı Çin Seddi'dir.&lt;br /&gt;*Atatürk'ün ilk heykeli Gülhane Parkı'nda dikilmiştir.(İst.)&lt;br /&gt;*İlk Müslüman müzikolog El-Kindi'dir.&lt;br /&gt;*İlk fotoğraf J,Nicephore Niepce tarafından çekilmiştir.&lt;br /&gt;*İlk posta pulu 1840'da İngiltere'de satışa sunulmuştur.&lt;br /&gt;*Türkiye'nin ilk hastane sineması Ankara Numune ve Araştırma Hastanesi'nde hizmete girmiştir.&lt;br /&gt;*Türkiye'nin ilk özel televizyon kurumu Star'dır.&lt;br /&gt;                          SİNEMADA İLKLER&lt;br /&gt;Dünya sinemasında ilkler:&lt;br /&gt;*Sinema tarihinde hareketin izlenebildiği ilk aygıt Edison'un buluşu Kineteskop'tu(1892)"Ama bir kişi bakabiliyordu ve hareket perdeye yansımıyordu."&lt;br /&gt;*İlk sinema imparatoru Amerikalı William Fox oldu.&lt;br /&gt;*Dünyanın ilk film stüdyosu "Black Maria'yı" Edison 1894'te Kaliforniya'da kurdu.&lt;br /&gt;*İlk biletli halka açık film gösterisi 28 Aralık 1895'te Paris'te gerçekleştirildi.&lt;br /&gt;*Sinema tarihinde çekilen ilk konulu film Georges Melies'in 1902'de çektiği Ay'a Yolculuk'tur.(16dak.)&lt;br /&gt;*İlk konulu uzun metrajlı filmi 1906 yılında Avusturalyalı Tait Kardeşler gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;*Sinemanın kadın starı Kanada asıllı A.B.D.li Mary Pickford'dur.İlk kez 1909yılında The Lonely Villa filminde oynadı.&lt;br /&gt;*Hollywood'ta çevirilen ilk filmi David W.Grift yönetti.(Eski Kaliforniya'da)&lt;br /&gt;*Beyaz perdenin ilk çıplakı Tanrı'nın Kızın'da oynayan Anette Kellerman'dır.&lt;br /&gt;*İlk ışığa duyarlı filmi Üç Alman buldu.&lt;br /&gt;*Sinema tarihinde çekilen ilk sesli film Caz Şarkıcısı'dır.(1927)&lt;br /&gt;*İlk gerçeküstücü kısa filmi 1928'deİspanyol yönetmen gerçekleştirdi(Luis Bunuel)"Endülüs Köpeği"&lt;br /&gt;*İlk ödüllü oscar töreni   Hollywood'taki Roosevlt Otelinde 16Mayıs 1929'da yapıldı.&lt;br /&gt;*İlk vampir filmi 1922'de çekildi.(Nosferattı)&lt;br /&gt;*Sinema tarihinde ilk büyük reklam kampanyası Rüzgar Gibi Geçti için yapıldı.&lt;br /&gt;*Tarzan beyaz perdede ilk kez 1918yılında görüldü.&lt;br /&gt;*Uluslararası Venedik Film Festivali ilk kez Ağustos 1932'te yapıldı.&lt;br /&gt;*İlk kısa metrajlı canlandırma filmine Walt Disney imza attı.(Mickey Mous)Disney tümü renkli olan ilk canlandırma filmi Çiçekler ve Ağaçlar'ı gerçekleştirdi.(1933)&lt;br /&gt;*Disney, ilk uzun metrajlı canlandırma filmini 1937'de çekt.(Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler)&lt;br /&gt;*Cannes Film Festivali ilk kez 1946yılında yapıldı.&lt;br /&gt;Türk Sineması'nda ilkler:&lt;br /&gt;*İlk film gösterisi Sultan Abdülhamid döneminde Bertrand adlı Fransız hokkabaz tarafından Yıldız Sarayı'nda yapıldı.&lt;br /&gt;*Halka açık ilkfilm gösterisi Galatasaray'da,Polonya Yahudisi Sigmund Weinberg tarafından gerçekleştirildi.(1896/1897)&lt;br /&gt;*İlk sinema salonu şimdiki Tepebaşı Sergi Sarayı'nda açıldı.1908( Sigmund Weinberg)&lt;br /&gt;*İşletmecilğini Türkiye'nin yaptığı ilk sinema,19Mart 1919'da Cevat Bayer ve Murat Beyler tarafından açıldı.&lt;br /&gt;*Türk sinema tarihinde ilk uluslararsı ödül alan ilk film Susuz Yaz'dır.&lt;br /&gt;*İlk Türk filmi Fuat Uzkınay tarafından yapıldı.&lt;br /&gt;*Türkiye'de ilk çekilen belgesel Ayastefonos'taki Rus Abidesi'nin yıkılışıdır.(1914)&lt;br /&gt;*İlk konulu uzun metrajlı filmi Himmet Ağa'nın İzdivacı'dır.&lt;br /&gt;*Yurt dışında çevrilen ilk Türk filmi Koruyan Ölü'dür.(1917)&lt;br /&gt;*Türk sinemasında ilk vamp kadın Madam Kalitea'dır.(Mürebbiye)&lt;br /&gt;*Özgün senaryolu ilk film İstanbul'da Bir Faci-a'ı Aşk filmidir.&lt;br /&gt;*Türk sinemasında ilk hayat kadını tipi  İstanbul'da Bir Faci-a'ı Aşk filmindeki Mediha'dır.&lt;br /&gt;*İstanbul'da Bir Faci-a'ı Aşk filmi çekimi sırasında tutucu grupların saldırısına uğrayarak taşlanan ilk filmdir.&lt;br /&gt;*İlk tarihsel film denemesi olan Alemdar Vak'ası Yahut Sultan Selim-i Salis filmi yarıda kaldı.&lt;br /&gt;*İlk güldürü tipini Şadi Fikret 1921'de Bican Efendi Vekilharç tiplemesi ile gerçekleştirdi.&lt;br /&gt;*İlk özel yapımevi olan Kemal Film 1922'de kuruldu.&lt;br /&gt;*Türk asıllı ilk kadın oyuncular Bedia Muvahhit ve Neyyire Neyir ilk olarak Ateşten Gömlek adlı filmde kamera karşısına geçtiler.&lt;br /&gt;*Ateşten Gömlek adlı film Türk sinema tarihinin ilk kurtuluş savaşı filmidir.&lt;br /&gt;*Neyyire Neyir gazete ilanıyla sinemaya geçen ilk oyuncudur.&lt;br /&gt;*İlk ortak yapım filmi İstanbul Sokaklarında adlı filmdir.(1931)&lt;br /&gt;*İlk sesli film "İstanbul Sokaklarında" adlı filmdir.&lt;br /&gt;*İlk şarkılı film "İstanbul Sokaklarında" adlı filmdir.(Semiha Berksoy)&lt;br /&gt;*İlk seslendirme stüdyosunu İpekçi Kardeşer Nişantaşı'nda açtılar.(1932)&lt;br /&gt;*Türkiye güzellik kraliçesi seçildikten sonra sinema oyunculuğuna geçen ilk güzel Feriha Tevfik'tir.&lt;br /&gt;*İlk operet türündeki film Karım  BeniAldatırsa'dır.(M.Ertuğrul,Nazım Hikmet) &lt;br /&gt;*Şarkıcı-oyuncu modasını başlatan ilk film,Muhsin Ertuğrul'un yönettiği,Münir Nuri Selçuk'un şarkıcı-oyuncu olduğu Allah'ın Cenneti adlı filmdir.&lt;br /&gt;*Türk filminin ilk jön prömiyer tipi Suavi Tedü'dür.&lt;br /&gt;*Türk sinemasının bir kaza sonucu yanan ilk filmi Deniz Kızı adlı filmdir.&lt;br /&gt;*İlk üstün yapım denemesi,Bir Dağ Masalı adlı filmdir.(1947)&lt;br /&gt;*Türk sinemasında ilk yarışma,Cumhuriyet Gazetesi ile İpek Film'in ortaklaşa düzenledikleri "Seneryo Müsabakası"dır.(Şevket Süreyya Aydemir bu yarışmanın ilk birincisi olur.)&lt;br /&gt;*Türk sinemasında oyuncular   ilk kez sigorta kapsamına Barbaros Hayrettin Paşa filminde İpek Film Şirketi tarafından alınırlar.(1951)&lt;br /&gt;*Dergi yarışmaları(Yıldız)sonucu Türk sinemasına ilk gelen oyuncular:Ayhan Işık ,Belgin Doruk ve Mahir Özerdem'diir.&lt;br /&gt;*Lütfi Ö.Akad ,Kanun Namına filmiyle sinemacılar dönemini başlatan ilk sahici yönetmen oldu.( 1952)&lt;br /&gt;*Türk sinemasında kamera karşısına çıkan ilk çocuk oyuncu,Ergun Köknar'dır.(Aysel Bataklı Damın Kızı)&lt;br /&gt;*İlk masal filmler 1970'de çekilmeye başlandı.(Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2333529792308493377?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2333529792308493377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/kendi-resmini-en-cok-yapan.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2333529792308493377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2333529792308493377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/kendi-resmini-en-cok-yapan.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2682803160171677745</id><published>2009-02-20T03:04:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:04:38.219-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='cografya'/><title type='text'></title><content type='html'>Ege Bölgesi'nde en uzun kıyılara sahip ilimiz Muğla'dır.&lt;br /&gt;Avrupa'nın en uzun Volga'dır.&lt;br /&gt;Dünyamıza en yakın gezegen Mars'tır.(en yakın gök cismi ise aydır)&lt;br /&gt;En büyük gezegen Jüpiter'dir.&lt;br /&gt;Dünya'nın en az yağış alan kıtası Avusturalya'dır.&lt;br /&gt;Dünya'nın en tuzlu denizi Lut Gölü'dür.&lt;br /&gt;Dünya'nın en büyük göldenizi Hazar Gölü'dür.&lt;br /&gt;Karadeniz'in en yüksek dağı Kaçkar Dağı'dır.&lt;br /&gt;Taşkömürü ilk defa Zonguldak'ta çıkarılmıştır.&lt;br /&gt;Dünya'nın en derin gölü Baykal Gölü'dür.&lt;br /&gt;Deniz yüzeyinden derinliği en fazla olan göl ise Lut Gölü'dür.&lt;br /&gt;Dünya'nın en yüksek gölü ise Titicaca Gölü'dür.&lt;br /&gt;Yerleşik hayatın mümkün olmadığı tek kıta Antartika'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'de petrol arama çalışmaları ilk defa İskenderun'da yapılmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en zengin boksit yatakları Seydişehir'de bulunur.&lt;br /&gt;Dünya'nın en küçük adası Antartika'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'de heyelan en çok kış mevsiminde görülür.&lt;br /&gt;Türkiye'nin doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı vardır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk turistik yerleşim yeri Çeşme'dir.&lt;br /&gt;Kümes hayvancılığı en çok Marmara Bölgesi'de farklıdır.&lt;br /&gt;Balkanların en büyük gölü İşkodra'dır.&lt;br /&gt;Doğada en çok bulunan element silisyumdur.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en doğu ucunda Iğdır ili bulunur.&lt;br /&gt;Deniz seviyesinden en alçak akarsu Şeria Irmağı'dır.&lt;br /&gt;Türk devletleri arasında altının en fazla çıkarıldığı yer Özbekiastan'tır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin çay yetiştirilen tek yöresi D.Karadeniz'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de rüzgarın en etkili olduğu yer İç Anadolu'dur.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en az göç veren bölgesi Marmara Bölgesidir.&lt;br /&gt;Güneşe en uzak gezegen Pluton'tur.&lt;br /&gt;Türkiye'de en fazla elma İç Anadolu'da üretilir.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en az ormana sahip bölgesi G.Anadolu Bölgesi'dir.&lt;br /&gt;İç Anadolu Bölgesi'nin en yüksek yeri Erciyes Dağı'dır.&lt;br /&gt;Dünya üzerinde çizgisel hızın en fazla oldupu yer Ekvator'dur.&lt;br /&gt;Ulaşım yapılabilinen tek akarsuyumuz Bartın Çayı'dır.&lt;br /&gt;Ülkemizde ilk dokuma fabrikası Nazillli'de açılmıştır.&lt;br /&gt;Ülkemizde ilk şeker fabrikası Uşak'ta açılmıştır.&lt;br /&gt;Ülkemizde ilk demir-çelik fabrikası Karabük'de açılmıştır.&lt;br /&gt;Dünyamıza en yakın gök cismi Ay'dır.&lt;br /&gt;Dünya kalay üretiminde Malezya ilk sırada yer alır.&lt;br /&gt;Kayısı,fındık,çay üretiminde ülkemiz ilk sırada yer alır.&lt;br /&gt;Dünya bor rezervlerin %70'i ülkemizde yer alır.&lt;br /&gt;Ülkemizde ipek böcekciliği en fazla Marmara Bölgesi'nde yapılır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en fazla kara sınırı Suriye ile(877),en az kara sınırı ise Nahçıvan iledir(10)&lt;br /&gt;Ege kıyıları en uzun kıyımızdır.&lt;br /&gt;Ülkemizin en büyük gölü Van Gölü'dür.&lt;br /&gt;Ülkemizde 15 adet büyükşehir,38.000'de köy mevcuttur.&lt;br /&gt;Dünya'nın en sıcak yeri deş-ti Lut Çöl'ünde ölçülmüştür.&lt;br /&gt; Dünyanın en büyük adası Okyanusya Adası'dır.&lt;br /&gt;Dünyanın en büyük akarsuyu, Amazondur.&lt;br /&gt;Dünyanın en uzun akarsuyu,Missisippi'dir. &lt;br /&gt;Türkiye'nin en uzun akarsuyu,Kızılırmak'tır. &lt;br /&gt;Dünyanın en büyük karater gölü, Issık Gölü'dür.(Kırgızistan)&lt;br /&gt;Dünyanın en tuzlu denizi Kızıldeniz'dir.&lt;br /&gt;Dünyanın ilk haritası ünlü Türk denizci Piri Reis tarafından çizilmiştir.&lt;br /&gt;Dünyanın yüzölçümü 510milyon kio metre karedir. 361milyon kilometre karesi,denizlerden 149milyon kio metre karesi karalarla kaplıdır.&lt;br /&gt;Yerkabuğunun en yüksek noktası Himalaya Dağları'nın üstündeki Everest Tepesi'dir.&lt;br /&gt;En derin okyanus çukuru Guam Çukuru'dur.&lt;br /&gt;Karalar üzerindeki en derin yer,Filistin'deki Gor Çukuru'dur.&lt;br /&gt;Yeryüzünün %71'i deniz,%29'u kara(K.Y.K.%39 kara,%61 deniz G.Y.K.%19 kara,%81 deniz)ile kaplıdır.&lt;br /&gt;Kıtaların büyükten küçüğe sıralanışı şöyledir: Asya,Afrika,K.Amerika,G.Amerika,Antartika Avrupa Avusturalya&lt;br /&gt;Ortalama yükseltisi en fazla olan kıta Antartika'dır.&lt;br /&gt;Okyanuslar büyükten küçüğe şöyle sıralanır: B.Okyanus(Pasifik),Atlas Okyanus'u,Hint Okyanusu...&lt;br /&gt;İlkel yaşam palezoik zamanda başlamıştır.&lt;br /&gt;Zonguldak kömür yatakları birinci zamanda oluşmuştır.&lt;br /&gt;İkinci zamanda kıtalar biribirilerinden ayrılmıştır. &lt;br /&gt;Yüksek dağlar üçüncü zamanda oluşmuştur.&lt;br /&gt;Alp Sıra Dağlar'ı,Ege Denizi üçüncü zamanda oluşmuştur.&lt;br /&gt;Ç.kale ve istanbul boğazları dördüncü zamanda oluşmuştur.&lt;br /&gt;Dünya'da ilk baraj Sebe Devleti tarfından yaptırılmıştır.(Yemen)&lt;br /&gt;Lüle taşının çıkarıldığı tek ilimiz Eskişehir'dir.&lt;br /&gt;Kıyılarımıza en yakın ada Midilli Adası'dır.&lt;br /&gt;Güneş sistemindeki en sıcak gezegen Venüs'tür.&lt;br /&gt;Dünyada rakımı en düşük yer Lud Gölü'dür.&lt;br /&gt;Dürbünü ilk yapan Galile'dir.&lt;br /&gt;Türkiye dışında Türk bayrağının dalgalandığı tek kale Caber Kalesi'dir.&lt;br /&gt;İlk petrol üreten kuyu ABD'nin Pennsylyania eyaletinde 1859 yılkında Edwin Drake tarafından kurulmuştur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2682803160171677745?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2682803160171677745/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ege-bolgesinde-en-uzun-kylara-sahip.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2682803160171677745'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2682803160171677745'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ege-bolgesinde-en-uzun-kylara-sahip.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7122811753909821448</id><published>2009-02-20T03:04:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:04:20.780-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sağlık'/><title type='text'></title><content type='html'>İlk kalp nakli Christan Bernard tarafından yapılmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk açık kalp ameliyatını Siyami Ersek yapmıştır.&lt;br /&gt;Solunum yetmezliği ilk olarak beyni etkiler.&lt;br /&gt;En tehlikeli kanama atardamar kanamasıdır.&lt;br /&gt;Bir insan havasızlığa en fazla 4-6 dakika arasında dayanabilir.&lt;br /&gt;Nakli en zor organımız Karaciğer'dir(çabuk donar)&lt;br /&gt;Cumhuriyer hükümetinin ilk sağlık bakanı Adnan Adıvar'dır.&lt;br /&gt;İlk yumurtalık ameliyatı Kutluk Oktay tarafından yapıldı.&lt;br /&gt;Türkiye'nin bilinen ilk erkek heşiresi Murat Bektaş'tır.&lt;br /&gt;Temiz kan toplayan damarımız Aort'tur.&lt;br /&gt;Meme kanserinden ölen en genç bayan (19)İngiltereli Louise McKie'dir.&lt;br /&gt;Kalp naklinin başarıyla yapıldığı ilk canlı köpektir.&lt;br /&gt;35 yaş altı kişilerin her yıl iskeletinin %10'u yenileniyor.&lt;br /&gt;Kafamızdaki saçlar yılda ortalama 12 kilometre uzar.&lt;br /&gt;Böbreklerimiz yılda 700 litre artık suyu dışarı atar.&lt;br /&gt;Kalbimiz yılda ortalama 42milyon kez atıyor.&lt;br /&gt;El tırnaklarımız yılda ortalama 9.6 kat,ayak tırnaklarımız ise bunun yarısı kadar uzar.&lt;br /&gt;Her yıl üç kez deri dğiştiriyoruz.Her deri değişimi 120 gün sürer.&lt;br /&gt;Dakikada 16 kez soluyor,8litre hava alıyoruz.&lt;br /&gt;Yılda on milyon kez göz kırpıyoruz.&lt;br /&gt;Yılda ortalama730 bin kalori harcıyoruz.&lt;br /&gt;35 yaşından itibaren,beynimizde her yıl 2,5milyon hücre bir daha dirilmemek üzere ölüyor.&lt;br /&gt;Yetişkin bir insanda 206 kemik bulunurken;bir çocukta 300 adet kemik vardır.&lt;br /&gt;Dünyadaki en zehirli hayvan Güney ve orta Amerika'da yaşayan bir kurbağadır.&lt;br /&gt;Bir yemeğin insan vücudunda tümüyle sindirilmesi 12 saat sürer.&lt;br /&gt;Bilinen ilk diş macunu M.Ö.2000'lerde Mısırlılar tarafından kullanılmıştır.&lt;br /&gt;(Öğütülmüş sünger taşı ve sirkeden oluşuyor)&lt;br /&gt;Ülkemizde ilk diş macunu, Necip Avni Akar tarafından,1920'lerin başlarında üretilen Necip Diş Macunu'dur.&lt;br /&gt;Günümüzdeki diş fırçalarına benzeyen kıl fırçalar ilk kez 1498'de Çin'de yapıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk açik kalb ameliyatini Prof.Dr.Cemil Barlas yapmistir.(I.ÜNV.Tip FAK./1981)&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk açik kalp ameliyati olan Günay Dikici'dir.(sizlere ömür)&lt;br /&gt;Insan vücudunda ortalama 5/6 litre kan bulunur.&lt;br /&gt;Guguk kusunun en büyük özelligi yumurtalarini baska kuslarin yuvasina koymasidir.&lt;br /&gt;Bir balina bir yudumda 100 kilo su içebilir.&lt;br /&gt;Bir deve günde 10,bir at günde 4,bir kedi günde 1 kilo yemek yiyebilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7122811753909821448?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7122811753909821448/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ilk-kalp-nakli-christan-bernard.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7122811753909821448'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7122811753909821448'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ilk-kalp-nakli-christan-bernard.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-1892122219564965490</id><published>2009-02-20T03:03:00.005-08:00</published><updated>2009-02-20T03:03:58.677-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='istatsitik ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>*Ülkemizin en sıcak yılı (1950-1994 arası) 1966, en soğuk yılı ise, 1992'dir. &lt;br /&gt;*Dünya Bankası'nın araştırmasına göre dünyada 113milyon çocuk okula gidemiyor, 10milyon çocukta doğduğu gün ölüyor. &lt;br /&gt;*Yapılan bir araştırmaya göre Japonlar günde 23 dakika kitap okurken Türkler ise yalnız 18 saniye kitap okumaktadır.&lt;br /&gt;*Ortalama bir insan beyni dakikada 150 kelime konuşabilirken, 600 kelime alabilecek kapasitededir. &lt;br /&gt;*Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.&lt;br /&gt;*ABD'de, yaşları 20 ile ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır.&lt;br /&gt;*Ortalama bir erkek, hayatının 3350 saatini tıraş olmak için harcar.&lt;br /&gt;*Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.&lt;br /&gt;*Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.&lt;br /&gt;*Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.&lt;br /&gt;*İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.&lt;br /&gt;*Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.&lt;br /&gt;*Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.&lt;br /&gt;*Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.&lt;br /&gt;*Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.&lt;br /&gt;*Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.&lt;br /&gt;*Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın Ishigaki *Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.&lt;br /&gt;*Kış aylarında, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.&lt;br /&gt;*Rusya'da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.&lt;br /&gt;*Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece gündüz güneşli geçer.&lt;br /&gt;*Dünyada her dakika iki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.&lt;br /&gt;*Hindistan'daki yıllık doğum sayısı, Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır.&lt;br /&gt;*Rusya'nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.&lt;br /&gt;*Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altın 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.&lt;br /&gt;*Salatalığın yüzde 96'sı sudur.&lt;br /&gt;*Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.&lt;br /&gt;*Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.&lt;br /&gt;*Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.&lt;br /&gt;*Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.&lt;br /&gt;*İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000'dir.&lt;br /&gt;*En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa'dır.&lt;br /&gt;*Yapılan bir araştırmaya göre ABD'deki çocukların %40'ı Avrupa'daki çocukların %15'i şişmandır.&lt;br /&gt;*Dünyada en fazla üniversite ABD'de bulunur.&lt;br /&gt;*Ülkemizde gençlerin %69'u kitap okumuyor.&lt;br /&gt;*Avrupa'da kitap ihtiyaç sıralamasında 17.sırada yer alırken,Türkiye'de ise 122.sırada yer almaktatır.&lt;br /&gt;*İngiltere'de bir yılda 42bin,Almanya'da 26bin,Japonya'da 23bin ilmi araştırma yapılırken Türkiye'de ise yılda sadece 6bin ilmi araştırma yapılmaktadır.&lt;br /&gt;*ABD'de yılda 72500,Almanya'da 68000,Japonya'da 42000 basılırken, Türkiye'de ise 7000 kitap basılmaktadır.&lt;br /&gt;*Türkiye'de 7500 kişiye bir kitap düşerken;Japonya'da ise bir kişiye 7500 kitap düşmektedir.&lt;br /&gt;*Ülkemizde 400bin kahvehane yer alırken,Kültür Bakanlığı'na bağlı sadece 394 kütüphane vardır.&lt;br /&gt;*Kalp krizinden ölenlerin çoğunu bekarlar oluşturuyor.&lt;br /&gt;*Yapılan bir araştırmaya göre çocuk edebiyatı alanında en fazla eser veren Ömer Seyfettin ikinci ise,Kemalettin Tuğcu'dur.&lt;br /&gt;*Ünlü Selimiye Camisi'nin 999 adet penceresi vardır.&lt;br /&gt;*Kadınlarda unutkanlık 45 yaşından sonra başlar.&lt;br /&gt;*Fransız ihtilali 15 yıl sürmüştür.&lt;br /&gt;*G.Afrika Cumhuriyeti altın üretiminde birinci,elmas üretiminde ikinci sırada yer alır.&lt;br /&gt;*A.B.D.pamuk,tütün,mısır,turunçgil üretiminde birinci sırada yer alır.&lt;br /&gt;*Dünya pirinç üretiminde Çin birinci,Hintistan ikinci sıradadır.&lt;br /&gt;*Dünya kömür üretiminde Çin birinci sırada yer alır.&lt;br /&gt;*Dünyanın en büyük elektirik üreticisi A.B.D.'dir&lt;br /&gt;*Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.&lt;br /&gt;*Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.&lt;br /&gt;*İnek sütünün pH değeri 6'dır.&lt;br /&gt;*Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.&lt;br /&gt;*Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.&lt;br /&gt;*Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.&lt;br /&gt;*Türkiye'nin dünya enflasyon liginde Sudan'dan sonra (%103) ikincidir.&lt;br /&gt;*Günde 16.2 trilyon liranın borç faizlerine gidiyor. &lt;br /&gt;*Türk vergi sisteminin 102 defa değiştiriliyor.&lt;br /&gt;*Toplanan toplam verginin %51'inin sabit gelirlilerden alınıyor. &lt;br /&gt;*Toplam verginin %66'sının iç borç faizlerine gidiyor. &lt;br /&gt;*Türkiye'nin kişi başına 16 dolar ile bilgi teknolojisi harcamasında Avrupa ülkeleri arasında en son sırada yer alır.(İsviçre 1000 dolar) &lt;br /&gt;*Türkiye'de 63 milyon nüfusa karşılık (kaç olduğunu da tam olarak bilmiyoruz ya...) yılda 3774 bilimsel makale yayınlandığın, bu oranın İsrail'de 6 milyon nüfusa 9167 bilimsel makale, Hollanda'da 16 milyon nüfusa 19.598 olduğunu, &lt;br /&gt;*Sosyal güvenlikte OECD sonuncusu olduğumuzu, OECD ülkelerinde ortalama 6 çalışan 1 emekli ücretini karşılarken, Türkiye'de 1 çalışanın 2.4 emeklinin ücretini karşıladığını, &lt;br /&gt;*Çocuk isçi oranında %24 ile Kenya, Bangladeş ve Haiti'den sonra dünya dördüncüsü olduğumuzu, &lt;br /&gt;*Çalışan gençlerin %54'ünün sigara, %6'sinin alkol bağımlısı olduğunu, &lt;br /&gt;200 bin sokak çocuğu olduğunu, bunların 15 bininin İstanbul'da bulunduğunu, *Aksaray'ın son yıllarda yaptığı atakla sokak çocuğu oranında ilk 5'e yükselerek UEFA şansını sürdürdüğünü, &lt;br /&gt;*İnsanların birbirine güven açısından ülkemizin Filipinler'den sonra %6 ile sondan ikinci olduğunu, bu oranın ABD'de %36, Japonya'da %42, İsveç'te %60 olduğunu, &lt;br /&gt;*Siyasal - Sivil özgürlükler açısından araştırma yapılan 191 ülkeden 136. olduğumuzu, &lt;br /&gt;*DGM'lerdeki her 10 dosyadan 6'sının faili meçhul olduğunu, &lt;br /&gt;Diyarbakır'ın faili meçhullerde 11 bin dosyayla birinci, onu Malatya, Erzincan, İzmir ve İstanbul'un takip ettiğini, &lt;br /&gt;*Kişi başına alkol tüketiminde dünya üçüncüsü, sigara tüketiminde dördüncüsü olduğumuzu, &lt;br /&gt;*Kişi başına alkol tüketiminin 1950'de 1 litre iken bu oranın 1997'de 16 litreye çıktığını, &lt;br /&gt;*Son üç yılda uyuşturucu kullanımının %350 arttığını, &lt;br /&gt;*Rüşvette araştırma yapılan 52 ülkeden 8. olduğumuzu, &lt;br /&gt;*Günlük üretilen ortalama 66 milyon ekmeğin 12 milyonunun üreticiler ve tüketiciler tarafından israf edildiğini, &lt;br /&gt;*Ülkemizdeki en büyük israfın zaman israfı olduğunu (muhtemelen KKTC değerlendirmeye alınmamış), &lt;br /&gt;*Eğitimde fırsat ve imkan eşitliği ilkesine uyulmadığını, Afyon Kocatepe Üniversitesi'nde bir öğretim üyesine 1647, 18 Mart üniversitesinde 1067,İstanbul üniversitesinde 64,İTÜ'de 44 öğrenci düştüğünü,&lt;br /&gt;*Ağaç kesimi bu hızla giderse 2020 yılında kesecek ağacımızın kalmayacağını, &lt;br /&gt;*Ülkede toplam 400 binden fazla kahvehaneye karşılık tüm illerde Kültür Bakanlığı'na bağlı 394 kütüphane olduğunu, &lt;br /&gt;*Türkiye'nin 2000 Guiness Rekorlar Kitabı'nda "Para birimi en düşük ülke" olarak geçtiğini biliyor muydunuz?                                                              *Ormanlar yazın ısıyı 5-8 derece düşürür,kışın ise 1-3 derece yükseltir.&lt;br /&gt;*Bir hektar ladin ormanı 32 ton,kayın ormanı 68 ton,çam ise ortalama 40 ton toz emer.&lt;br /&gt;*25 metre boyunda bir kayın ağacı saatte 1,5kğ oksijen üretir.&lt;br /&gt;*100 yaşındaki kayın yılda 30 Bin litre su emer ve erozyonu önler.&lt;br /&gt;*100 yaşındaki kayın saatte 40 kişinin çıkardığı karbondioksidi yok eder.&lt;br /&gt;*1981 yılında askeri yönetimin yağtığı orman yetiştirme çabası,1982-1990 yılarında yapılan çalışmaların toplamına eşittir.&lt;br /&gt;*Son 100 yılda 30 bin türünün nesli tükenmiştir.2000 yılında dünyanın varoluşundan beri yaşamış tüm bitkilerin %20'si yok oldu.&lt;br /&gt;*Dünyada hergün 3 canlı türü yok olmaktadır.&lt;br /&gt;*1960'da 3 Milyar olan dünya nüfusu,2000 yılında 6 Milyar oldu.&lt;br /&gt;*Saatte 3 Bin dönüm orman,dakikada ise 50 dönüm orman yok olmaktadır.&lt;br /&gt;*Türkiye'deki kağıt tüketimin artış hızı,dünyanın artış hızından 4 kat fazladır.&lt;br /&gt;*Kan kanserinden ölme riskini 5'te 1'e düşüren bitkinin yayılma alanlarının %90'ı yok edildi.&lt;br /&gt;*Türkiye'de koruma altında olan ormanlar,tüm ormanların %2'sini oluşturmaktadır.&lt;br /&gt;*Akdeniz'de her yıl 650 bin ton petrol,120 bin ton yağ,60 bin ton deterjan,100 bin ton civa,38 bin ton kurşun,21 bin çinko,320 bin ton fosfor ve 800 bin ton azot akıtılıyor.&lt;br /&gt;*3,7lt benzin 3000,000lt içme suyunu kirletebilmektedir.&lt;br /&gt;*Denize atılan kağıt 3 hafta,teneke 100 yıl,plastik 400 yıl yok olmadan dayanabilmektedir.&lt;br /&gt;*Gelişmekte olan ülkelerde her yıl 10 bin kişi kimyasal zehirlenmeden ölmektedir.&lt;br /&gt;*1 ton kağıt için;30 yaşında 60 ağaç,3000 kw enerji 60bin litre su ve 400 kğ fuel-oil kullanılıyor.&lt;br /&gt;*Türkiye 1980'de en çok ormanı olan 33.ülkeydi.1990'da 55.sıraya düştü.&lt;br /&gt;*Türkiye dünyada ormanlarını en hızlı tüketen 2.ülkedir.(1,ülke:İran)&lt;br /&gt;*Bir adet cam şişenin yeniden kulanılması 60 waltlık lambanın 4 saat yanmasına yetecek enerji tasarrufu sağlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-1892122219564965490?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/1892122219564965490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ulkemizin-en-scak-yl-1950-1994-aras.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/1892122219564965490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/1892122219564965490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ulkemizin-en-scak-yl-1950-1994-aras.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-7028929053865726255</id><published>2009-02-20T03:03:00.003-08:00</published><updated>2009-02-20T03:03:38.032-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='edebiyat ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>EDEBİYAT&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edebiyatımızda noktalama işaretini, ilk kez Şinasi  'Şair Evlenmesi'nde kullanmıştır.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk çeviri roman, Kamil Paşa'nın yaptığı Telemak'tır.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk roman,Taaşşuk-u Talat-ı Fitnat'tır.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk köy romanı,Nabizade Nazım'ın "Karabibik"adlı eseridir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk realist romancı Recaizade Mahmut Ekrem'dir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk realist roman Araba Sevdası'dır yazarı Recaizade Mahmut Ekrem'dir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk edebi roman,Namık Kemal'in "İntibah"adlı eseridir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk psikolojik roman,Eylül'dür(Mehmet Rauf)&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk tarihi roman,Namık Kemal'in "Cezmi"adlı eseridir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk kadın romancı Fatma Aliye'dir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda ilk makaleyi Şinasi yazmıştır.(Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi)&lt;br /&gt;İlk tiyatro Şinasi'nin Şair Evlenmesi'dir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk pastoral şiir A.Hamit Tarhan'ın Sahra adlı şiiridir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman denemesi Nabizade Nazım'ın Zehra adlı eseridir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda çoçuklar üzerine yazılmış ilk eserler Nabi'nin Hayriye'si ve Sümbülzade Vehbi'nin Lütfiye'sidir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk eleştirmen Namık Kemal'dir.&lt;br /&gt;İlk çoçuk yayınımız ise Eftal ve Mümeyyizdir.(1869)&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nda bilinen ilk çocuk gazetesi Çocuklar İçin Mümeyyiz'dir.&lt;br /&gt;Aşık Veysel ilk olarak A.Kutsi Tecer tarafından Türk halkına tanıtılmıştır.&lt;br /&gt;Hazine-i Evrak ilk edebiyat dergimizdir.&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nda iç monolok tarzı yazılmış ilk roman Bir Düğün    Gecesi'dir.(A.Ağaoğlu)&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nda yayınlanmış ilk öykü kitabı Emin Nihat Tarlan'ın Müsameratname'dir.(1872)&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nda mensur şiir yazımı ilk defa Halit Ziya ile başlar.&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nda post-modern tarzda eser veren ilk yazarımız Oğuz Atay'dır.(Tutunamayanlar)&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nda batıdan yapılan ilk fabl çevirisi Şinasi tarafından yapılmıştır.&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'nda yazıya geçirilen ilk masallar Billur Köşk Masalları'dır.&lt;br /&gt;Türk masalları ilk defa yurt dışnda 16.Lui döneminde Fransa'da yayınlanmıştır.&lt;br /&gt;Türk masallarını ilk defa derleyen İ.Kunoş adlı Macar bilim adamıdır.&lt;br /&gt;Divan Edebiyatı'nın ilk şairi Hoca Dehhani, son şairi ise Şeyh Galip'dir.&lt;br /&gt;İlk yerli çizgi roman, Türk Kahramanı Köroğlu'dur.(1953)&lt;br /&gt;Ülkemizde ilk çocuk çizgi roman türü Kara Maske'dir.(1943)&lt;br /&gt;Dünyada ilk özgün çizgi roman New Fund'dur.(1935)&lt;br /&gt;Dünyada ilk özgün çizgi macera hikayesi Dick Tracy'dir.(Chester Gould)&lt;br /&gt;Dünyada ilk kez resimle yazıyı birleştiren,konuşma balonları hazırlayan ressam William Hogarth'tır.(1697-1908) &lt;br /&gt;Beyanname ile yayın hayatına giren ilk edebiyat topluluğu Fecr-i Ati'dir.&lt;br /&gt;Cumhuriyet sonrası ilk beyanname yayınlayan edebi topluluk Yedi Meşaleciler'dir.&lt;br /&gt;Yahya Kemal bütün şiirlerini aruzla yazmıştır ,yalnız Ok şiiri hece vezni ile yazmıştır.&lt;br /&gt;Kutatgu Bilik ilk Türk dünyası ansiklopedisisidir.&lt;br /&gt;İlk yerli çizgi roman Türk Kahramanı Köroğlu'dur.&lt;br /&gt;Ülkemizdeki ilk çocuk çizgi roman türü Kara Maske'dir.&lt;br /&gt;Batılı tekniğe uygun ilk ilk roman Aşk-ı Memnu'dur.&lt;br /&gt;Aruzla yazılan ilk manzum tiyatro eseri Eşber'dir.(A.Hamit Tarhan )&lt;br /&gt;Heceyle yazılan ilk manzum tiyatro eseri Binnaz'dır.(Y.Ziya Ortaç)&lt;br /&gt;İlk bibliyoğrafya Keşfiz-Zünun'dur.(K.Çelebi)&lt;br /&gt;İlk hatıra kitabı Babürname'dir.(Babürşah)&lt;br /&gt;İlk hamse yazarı Ali Şir Nevai'dir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk antoloji Harabat'tır.(Z.Paşa)&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk atasözleri kitabı Durub-ı Emsal-i Osmaniye'dir.(Şinasi)&lt;br /&gt;İlk mizah dergisi Diyojen'dir.(Teodor Kasap)&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk hikaya kitabı Letafet-i Rivayet'tir.(A.Mithat)&lt;br /&gt;Basılan ilk küçük hikaye kitabı Küçük Şeyler'dir.(S.Sezai,ilk gerçekçi hikaye)&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk fıkra yazarı Ahmet Rasim'dir.&lt;br /&gt;Bilinen ilk Türk yazarı Yollug Tigin'dir.&lt;br /&gt;İlk siyasetname eseri Kutadgu Bilig'tir.&lt;br /&gt;İlk mensur şiir yazarı R.Mahmut Ekrem'dir.&lt;br /&gt;İlk sözlük kitabımız Divan-i Lügatit Türk'tür.(K.Mahmut)&lt;br /&gt;İlk sosyolog Ziya Gökalp'tir.&lt;br /&gt;İlk edebi tartışma Ziya Paşa ile Namık Kemal arasında olmuştur.&lt;br /&gt;Ülkemizdeki ilk müslüman kadın tiyatrocu Afife Jale'dir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızdaki ilk çağdaş roman Mai ve Siyah'tır.(Halit Ziya)&lt;br /&gt;Dünyada bilinen en eski destan Gılgamış'tır.&lt;br /&gt;Dünyadaki ilk kadın romancı Afraben'dir(Afrahat)&lt;br /&gt;Dünya edebiyatındaki ilk realist roman Madama Bovary'dir.&lt;br /&gt;Türk Edebiyatı'ndaki ilk deneme yazarı Nurullah Ataç'tır.&lt;br /&gt;İlk tezkiremiz Mecalis'ün Nefais'tir.(A.Şir Nevai'dir)&lt;br /&gt;İlk mizah gazetemiz Diyojen'dir.(N.Kemal)&lt;br /&gt;İlk matbaada basılan ilk kitabımız Vankulu Lügati'dir.&lt;br /&gt;Türkler'in kullandığı ilk alfabe Göktürk Alfabesi'dir.&lt;br /&gt;İlk edebi topluluk Servet-i Fünun'dur.&lt;br /&gt;İlk divan sahibi sanatçımız Yunus Emre'dir.&lt;br /&gt;Türk şiirinin en eski lirik şiir örneği Aprın Çar Tigin'dir.&lt;br /&gt;Nobel edebiyat ödülünü il kez İsviçre kazandı.&lt;br /&gt;Türkçe'nin ilk gramer kitabını Baskakov yazmıştır.&lt;br /&gt;Aydınlar arasında heceyi ilk kez deneyen sanatçı M.Emin Yurdakul'dur.&lt;br /&gt;Şiirde ilk defa Türk kelimesini kullanan sanatçımız M.Emin Yurdakul'dur.&lt;br /&gt;Serbest müstezatı aruzla deneyen ilk şairimiz Tevfik Fikret'tir.&lt;br /&gt;Şiirde noktalam işaretini ilk kez kullanan Servet-i Fünun sanatçısı Tevfik Fikret'tir.&lt;br /&gt;Divan Edebiyatı'nın Sebk-i Hindi tarzını ilk temsilcisi Naili'dir.&lt;br /&gt;Edebiyatımızda serbest vezni ilk kez Nazım Hikmet kullanmıştır.(1929)&lt;br /&gt;Edebiyatımızda anjabmanı ilk kez Tevfik Fikret kullanmıştır. &lt;br /&gt;İlk Türkçe gazete 1831'de kurulan Takvim-i Vaka'dır.&lt;br /&gt;İlk Türkçe özel gazete 1860'da kurulan Tercüman-ı Ahval'dır.&lt;br /&gt;İlk Nobel Edebiyat Ödülü alan ilk Müslüman yazar Necip Mahfuz'dur.(Kayra)&lt;br /&gt;Dünyada bilinen en uzun destan Kırgızlar'ın Manas Destanı'dır.&lt;br /&gt;En uzun ömürlü edbiyet dergimiz 1933 yılında çıkmaya başlayan Varlık Dergisi'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de lügat sözlük hakkında yazılan ilk lügat Bir Lügt Bulamadım'dır.(M.Doğan)&lt;br /&gt;Amerikan Kız Koleji'nde okuyan ilk Türk Halide Edip Adıvar'dır.&lt;br /&gt;Hayat hikayesini İngilizce yazan ilk yazarımız Halide Edip Adıvar'dır.&lt;br /&gt;Milli Mücadele'de bulunan ilk kadınlarımızdan biri Halide Edip Adıvar'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'de kurulan ilk kadın derneği kurucularından biri Halide Edip Adıvar'dır.&lt;br /&gt;Atatürk'e muhalefet olan ilk kadınlarımızdan biri Halide Edip Adıvar'dır.&lt;br /&gt;Sürgüne gönderilen ilk kadınlarımızdan biri Halide Edip Adıvar'dır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-7028929053865726255?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/7028929053865726255/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/edebiyat-edebiyatmzda-noktalama.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7028929053865726255'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/7028929053865726255'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/edebiyat-edebiyatmzda-noktalama.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2512159929940261875</id><published>2009-02-20T03:03:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:03:23.374-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel kültür ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>Dünyada en fazla konuşulan diller sırasıyla şöyledir:Çince, Hintçe, İngilizce, İspanyolca ve Türkçe'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk milletvekili seçimleri I.Meşrutiyet'de yapıldı.&lt;br /&gt;İlk insan hakları beyannamesi 15 Temmuz 1789'da Fransa'da yayılanmıştır.&lt;br /&gt;Aya ilk ayak basan insan Neil Amstrong'tur.&lt;br /&gt;İlk nobel ödülünü Almanya kazandı.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk uçak fabrikası Kayseri'de açıldı.&lt;br /&gt;Doğadaki canlılar içinde erkeği doğum yapan tek hayvan denizatıdır.&lt;br /&gt;Kelaynak kuşları ülkemizde sadece Urfa'nın Birecik ilçesinde bulunur.&lt;br /&gt;En işlek kara sınırımız Yunanistan sınırıdır.&lt;br /&gt;Uzaya çıkan ilk kadın Rus Valentino Kreskivo'dur.&lt;br /&gt;Türkiye'de öldürülen ilk başbakan Nihat Erim'dir.&lt;br /&gt;Everest Tepesi'ne tırmanan ilk dağcı Edmunt Hillary'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk İngilizce gazete Billur Çelik tarafından çıkarılmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk haber spikeri Zafer Cilasun'dur.&lt;br /&gt;Mallarda kalite arayan ilk millet Türkler'dir.&lt;br /&gt;Türkiye dışarıya ilk olarak G.Kore'ye asker göndermiştir.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en eski şehri Hakkari'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de taşkömürünü ilk defa Uzun Mehmet bulmuştur.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en kalabalık mezarlığı İstanbul Karacaahmet Mezalığı'dır.&lt;br /&gt;Gümüş en çok Meksika'da üretilir.&lt;br /&gt;Konya Türkiye'nin en uzun karayolu ağına sahiptir.&lt;br /&gt;Sanayi devrimi ilk kez İngiltere'de başladı.&lt;br /&gt;Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ilk başkanı M.Kemal'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'de baskı tekniğini ilk kez İbrahim Müteferrika kurmuştur.&lt;br /&gt;İlk TSE belgesi Yıldırım Bayezid devrinde çıkarılmıştır.&lt;br /&gt;Dünyanın en az yüzölçümüne sahip ülkesi Vatikan'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en yüksek minaresi Selimiye Camisinde bulunur.&lt;br /&gt;Everest'e tırmanan ilk Türk dağcı Nasuh Mahruki'dir.&lt;br /&gt;Nobel tıp ödülünü ilk kez Almanya kazanmıştır.&lt;br /&gt;Uçak ilk olarak ABD'de kullanılmaya başlanmıştır.&lt;br /&gt;Susuzluğa en fazla dayanabilen hayvan devedir.&lt;br /&gt;Açlığa en fazla dayanabilen hayvan kablumbağadır.&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyeti devletini ilk kabul eden devlet Ermenistan'dır.&lt;br /&gt;Yaren sohbetlerinin yapıldığı tek il Çankırı'dır.&lt;br /&gt;Dünyada ilk rasathaneler Şam ve Bağdat'da kurulmuştur.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nin ilk bankası Banka-i Der Saadet'tir.(İstanbul Bankası)&lt;br /&gt;Uçabilen tek memeli hayvan yarasalardır.&lt;br /&gt;Çinliler Türkler'den en çok askerlik alanında etkilenmiştir.&lt;br /&gt;Dünyanın en yüksek binası Varşova Televizyon ve Radyo binasıdır.&lt;br /&gt;En çok Avşar Türk'ünün yaşadığı ilimiz Kayseri'dir.&lt;br /&gt;Özelleştirilen ilk devlet malı İstanbul Bogaz Köprüsü'dür.(1984)&lt;br /&gt;Türkiye'nin en düşük gelir elde edilen ili Muş'tur.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en garı İstanbul Haydarpaşa Tren Garı'dır.&lt;br /&gt;En çok bağımsız ülke Afrika kıtasında yer alır.(53)&lt;br /&gt;Yüzölçümü itibariyle en küçük komşumuz Ermenistan'dır.&lt;br /&gt;Bürüksel dünyanın en fazla yabancı gazeteci bulundurulan kentidir.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk haber ajansı Anadolu Ajansı'dır.(1920)&lt;br /&gt;Dünyadaki ilk lüks otel Baston'da açılmıştır.(A.B.D)&lt;br /&gt;Güney Afrika Cumhuriyeti'nin ilk zenci cumhurbaşkanı Mandela'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin bilinen ilk erkek hemşiresi Murat Bektaş'tır.&lt;br /&gt;İlk uzay uçuşunu Yuri Gagari gerçekleştirmiştir.&lt;br /&gt;Havada bulunan en fazla gaz azottur.&lt;br /&gt;Türkiye'deki ilk mali kurum Emniyet Sandığı'dır.&lt;br /&gt;Tarihte bilinen bilinen en büyük tufan Nuh Tufanı'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk postane İstanbul'da açılmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk ve tek sınır ötesi harekatı Kıbrıs çıkarmasıdır.&lt;br /&gt;Türkiye'de kurulan ilk parti C.H.P'dir.&lt;br /&gt;Radyo ilk A.B.D'de kullanıldı.&lt;br /&gt;Dondurmayı Çin'den Amerika'ya ilk olarak getiren gezgin Marco Polo'dur.&lt;br /&gt;Robinson Cruse'un adasına gelen ilk yerli Cuma'dır.&lt;br /&gt;Televizyonun mucidi İskoçlar'dır.&lt;br /&gt;Latin alfabesine resmi olarak ilk geçen Türk devleti Azerbeycan'dır.&lt;br /&gt;Uranyum atamu ilk 1942 yılında parçalandı.&lt;br /&gt;Dünyanın en kısa süren meydan savaşı Mohaç Meydan Savaşı'dır.&lt;br /&gt;Dünyanın en değerli elması Kaşıkçı elmasıdır.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en eski Yahudi semti Galata Semti'dir.&lt;br /&gt;Atatürk'ün himaye ettiği ilk kadın pilot Sabiha Gökçen'dir.&lt;br /&gt;Dünyadaki en büyük hayvan mavi balinadır.&lt;br /&gt;E-Mail ilk kez Ray Tomilson tarafından kullanıldı.İlk maili 1971'de Cambridge'de gönderdi.&lt;br /&gt;Tarihte bilinen ilk meclis Pankuş Meclisi'idr.(Hitit) &lt;br /&gt;Hicri Takvim ilk kez Hz.ömer zamanında kullanılmaya başlandı.&lt;br /&gt;İsimini madenden almış şehrimiz Gümüşhane'dir.&lt;br /&gt;İlk şah tuğrası Yavuz Sultan Selim'in tuğrasında görülmeye başlanmıştır.&lt;br /&gt;İlk Türkçe ezan İstanbul Fatih Csmii'nde okundu.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk televizyon yayını İstanbul'dan yapıldı.&lt;br /&gt;Cumhuriyet döneminde kurulan ilk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırka'sır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk politika okulu Nazif Ülken tarafından kurulmuştur.&lt;br /&gt;Türkiye'de en fazla milletvekili seçilen İsmet İnönü'dür.(14)&lt;br /&gt;Ramazan çadırı ilk kez 1995 yılında Üsküdar Belediyesi tarafından kuruldu.&lt;br /&gt;Dünyanın en çok satan bebeği Barbie'dir.&lt;br /&gt;Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli azınlık hükümeti Anasol-D hükümetidir.&lt;br /&gt;Tarihte bilinen ilk yılbaşı kutlamalarını Asurlular gerçekleştirmiştir.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en küçük ilçesi Eminönü'dür.&lt;br /&gt;Türkiye'nin en çok otel bulunan yeri Eminönü'dür.&lt;br /&gt;Türkiye'de feribot ile taşımacılık yapılan tek göl Van Gölü'dür.&lt;br /&gt;Kıbrıs Barış Harekatı esnasında uçaklarımızın yanlışlıkla vurduğu gemimiz Kocatepe'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk kadın bakanı Türkan Akyol'dur.&lt;br /&gt;En hızlı koşan hayvan Çita'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'de özürlülere yönelik ilk otel Antalya'da hizmete girmiştir&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk özel hayvanat bahçesi Bogaziçi Hayvanat Bahçesi'dir.(Izmit-Darica)&lt;br /&gt;Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk anayasasi 1924 anayasasidir.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk nüfus sayimi 1927 yilinda yapildi.&lt;br /&gt;En fazla yagis alan ilimiz Rize'dir.&lt;br /&gt;TBMM'nin ilk baskani Fethi Okyar'dir.&lt;br /&gt;Ilk basbakanimiz Ismet Inönü'dür.&lt;br /&gt;En büyük adamiz Gökçeada'dir.(Çanakkale)&lt;br /&gt;Ingilizce ile egitime baslayan ilk Türk okulu (maalesef)Ankara TED Koleji'dir.(1954)&lt;br /&gt;Fix mönüyü ilk kez getiren,gazetelere ilan veren ilk gazino "Kazablanka'dir".&lt;br /&gt;Internet ilk olarak askeri amaçli kullanilmaya baslanmistir.&lt;br /&gt;Anneler gününü kutlayan ilk medeniyet Sümerler'dir.&lt;br /&gt;Ilk anneler günü teklifini Anna Jarvis yapti.&lt;br /&gt;Ilk anneler gününü, Jülia Ward Howe,1872'de barisa adanan gün olarak tasarladi.&lt;br /&gt;Simdiye kadar en yüksek sicakligin 10 Temmuz 1913 günü Californiya'daki ölüm vadisinde ölçülmüstür.(56,7)&lt;br /&gt;Ilk poset çay,1920 yilinda San Francisco'da seyahate çikan gezginler tarafindan kullanilmistir.&lt;br /&gt;Ilk çocuk programi "Aydaki Adamdan Öyküler" adli programdir.(ABD-1921)&lt;br /&gt;Hukuk tarihinin en çabuk davasi Ingiltere'de görüldü.(Sabah açilan dava ögleden sonra sonuçlandi.-1980) &lt;br /&gt;1980 yilinda yapilan sayimda ABD'de 155 milyon 890 bin araba oldugu tesbit edilmistir.Bu oran dünyadaki toplam 441 milyon 113 bin arabanin %38'ini olusturmaktadir.&lt;br /&gt;Kolonya ilk kez Almanya'nin Köln kentinde üretilmistir.(Ismini buradan almistir.)&lt;br /&gt;İlk hava şehidimiz Fethi Bey'dir.&lt;br /&gt;İlk Türk uçağı Mavi Işık'tır(Kayseri/1979)&lt;br /&gt;Dünyanın ilk ve tek cellat mezarı İstanbul Eyüp'te yer alır.&lt;br /&gt;Nargile Osmanlı'ya ilk olarak Yavuz Sultan Selim zamanında Hindistan'dan getirildi.&lt;br /&gt;Yerleşim yerine yapılan ilk baraj Denizli Gökpınar Barajı'dır.&lt;br /&gt;İlk anaokulu 1840 yılında Almanya'da Friedrich tarafından açıldı.[Kindergarten]&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2512159929940261875?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2512159929940261875/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dunyada-en-fazla-konusulan-diller.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2512159929940261875'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2512159929940261875'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/dunyada-en-fazla-konusulan-diller.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-9161894059291613804</id><published>2009-02-20T03:01:00.002-08:00</published><updated>2009-02-20T03:02:07.224-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='genel ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>Cumhuriyet,Demokrasi'nin yönetime uygulanma biçimidir.  &lt;br /&gt;Anıtkabir'in merdiven sayısı 42'dir.&lt;br /&gt;Doğum gününü kutlayan ilk kadın,Kleopatra'dır.&lt;br /&gt;İlk kaloriferi Romalılar,ilk klimayı Çinliler kullanmıştır.&lt;br /&gt;Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay'da düello yapmak yasaldır.&lt;br /&gt;Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkana kadar 1792 basamak vardır.&lt;br /&gt;Berlin Duvarı 1961 yılında yapılmıştır.&lt;br /&gt;Albaratos uçan en büyük kuş türüdür.&lt;br /&gt;Telefonu icat eden Graham Bell'dir.&lt;br /&gt;K.Maraş üç bölgeye(Doğu A,Güneyd.A,Akdeniz)komşu olan tek ilimizdir.&lt;br /&gt;Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter.&lt;br /&gt;İlk gökdelenler Yemen'de yapılmıştır. &lt;br /&gt;Bebekler ilk ayda aynı dili konuşur.&lt;br /&gt;Denizin olmadığı halde martıların olduğu tek yer Ankara'dır.&lt;br /&gt;Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.&lt;br /&gt;Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.&lt;br /&gt;Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.&lt;br /&gt;Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.&lt;br /&gt;Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur. &lt;br /&gt;Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.&lt;br /&gt;Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.&lt;br /&gt;Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.&lt;br /&gt;İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.&lt;br /&gt;Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.&lt;br /&gt;Kanada, Kızılderili dilinde "büyük köy" anlamına gelmektedir.&lt;br /&gt;İngilizcedeki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.&lt;br /&gt;Sahra Çölündeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.&lt;br /&gt;Başkan John F. Kenndy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.&lt;br /&gt;Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.&lt;br /&gt;Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı.1878 yılının şubat ayında Connecticut New Haven'da yayımlanmıştı.&lt;br /&gt;Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.&lt;br /&gt;İlk çamaşır makinesı 1907 yılında Hurley Machine Co. Tarafından pazarlandı.&lt;br /&gt;Avustralya'daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.&lt;br /&gt;Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.&lt;br /&gt;Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.&lt;br /&gt;Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.&lt;br /&gt;Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.&lt;br /&gt;Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.&lt;br /&gt;Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.&lt;br /&gt;Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin'dir.&lt;br /&gt;Sadece dişi sivrisinekler ısırır.&lt;br /&gt;Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.&lt;br /&gt;Larry Hagman (JR.)Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.&lt;br /&gt;Timsahlar renk körüdür.&lt;br /&gt;Havuca rengini karoten verir.&lt;br /&gt;İnciler sirkede erir.&lt;br /&gt;Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir.&lt;br /&gt;Rodin'in ünlü 'Düşünen Adam' heykeli aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir.&lt;br /&gt;Sihirli sözcük 'abrakadabra' ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.&lt;br /&gt;Marilyn Monroe'nun altı ayak parmağı vardı.&lt;br /&gt;Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.&lt;br /&gt;Dünyanın ilk uzay turisti Denis Tito'dur.&lt;br /&gt;Türkiye'de açılan ilk üniversite, İstanbul Üniversitesi'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk oyun kütüphanesi Aydın'ın Kuşadası ilçesinde açılmıştır.&lt;br /&gt;Osmanlı Devleti'nde ilk azınlık okulu Fatih Sultan Mehmet devrinde açılmıştır.&lt;br /&gt;Yaren sohbetlerinin yapıldığı tek yer Çankırı ilimizdir.&lt;br /&gt;Dünyada ilk kuyumculuk örneğine Mezopotamya'da rastlanmıştır.&lt;br /&gt;Tarihte bilinen en büyük tufan Nuh Tufanı'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk postane İstanbul'da açılmıştır.&lt;br /&gt;Türkiye'de ilk demir-çelik tesisleri Kırıklareli'nde açılmıştır.&lt;br /&gt;Çin'den Amerika'ya dondurmayı ilk olarak Marco Polo getirmiştir.&lt;br /&gt;Robison Cruseo'nun adsına gelen ilk yerli Cuma'dır.&lt;br /&gt;Dünyanın en kısa süren meydan savaşı Mohaç Meydan Savaşı'dır.&lt;br /&gt;Türkiye'deki en eski Yahudi semti Gala semtidir.&lt;br /&gt;Atatürk'ün himaye ettiği ilk Türk kadın pilot Sabiha Gökçen'dir.&lt;br /&gt;Tarihte bilinen ilk meclic Pankuş Meclisi'dir.&lt;br /&gt;Hicri Takvim ilk defa Hz.Ömer zamanında kullanılmaya başlandı.&lt;br /&gt;İsmini madenden almış şehrimiz Gümüşhane'dir.&lt;br /&gt;İlk şah tuğrası Y.Sultan Selim'in tuğrasında görülmüştür.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk televizyon yayını İstanbul'dan yapılmıştır.&lt;br /&gt;E-Mail ilk Ray Tomilson tarafından bulundu.İlk mesajını 1971 yılında gönderdi.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk uydu kenti Bahçeşehir'dir.&lt;br /&gt;Eyeri ilk kullanan medeniyet İskitler'dir.&lt;br /&gt;İlk uçan insan Hazerfen Ahmet Çelebi'dir.                                            &lt;br /&gt;Bilgisayarla çalışmak gözleri bozmaz, sadece yorar. &lt;br /&gt;600 tane bitki cinsi et yiyendir. (Camiraous)&lt;br /&gt;Yunus balıklarının beyni insanlarınkinden daha büyüktür. &lt;br /&gt;Arılar, sivrisinekler ve diğer ses çıkaran böcekler bu sesi, kanatlarıyla çıkarırlar.&lt;br /&gt;İnsanlar ömrü boyunca 20 kilo toz yutarlar. &lt;br /&gt;Dünyada en çok kullanılan isim, Muhammed 'dir.&lt;br /&gt;Kibrit kutusu kadar bir altın, bir tenis kortu büyüklüğüne kadar inceltilebilir.&lt;br /&gt;İnsan günde ortalama 80 ile 100 saç teli döker. &lt;br /&gt;El tırnakları, ayak tırnaklarından daha hızlı büyürler. &lt;br /&gt;İnsan vücudunda 600 'ü aşkın adale (kas) vardır.&lt;br /&gt;İnsan beyninin %85 'i sudur. &lt;br /&gt;İnsan vücudundaki en güçlü kas dildir. &lt;br /&gt;Gözleri açık tutarak hapşırmak imkansızdır. &lt;br /&gt;Sıcak su soğuk sudan daha ağırdır. &lt;br /&gt;Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzu dolduracak kadar tükürük salgılar. &lt;br /&gt;Yetişkin bir insan günde ortalama 23.000 kez nefes alır. &lt;br /&gt;İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar.&lt;br /&gt;İnsan vücudu bir saniyede iki milyon kırmızı kan hücresi üretir. &lt;br /&gt;Aynı parmak izi gibi, her insanın dil izi de farklıdır. &lt;br /&gt;Ortalama bir insan yılda 1.460 'ın üzerinde rüya görür. &lt;br /&gt;Soğan doğrarken sakız çiğnemek göz yaşarmasını önler. &lt;br /&gt;Vücudumuzdaki kemiklerin dörtte biri ayaklarımızda bulunur. &lt;br /&gt;Ampulü icat eden Thomas Edison, karanlıktan korkardı. &lt;br /&gt;Uzay yolculuğunda taşınacak her kilo için gerekli olan yakıt miktarı 530 kg'dır. &lt;br /&gt;Salatalık bir sebze değil, meyvedir. &lt;br /&gt;Dracula, tarih boyunca sinemaya en fazla uyarlanan hikâyedir. &lt;br /&gt;Eskimolar, yiyeceklerin donmaması için buzdolabı kullanırlar. &lt;br /&gt;Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.&lt;br /&gt;Gülmek için 17 adaleye (kas) ihtiyaç vardır. Surat asmak için ise 43 adaleye ihtiyaç vardır.&lt;br /&gt;İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar; ama yetişkin olduklarında bu sayı 206 'ya düşüyor&lt;br /&gt;kendi dirsegini yalamanin imkansiz oldugunu ? &lt;br /&gt;ordegin vakvaklamasinin yanki yaratmadigini ve kimsenin bunu açıklayamadığını biliyormuydunuz.&lt;br /&gt;yasamin boyunca uyku sirasinda yaklasik 70 bocek ve 10 orumcek yersiniz.&lt;br /&gt;idrarin zifiri karanlikta parlar.&lt;br /&gt;eger cok siddetli hapsirirsan, kaburgalarindan birini kırabilirsin.&lt;br /&gt;hapsirmayi engellemeye calisirsan,basindaki veya boynundaki damarlardan yırtılabilinir.&lt;br /&gt;hapsirdigin sirada gozlerini acik tutmaya çalışırsan gözlerin yerinden fırlayabilir.&lt;br /&gt;domuzlarin vucut yapilarindan dolayi hicbir zaman baslarini yukari kaldırıp gokyüzüne bakamazlar.&lt;br /&gt;dunya nufusunun %50 sinin hic telefonla konusmamıştır. &lt;br /&gt;farelerin ve atlarin kusamaz. &lt;br /&gt;1 saat sureyle kulaklikla birsey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 artırır.&lt;br /&gt;Çakmagin kibritten once bulundunmuştur.&lt;br /&gt;Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan icin benzersizdir. &lt;br /&gt;Ders çalışırken yere düşen bir kalem, en uzak ve uzanılması en zor olan köşeye düşer.&lt;br /&gt;Üniversite adayı, gittikçe daha az konuda daha çok şey bilen kişidir.&lt;br /&gt;Bütün büyük sınavlar yanlışlıkla kazanılır.&lt;br /&gt;Fen derslerinde en yalın ve en sade kuramlar en karmaşık ifadelerle dile getirilir.&lt;br /&gt;Her sınavda kopye çeken asla yakalanmaz, ama birkere çekmeye kalkan muhakkak yakalanır.&lt;br /&gt;En güzel uyku sınav sabahları uyunan uykudur.&lt;br /&gt;Saatinizin sadece bir kez bozulma ihtimali varsa, kesinlikle sınav zamanı bozulur.&lt;br /&gt;Canınız ne zaman ders çalışmak isterse tv' de çok kaliteli bir flimin oynama ihtimali %99' un üzerindedir.&lt;br /&gt;Okul günlerinde hava daima açık ve güneşli, tatil günleri ise kapalıdır.&lt;br /&gt;Üzerine yağ sürdüğünüz ekmek düşecekse, yağlı tarafın halıya düşme ihtimali % 100 dür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-9161894059291613804?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/9161894059291613804/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/cumhuriyetdemokrasinin-yonetime.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/9161894059291613804'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/9161894059291613804'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/cumhuriyetdemokrasinin-yonetime.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2615397947364973361</id><published>2009-02-20T03:01:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T03:01:46.426-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dini ilkler'/><title type='text'></title><content type='html'>Ay yılı esaslı tek takvim Hicri takvimdir.&lt;br /&gt;Hristiyanlığı kabul eden ilk kafkas kavmi Gürcüler'dir.&lt;br /&gt;Yeryüzünde yapılan ilk mabet bina Kabe'dir.&lt;br /&gt;İlk Osmanlı kadısı Karamanlı Mustafa Fakih'dir.&lt;br /&gt;Türkiye'nin ilk diyanet işleri başkanı Rıfat Börekçi'dir.&lt;br /&gt;Müslümanlar'ın müslüman olmayanlarla yaptığı ilk savaş,Bedir Savaşı'dır.&lt;br /&gt;Türkler'in en eski dini Totemcilik'tir.&lt;br /&gt;İslam tarihinde ayrılığın başladığı ilk savaş Sıffin Savaşı'dır.&lt;br /&gt;İlk kalemi yapan peygamber Hz.İdris'idr,&lt;br /&gt;İlk saati yapan peygamber ise Hz.Yusuf'tur.&lt;br /&gt;İlk cuma namazı Ranuna Vadisi'nde kılınmıştır.&lt;br /&gt;Mezhepler ilk olarak Kerbela Vakası'ndan sonra ortaya çıkmıştır.&lt;br /&gt;Hrıstiyanlık dini Roma Devleti sınırları içinde doğmuştur.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'in ilk suresi Fatiha,en kısa suresi ise,Kevser Suresi'idir.&lt;br /&gt;İslam tarihinde inşa edilen ilk mescid Küba Mescidi'idir.&lt;br /&gt;Anadolu'da kurulan ilk tarikat Baba İshak tarafından kurulan Babailik Tarikatidir.&lt;br /&gt;Dünyada bilinen ilk kilise Hatay'daki Sen Piyer Kilisesi'dir.&lt;br /&gt;Güzel konuştuğu için Hz.Şuayip,peygamberlerin hatibi olarak ilan edilmiştir.&lt;br /&gt;Bedir Savaşı müslüman olanlarla olmayanlar arasında yapılan ilk savaştır.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'in en kısa suresi,Kevser Suresi'dir.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'in en uzun suresi Bakara Suresi'dir.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim 6666 ayetten oluşmaktadır.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim 30 cüzden oluşmaktadır.&lt;br /&gt;Hz.Muhammed'in(S.A.V)son katıldığı olay Tebük Seferi'dir.&lt;br /&gt;Hz.Musa Nil Nehrin'de firavunun eşi Asiye tarafından bulunmuştur.&lt;br /&gt;Hz.Muhammed'in(S.A.V)Allah'tan ilk emir aldığı yer,Hira Mağarası'dır.&lt;br /&gt;İlk peygamber Hz.Adem'dir.&lt;br /&gt;En fazla tekke ve cami Üsküp'te bulunmaktadır.&lt;br /&gt;Babası,dedesi,büyük dedesi peygamber olan peygamber,Hz.Yusuf'tur.&lt;br /&gt;Müslüman dünyasında kurulan ilk musevi kültür merkezi Zülfaris Sinegogu'dur.(İst.)&lt;br /&gt;En çok hadis rivayet eden sahabi,Ebu Hureyre(R.a)'dir.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'in en son suresi,Nas Suresi'dir.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'in ilk inen ayeti,Alak'tır.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'de besmele 114 defa zikredilmiştir.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'de ismi geçen tek sahbi Hz.Zeyd'dir.&lt;br /&gt;Beş vakit namaz müminlere Mirac Gecesi'nde farz kılındı.&lt;br /&gt;Oruç ilk kez hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır.&lt;br /&gt;İstanbul Topkapı Sarayı'nda 405 yıl aralıksız Kur'an okunmuştur.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'de ismi zikredilen tek kadın Hz.Meryem'dir.&lt;br /&gt;İlk edebiyat ödülünü peygamberimiz,şiir okuyan Ka'b Bin Züheyr'ye vermişitir.(hırkasını vermiştir.)&lt;br /&gt;İlk resul peygamber Hz.Nuh'tur.&lt;br /&gt;Son resul peygamber Hz.Muhammed'(s.a.v)dir.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim ilk kez Hz.Ebubekir zamanında kitap haline getirildi.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim ilk kez Hz.Osman zamanında çoğaltıldı.&lt;br /&gt;Kur-an-ı Kerim'i ilk kez açıktan ouyan kişi Abdullah Bin Mesud'tur.&lt;br /&gt;Öldürülen ilk peygamber Zekeriya A.S.'dır&lt;br /&gt;Baş tarafında besmele olmayan tek sure Tevbe Suresi'dir.&lt;br /&gt;Baş tarafında iki tane besmele olan tek sure, Neml Suresidir.&lt;br /&gt;İlk kutsal kitap Tevrat'tır.&lt;br /&gt;Ezanı okuyan ilk kişi Bilal-i Habeşi'dir.&lt;br /&gt;Müslümanların ilk kıblesi Mescid-i Aksa'dır.&lt;br /&gt;Hz.Muhammed'in peygamberliğine ilk inanan kişi Hz.Hatice'dir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2615397947364973361?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2615397947364973361/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ay-yl-esasl-tek-takvim-hicri-takvimdir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2615397947364973361'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2615397947364973361'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ay-yl-esasl-tek-takvim-hicri-takvimdir.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-2434572806770093787</id><published>2009-02-20T02:59:00.002-08:00</published><updated>2009-02-20T03:00:55.761-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='İlk 4 ayda bebeğin gelişimi'/><title type='text'></title><content type='html'>İlk 4 ayda bebeğin gelişimi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tebrikler sevgili anne ve babalar! Hayatınızın belki de en güzel deneyimine başlamak üzeresiniz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dokuz aydır beklediğiniz an nihayet geldi. Şaşkınlık, sevinç ve heyecanla birlikte bebeğinizi kucağınıza aldınız. Artık bebeğiniz çok hızlı bir büyüme ve gelişme dönemine girmiş bulunuyor. Her ay sizi şaşkına çevirecek değişiklikler gösterecek. Eminim bu gelişme evrelerini bir an önce öğrenip takip etmek istiyorsunuz. Bebeğinizle birlikte çok yol alacaksınız ama lütfen bebeğinizi başka bebeklerle karşılaştırmayın. Hiçbir bebektek yumurta ikizleri bile- aynı anda aynı gelişimi göstermez; bu nedenle onları kıyaslamanızın size hiçbir faydası olmayacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnşaallah bu bilgiler bebeğinizin gelişimini takip ederken keyif almanıza, anne- baba olmanın güzelliklerini tatmanıza yardımcı olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İLK HAFTA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte kollarınızda... Küçücük bedeni, kocaman kafası, buruşuk ve kırmızı cildi ile... O, sizin için dünyanın en güzel bebeği.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir anne olarak ilk yapmanız gereken şey, doğumun etkilerinden kurtulmak ve kendinize dikkat etmektir. Doğumdan sonra yeni annenin de en az bebek kadar ilgi ve şefkate ihtiyacı olur. Bebeğiniz kendi güvenini kazanmak için annesinin sevgi ve ilgisine ihtiyaç duyar. Babanın da bebeğin bakımına katılması ikisi arasındaki duygusal ilişkinin gelişmesini sağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumdan sonra özellikle büyükanne ve büyükbabalar; tamamen iyi niyetle de olsa, anne-babanın rolünü üstlenmeye yeltenebilirler. Bu durumda büyüklerin öğütleri dinlenmeli, ama çocukları için en uygun kararı yalnız anne-baba vermelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi isterseniz yenidoğan bebeğinizin bazı özelliklerinden bahsedelim:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğiniz doğumdan önce bile ışık, ses ve ısı değişimlerine duyarlıdır. Hatta hamileliğin son haftalarında anne karnında parmağını emmektedir. Bebeğinizin beyni hem ana rahminde hem de doğumdan sonraki ilk yıllarda çok hızlı gelişir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yenidoğanın cildi onu ana rahminde koruyan ve doğum kanalından geçmesini kolaylaştıran “verniks” dediğimiz peynirimsi bir tabaka ile kaplıdır. Bu tabaka aynı zamanda doğumdan sonra vücut ısısının düzenlenmesine de yardımcı olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hafif “lanugo” dediğimiz tüylerle kaplı derisi ilk banyodan sonra pembe renkli ince bir görünüm kazanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalama ağırlığı 3bin300 gramdır ve ilk hafta % 5-10 kadarını kaybeder. Bundan sonra ilk 6 ay boyunca haftada 150-250 gram alarak büyür.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalama boyu ise 50 cm’dir. Bütün bebeklerin kafalarında “bıngıldak” dediğimiz yumuşak noktalar vardır. Bunlar beyin gelişimine olanak sağlayan noktalardır. Alnın üst tarafındaki genelde 18 aylık olunca kapanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı bebeklerin göz kapaklarında ve alnında kırmızı lekeler olabilir bunlar önemli değildir. Genelde 3-4 yaşlarında tamamen kaybolur. Bir hafta sonunda göbek bağı düşer. Düşene kadar her gün % 70’lik alkolle pansuman yapıp steril gazlı bezle sarılarak kuru tutulmalıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sarılık yeni doğan bebeklerde sık görülen bir durumdur. Anne sütü sarılığı dediğimiz sarılık 3. günden sonra ortaya çıkar. Genellikle tedavi gerektirmeyen ve zararsız olan bu durum 8-10 gün içinde kaybolur. Ama eğer 3. günden önce ortaya çıkmışsa mutlaka doktora gidilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinizin koku alma duyusu çok gelişmiştir. 24 saatin sonunda annesinin kokusunu tanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıkıca kapadığı yumruklarını sürekli ağzına ve yüzüne götürür, bu yakalama refleksidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğiniz anne karnı pozisyonunda uyur; yani eller yukarıda ve omuza yakın, dizler kıvrık ve kalçalara doğru çekiktir. Bu dönemde bebeği sıkıca kundaklamak ve sarmak özellikle kız çocuklarda kalça çıkığını kolaylaştırdığı için zararlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzirme mümkünse hemen başlatılmalıdır. Anne sütü bir annenin bebeğine verebileceği ilk ve en değerli armağanıdır. Annenin ilk sütü çok önemlidir. Halk arasında buna “ağız” sütü adı verilir. Miktarı azdır ve limoni sarı renktedir. İlk günlerde bebeğinizi her türlü enfeksiyondan koruyan “antikor” dediğimiz maddelerden zengindir. Bebeğin ilk aşısı gibidir. Halk arasında bu sütün bebeğe yaramadığı düşünülür ve sağılarak atılması istenir; bu kesinlikle yapılmamalıdır. Bebek için özel olarak üretilen bu altın sıvı mutlaka bebeğe içirilmelidir. Mümkünse bebeğinize ilk altı ay sadece anne sütü verin. Su bile vermeniz gerekmeyecektir. Yapılan çalışmalarda anne sütü ile beslenen bebeklerin mama ile beslenenlerden daha zeki olduğu gösterilmiştir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. HAFTA DÖNÜM NOKTALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiziksel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucakta başı öne ve arkaya düşer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakalama refleksi ellerini devamlı yumruk yapmasına sebep olur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günün 15-16 saatini uyuyarak geçirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günde 7-8 kez beslenir ve kaka yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işık açıksa devamlı ona bakar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüksek sese tepki verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ani değişimlere tüm vücudu ile tepki verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihinsel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucağa alındığında susar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne kokusunu tanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emzirilme ile rahatlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. AY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci ay sonunda bebeğinizin kilosu doğum kilosundan yaklaşık 500-1000 gr. daha fazladır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık geceleri 6 saat aralıksız uyuyabilir. Ancak gece de dahil 2-3 saatte bir emmek ister. Bu dönemde bebek, istedikçe emzirilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şu anda bebeğiniz çevredeki gürültüyü fazla algılayamaz, evi sessiz tutmaya çalışmak gereksizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Siyah beyaz renklerden oluşan nesneleri uzun süre izler, çünkü kontrast renkler ilgisini çekmektedir. Özellikle anne-babasının yüzünü incelemekten çok hoşlanır. Saç ve yüz kontrast renklerden oluştuğu için buraya odaklanır. Konuştuğunuzda ağız hareketlerinizi seyreder ve yine ağızla yüz arasındaki renk farkı onu keyiflendirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinizin yüzünde sıyrıklar fark edebilirsiniz. Bu artık tırnak kesme zamanının geldiğini gösterir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Her beslenmeden sonra kusabilir. Bu durumda yeterli kilo alıyorsa kusmasını problem etmeyin. Sadece besledikten sonra biraz dik yatırın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde bebeğinize bol bol gülümseyin ve ninniler mırıldanın. Altını temizlerken göz kontağı kurmaya çalışın ve kucağınıza alarak fiziksel temasta bulunun. Çünkü bu dönemde en çok dokunulmaya ihtiyaç duyarlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oyun, bebeğin yaşamı algılamasına, zevk almasına ve sağlıklı gelişimine çok önemli katkılar sağlar. Bebeğiniz her dönemde farklı oyuncaklara ihtiyaç duyacaktır. İlk 3 ay sesler, müzik, ışık ve canlı renkler bebeğinizin ilgisini çeker.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. AY DÖNÜM NOKTALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiziksel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kol, bacak ve el hareketleri reflekslerden oluşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aniden irkilir (moro refleksi).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne göğsüne yaslanmaktan hoşlanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucakta başı hâlâ öne ve arkaya düşer.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Göz teması başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anne-babanın yüzüne odaklanır ve incelerken sessizleşir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan sesine tepki verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işıklı nesneleri bakışlarıyla izler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihinsel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumdan önce bildiği anne sesini ve kokusunu tanır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yardım istemek için ağlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. AY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sekiz haftanın sonunda beslenme ve uyku zamanları, arada bir bozulsa da daha düzenli olmaya başlamıştır. Artık tüm geceyi uykuda geçirebilir. Uyanık olduğu zamanlar daha belirgin ve uzundur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bilmeniz gereken yeni bir şey var; daha önce sadece rahatsızlığını belli eden bebeğiniz bu ay memnuniyetini de gösterecek. Bebeğiniz 6 hafta sonunda size kocaman bir gülücük hediye eder. Annesini ve sık gördüğü insanları tanımaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk günlerdeki kontrolsüz bebek refleksleri yerini kontrollü hareketlere bırakır. El ve ayak hareketleri size anlamsız gelebilir; ama bunlar onun egzersizleridir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başını tam olmasa da artık daha iyi tutar ve karnının üstüne yatarken kafasını kaldırabilir. Sürekli aynı pozisyonda uyumak kafa yapısını bozabilir. Yatma pozisyonunu arada bir değiştirmeniz bunu engeller.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğinizin tutma refleksini izlemek çok keyiflidir. Parmağınızla avucuna dokunduğunuzda onu sımsıkı kavrayacaktır. Daha büyük çocuklarınız varsa bebekle bu şekilde iletişim kurmalarını sağlayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“Aguu” demeye başlamıştır ve duyduğu seslerin taklitlerini çıkarabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emmek, onu çok mutlu eder. Elini ağzına rahatça götürüp emerken müthiş keyif alır ve rahatlar. Bundan vazgeçirmeye çalışmak şu anda gereksizdir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde bebekler insan sesine bayılırlar. Konuşan ya da şarkı söyleyen insan sesini duyunca emmeyi bırakıp dinlemeyi tercih ederler. Uyanık olduğu saatlerde mümkün olduğunca yanınızda tutup onunla konuşun. Bebeğinizin karşısına geçip el çırpma hareketi yapın, böylece ellerini birleştirmeyi öğrenecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak kendinizle ilgili de birtakım endişeleriniz olabilir. Bazı geceler, gün boyu hiçbir şey yapmadığınızı, ancak yine de çok yorgun olduğunuzu düşüneceksiniz. Ve bebeğiniz size istediğiniz tepkileri göstermediğinden bunca emeğe değip değmediğini sorgulayacaksınız. Ancak bebeğiniz yaptıklarınız için şu anda size teşekkür edemez. Ve unutmayın: Her ne kadar bu detaylar sizi yakından ilgilendirse de şu anda en çok sizin varlığınıza ihtiyaç duyar. Sizin sıcaklığınız ve sarılmanız, doğumdan önce aşina olduğu sesiniz onun için her şeyden önemlidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2. AY DÖNÜM NOKTALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiziksel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kafasını birkaç saniye dik tutabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafına bakar ve inceler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;El ve kollarını daha çok hareket ettirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir insanın varlığından mutlu olur ve bunu belli eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucağa alındığında veya birisi onunla konuştuğunda susar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihinsel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendi el hareketlerini inceler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Memeye bakarak emme hareketi yapar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. AY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. ayın sonuna geldiğinizde, bebeğiniz, ara ara uyansa bile geceleri 10 saat kadar uyuyabilmelidir. Bu dönemdeki bebeklerin uyuyana kadar ağlaması çok sık görülen bir durumdur. Ağlamanın onu rahatlattığı gözlenmiştir. Böyle zamanlarda bebeği sakinleştirmek için biraz emzirmeyi, sallamayı veya bezini değiştirmeyi deneyin.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. ayda bebeğiniz artık başını ve boynunu kontrol edebilir. Örneğin bir sese doğru daha emin olarak döner ve kalabalık ortamlarda annesini gözleriyle takip eder. Bu ayın en önemli aşamalarından biri de karın üstü yatarken kollarıyla iterek göğsünü havaya kaldırmasıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğumda bulunan saçları gözle görülür bir şekilde dökülecek ve yerine yeni kalıcı saçlar çıkmaya başlayacaktır. Bu süreç birkaç ay daha devam eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devamlı olarak onunla konuşmanızı, oynamanızı ve ona yeni şeyler göstermenizi ister. Uzun süre yalnız kalmak asla hoşuna gitmez ve bunu hemen belli eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık nesnelerin sadece görüntüsü ile değil, dokusu ve tadı(!) ile de ilgilenmektedir. Kadife kumaşlar ve tüylü oyuncaklar gibi değişik dokuları tanımak hoşuna gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3 aylık bebek, konuşma amaçlı sesler de çıkarmaya başlar. Ay sonunda aranızda 15-20 dakikalık bir “ohh’lar ve ahh’lar” diyaloğu geçebilir. Eğer böyle sesler çıkarıyorsa keyfi yerinde demektir. Ayrıca bu dönemde yeni bir numara daha dener; tükürükle balon yapmak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bebeğiniz uyanıkken zamanının çoğunu ellerine bakarak ve onlarla oynayarak geçirir. Ellerini her gördüğünde şaşıracak ve yeniden bulduğuna sevinecektir. Ellerini daha kolay fark etmesini sağlayabilmek için bileklerine renkli yün bilezikler takın. Renkli uyarıcılar dikkatini çeker ve ellerinin farkına varır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıkarken veya üstünü değiştirirken, ona vücudunu anlatın. Böylece konuşmaya başlamadan çok önce, sorulduğunda burnunu ve kulaklarını gösterebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ellerinizi çırpmanız, kafanızı sallamanız veya dilinizi çıkarmanız çok hoşuna gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. AY DÖNÜM NOKTALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiziksel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Destekle kucakta oturabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kucağa alınırken tüm vücudunu toplar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakalama refleksi kaybolur, elleri genelde açıktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Elleriyle yüzünü keşfetmeye çalışır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir oyuncağı tutmak ve sallamak ister.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakınlarını tanımaya başlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seslere ses çıkararak yanıt verir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolayca güler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışları daha anlamlıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihinsel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başını ve boynunu çevirerek sesin kaynağını arar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dinlemek için emmeyi bırakır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşma seslerini diğer seslerden ayırt eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. AY&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu ay sizi çok mutlu edecek gelişmelerden birisi de gece uykularının 11-12 saate çıkmasıdır. Gece boyunca uyuması bebeğin artık bilinçlenmeye başladığını gösterir. Uykuya kolay dalabilmesi için, yorgunluk belirtileri gösterdiğinde yatağına yatırın. Parmak emme ve genel huzursuzluk, bebeğinizin “uykum var” mesajlarından bazılarıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık bebeğiniz kafasını gayet rahat kontrol eder. Kaldırıp çevresine ve size bakmak hoşuna gider. Karnının üstünde yatarken kafasını 90 derecelik açıyla yerden kaldırır. Tam olarak ters dönemese de, bu ay en azından bir yana doğru dönebilecektir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sırtüstü yatarken parmağınızı tuttuğunda kafasını ve bacaklarını kaldırıp oturmaya çalışır ve buna bayılır. Tekme atmaktan çok hoşlanır; bacaklarını elleri ile ayaklarına dokunabilecek kadar havaya kaldırır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bakışlarını kolayca odaklayabilir ve 3 metrelik görüş alanı içinde her şeyi görebilir. Bir nesneye bakarken ellerini ona doğru uzatır ve parmaklarını açar. Tutma isteği çok güçlüdür, artık rahatça saçlarınızı tutup çekebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bazı sesleri sanki unutmamaya çalışırmış gibi tekrar eder. Bunların çoğu tek sesli hecelerdir. Çıkardığı gurultular zamanla kıkırdamaya, gülücüğe ve çığlıklara dönüşür. Ayrıca gıdıklandığında yüksek sesle güler. Bu tepki daha önce görülmez ve bir sosyalleşme belirtisi olarak kabul edilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu dönemde bebekler her türlü uyarıya açıktır, bu yüzden bulunduğu çevreyi zenginleştirin. Oyuncakla oynamak ne kadar hoşuna giderse gitsin oyuncak hep aynı tepkiyi verir. Oysa insanlar değişkendir ve o bundan çok şey öğrenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;4. AY DÖNÜM NOKTALARI&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fiziksel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Otururken veya yatarken kafasını istediği yöne çevirir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Banyoda el ve ayaklarını çırpar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sallanan bir nesneyi tutup ağzına götürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudunu bir yana döndürebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sosyal&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gıdıklandığında güler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynadaki yansıması hoşuna gider.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Etrafındakilerin ilgisini çekmek için sesler çıkartır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Zihinsel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görüntü ile gerçek yüzü ayırt eder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yeni sesler çıkarmayı sever ve bazılarını taklit eder. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;21.08.2004&lt;br /&gt;Hazırlayan: Dr. Şule Asri&lt;br /&gt;zaman.com.tr&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/7450430743518115702-2434572806770093787?l=gelisimvar.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://gelisimvar.blogspot.com/feeds/2434572806770093787/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ilk-4-ayda-bebegin-gelisimi-tebrikler.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2434572806770093787'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/7450430743518115702/posts/default/2434572806770093787'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://gelisimvar.blogspot.com/2009/02/ilk-4-ayda-bebegin-gelisimi-tebrikler.html' title=''/><author><name>admin</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18196584606054729016</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-7450430743518115702.post-6379820211684777948</id><published>2009-02-20T02:59:00.001-08:00</published><updated>2009-02-20T02:59:43.428-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='POZİTİF STRES YÖNETİMİ'/><title type='text'></title><content type='html'>POZİTİF STRES YÖNETİMİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yazar : Peter E. Makin-Patricia A.Lindley&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yayınevi : Rota&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Baskı : İstanbul / 1995 / 147 shf.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okuduğunuzdan en verimli şekilde faydalanmanın on kuralı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    * Öğrenmeye başlarken kararlı olun.&lt;br /&gt;    * Seçici olun.&lt;br /&gt;    * Yanınızda kağıt ve kalem bulundurun.&lt;br /&gt;    * Sizin için en fazla öncelik taşıyanla başlayın.&lt;br /&gt;    * Zihninizi açık tutun.&lt;br /&gt;    * Değiştirilmesi en kolay şeyden başlayın ve kendinizi başarıya hazırlayın.&lt;br /&gt;    * İlerlemenizi kaydedin ve başarınızı ödül
